Kas güçsüzlüğü, yutma güçlüğü ve hareket kaybına neden olan ALS hastalığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, 21 Haziran Dünya ALS Farkındalık Günü kapsamında yaptığı açıklamada, hastalığın belirtilerinin erken fark edilmesinin tedavi sürecinin yönetimi açısından önem taşıdığını ifade etti.
‘MOTOR NÖRONLARI ETKİLEYEN İLERLEYİCİ BİR HASTALIK’
ALS’nin nadir görülen bir motor nöron hastalığı olduğunu belirten Doç. Dr. Arı, “ALS, omurilikte bulunan motor sinir hücrelerinin zamanla hasar görmesi sonucu ortaya çıkan ilerleyici bir hastalıktır. Bu hücrelerdeki dejenerasyon nedeniyle kaslara giden uyarılar azalır ve zamanla kas güçsüzlüğü gelişir. Hastalık; kol ve bacaklarda güç kaybı, hareketlerde yavaşlama, yoğun halsizlik, yutma güçlüğü ve kaslarda görülen istemsiz seyirmelerle kendini gösterebilir” dedi.
‘GENELLİKLE 65 YAŞ ÜZERİNDE GÖRÜLÜYOR’
ALS’nin her yaşta görülebilmesine rağmen daha çok ileri yaşlarda ortaya çıktığını söyleyen Doç. Dr. Arı, “Hastalığı en sık 65 yaş ve üzerindeki bireylerde görüyoruz. Daha genç yaşlarda da görülebiliyor ancak bu durum daha nadirdir. ALS genellikle hafif belirtilerle başlar ve zaman içerisinde ilerleyerek hastanın günlük yaşam aktivitelerini etkileyen ciddi bir tabloya dönüşebilir” ifadelerini kullandı.
‘BİLİNÇ KAYBI OLUŞTURMUYOR’
Hastalığın önemli özelliklerinden birinin bilişsel fonksiyonları çoğunlukla koruması olduğunu ifade eden Doç. Dr. Arı, “ALS’de hastalar hastalığın son dönemlerine kadar çevrelerinde olup bitenlerin farkındadır. Hastalık bilinç kaybına yol açmaz. Ancak bazı hastalarda frontotemporal demans ile birlikte görülebilen özel tablolar gelişebilir. Özellikle unutkanlık gibi belirtiler ortaya çıktığında bu açıdan da değerlendirme yapmak gerekir” diye konuştu.
‘TEDAVİDE MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM GEREKİYOR’
ALS’nin kesin tedavisinin henüz bulunmadığını belirten Doç. Dr. Arı, “Mevcut tedaviler hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmaya ve yaşam kalitesini artırmaya yöneliktir. Bu nedenle ALS hastalarının takibinde nöroloji, fizik tedavi, dil ve konuşma terapisi ile beslenme desteğinin birlikte yürütülmesi büyük önem taşır. Özellikle yutma güçlüğü yaşayan hastalarda özel beslenme yöntemleri uygulanabiliyor. Kas güçsüzlüğü ve hareket kısıtlılığı olan hastalarda ise fizik tedavi desteği önemli bir yer tutuyor” değerlendirmesinde bulundu.
‘ERKEN BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’
Kol ve bacaklarda güçsüzlük, kas seyirmeleri, yutma güçlüğü ve ilerleyici hareket kaybı gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Arı, “Bu şikâyetlerin giderek arttığını fark eden kişilerin mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurması gerekiyor. ALS’nin günümüzde önleyici bir yöntemi bulunmuyor. Bu nedenle erken tanı, düzenli takip ve destekleyici tedaviler hastaların yaşam kalitesini korumada büyük önem taşıyor” dedi.