Ana içeriğe geç

Uyku apnesi artık robotik cerrahiyle tedavi ediliyor

Orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi ile ağız içi ve gırtlak tümörlerinin tedavisinde robotik cerrahi tedavisi önemli avantajlar sağlıyor

Uyku apnesi artık robotik cerrahiyle tedavi ediliyor
Gazete Oksijen
16

Ağır uyku apnesi tedavisinde maske kullanamayan hastalar için robotik cerrahi yeni bir alternatif sunuyor. Anatolia Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akdağ'a göre, boyunda kesi yapılmadan, tamamen ağız içinden gerçekleştirilen operasyonlar, entegre zeka tabanlı algoritmaları sayesinde cerrahın el titremesini bile sıfıra indirerek hem iyileşme süresini kısaltıyor hem de yüksek hasta konforu sağlıyor.

Uyku sırasında horlama, nefes durması, sabah yorgun uyanma ve gün içi uyku hali gibi şikayetlerle kendini gösteren uyku apnesinin tanı ve tedavisinde robotik cerrahi yeni bir dönemin kapısını araladı. KBB Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akdağ, özellikle dil kökü büyümesine bağlı hava yolu tıkanıklıklarında Da Vinci robotu ile yapılan müdahalelerin sağladığı teknik ve konforlu avantajları AA muhabirine anlattı.

Maske tedavisini kullanamayanlar için alternatif çözüm

Hastalara öncelikle KBB muayenesi ve üst solunum yolları endoskopik incelemesi yaptıklarını belirten Op. Dr. Akdağ, daha önce uyku testi yapılmamış hastalara ise gece boyunca vücut fonksiyonlarının kesintisiz kaydedildiği "polisomnografi" uyguladıklarını söyledi.

Elde edilen veriler ışığında, özellikle sırtüstü yatıldığında şikayetleri ve kandaki oksijen düşüşü artan pozisyonel uyku apnesi hastalarıyla tedavi seçeneklerini paylaştıklarını belirten Akdağ, sürecin detaylarını şu sözlerle aktardı:

"Ağır uyku apnesinde altın standart tedavi maske kullanımıdır ancak bazı hastalarımız bunu düzenli kullanamıyor. Eğer hastanın gece uykusunda dil kökü düzeyinde tıkanıklığı varsa ve maske tedavisi uygulanamıyorsa muayene ve uyku endoskopisiyle tespit ettiğimiz bu durumlarda cerrahi seçenekleri gündeme alıyoruz."

Boyunda kesi yok, ağız içinden mikro cerrahi

Dil kökündeki tıkanıklıkların hastaların derin uykuya dalmasını engellediğini ve ciddi hafıza problemlerine yol açabildiğini vurgulayan Akdağ, Da Vinci robotu sayesinde ameliyatların boyunda hiçbir dış kesi yapılmadan doğrudan ağız içinden gerçekleştirildiğini belirtti.

Yüksek çözünürlüklü kameralar ve mikro cerrahi aletler sayesinde insan elinin ulaşması zor olan dar bölgelere yüksek manevra kabiliyetiyle eriştiklerini ifade eden Akdağ, patolojik dokunun çevre dokulara zarar verilmeden büyük bir hassasiyetle çıkarıldığını söyledi.

"Cerrahın elinin titremesini bile hastaya yansıtmıyor"

Sistemin entegre zeka tabanlı algoritmalarla çalıştığını ancak kendi kendine karar veren bağımsız bir yapay zeka olmadığını, tamamen cerrahın komutlarıyla eş zamanlı hareket ettiğini hatırlatan Akdağ, teknolojinin sunduğu olağanüstü güvenliği şu sözlerle özetledi:

"Sistem cerrahın elinin titremesini bile hastaya yansıtmıyor, anlık hareketlerimizi takip ediyor. Biz robotik cerrahi ile ameliyat yaparken kafamızı çok hafif kaldırsak bile alet hemen o anda duruyor. Bu, insan üstü refleksleri olan, son derece güvenli bir sistem."

"Bu teknoloji KBB'nin geleceği değil, bugünü"

Robotik cerrahinin sadece operasyon anında değil, ameliyat sonrasında da büyük kolaylıklar sağladığına dikkat çeken Op. Dr. Mehmet Akdağ, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bize sağladığı en büyük avantaj, cerrahi alanda daha geniş görüş açısı ve yüksek hassasiyet sunması. Kesi olmadan daha az kanama ve daha az ödemle ameliyatı tamamlıyoruz. En önemlisi de iyileşme süresinin çok daha kısa olması. Bu durum hem cerrah hem de hasta için çok büyük bir konfor sağlıyor, operasyon süremizi kısaltarak hakimiyetimizi artırıyor. Bizim için kulak burun boğaz cerrahisinin geleceği değil, bugünü şu anda robotik cerrahi."

Kaynağa Git

İlgili Haberler