Ana içeriğe geç

Küçüldükçe küçülen büyükelçiler

Jerusalem Post, 'İsrail sansüründen geçmiştir' notuyla bir analiz yayınladı. Makalede görev süresi kısa süre önce dolan Mossad Direktörü David Barnea üzerinden İsrail cilalanıyor. 'Dadi' lakaplı istihbaratçının yönettiği Nasrallah suikastı ve İran'daki sabotaj operasyonlarıyla Mossad'ın çok cepheli bir 'savaş makinesi'ne dönüştüğü anlatılıyor. Yazıda en çarpıcı iddia ise Barnea çevresinden geliyor. Trump'ın İran'a karşı planlanan Kürt kara operasyonunu Erdoğan'ın doğrudan engellediği öne...

Küçüldükçe küçülen büyükelçiler
A Haber
16

Jerusalem Post, "İsrail sansüründengeçmiştir" notuyla bir analiz yayınladı.
Makalede görev süresi kısa süre önce dolan Mossad Direktörü David Barnea üzerinden İsrail cilalanıyor. "Dadi" lakaplı istihbaratçının yönettiği Nasrallah suikastı ve İran'daki sabotaj operasyonlarıyla Mossad'ın çok cepheli bir "savaş makinesi"ne dönüştüğü anlatılıyor.
Yazıda en çarpıcı iddia ise Barnea çevresinden geliyor. Trump'ın İran'a karşı planlanan Kürt kara operasyonunu Erdoğan'ın doğrudanengellediği öne sürülüyor.
İddiaya göre Beyaz Saray'daki bazı isimler (özellikle JD Vance çevresi), arkasında İsrail'in olduğu bu planı Türkiye'ye sızdırdı; Erdoğan da Trump'a zamanında ulaşıp operasyonu durdurdu.
Peki Mossad bu iddiayı neden şimdi gündeme taşıyor?
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın etkili bir aktör olduğunu anlatmak için değil elbette.
Amaç, bir taşla birkaç kuş vurmak. Hem Beyaz Saray'da hoşlanmadıkları isimlere dikkat çekmek hem de bölgedeki Kürt aktörleri mobilize etme kapasiteleri olduğunu ima etmek.
Bu hamleyi, temmuzda Türkiye'de yapılacak ve Trump'ın da katılacağı NATOZirvesi'nden bağımsız okumak mümkün değil. Tarihi zirve öncesi Batı basınında oluşan pozitif Türkiye algısına karşı Ankara'yı "İran rejim değişikliğinin önündeki en büyük engel" olarak işaretlemeyi hedefliyorlar. Trump-Erdoğandiyaloğuna atabilecekleri bir kılçık bırakıyorlar.
Saflar net, herkes kendi cephesinde görevini yapıyor.
Tıpkı Abdullah Gül döneminde Tel Aviv Büyükelçisi olarak atanan, bugün ise CHP'de Özgür Özel'in en kritik görüşmelerine şahitlik eden Namık Tan'ın yaptığı gibi.
İsrail'le pişti olmasına alıştığımız Tan'ın son gündemi de NATO Zirvesi. Diyor ki:
"Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleşecek NATO Zirvesi'ne yaklaşık bir ay kaldı. Dış medyada yaygın kanı, NATO'daki müttefiklerinin Türkiye ile uyumlu bir çalışma yürüttüğü yönünde... Lakin..."
"Lâkin"den sonrası malum. Soluğu CHP'de alan eski büyükelçiler ekolünden Tan'ın, ülkesinin ev sahipliği yaptığı bu önemli zirve lehine tek bir çift laf edecek hali yok.
O da Newsweek'e "Türkiye'nin içişlerine müdahale" çağrısı yapan Özgür Özel gibi Batılı muhataplarına "Türkiye Cumhurbaşkanı'na güvenmeyin" mesajı veriyor.
"Hem Putin'le arası iyi hemTahran'la" diye tüyolar dağıtıyor.
Düşünün... Bu isimler bir dönem Türkiye'yi Washington, Tel Aviv gibi kritik başkentlerde temsil ettiler. Şimdi de seçimlerde yine "Türkiye'yi temsil etmek" için oy isteyecekler.
Jerusalem Post'un, İsrail'e yabancı olmayan bu eski diplomatın analizini de değerlendireceğini tahmin etmek zor değil.
Tabii önce, okurda "İsrail propagandası" algısı yaratmaması için Tan'ın "Ankara budev zirveyi gösteriş yapmak için kullanacak" tarzı cümlelerinin makaleden tıraşlanması gerekecek.

Kaynağa Git

İlgili Haberler