Ana içeriğe geç

Dün, melekler şehrinde dev binalar arasına kurulan bu Türk köyünün “ağası” kim?

Dün, melekler şehrinde dev binalar arasına kurulan bu Türk köyünün “ağası” kim?
Ekonomim.com
16

Bugün size iki ayrı haberden oluşan bir potpuri sunacağım.

Dünden itibaren Los Angeles’ın (Melekler Şehri) “Gloria Molina Grand Park” bölgesinde, dev binalar arasına kurulan kıpkırmızı minik bir köy herkesin dikkatini çekiyor.

Yılbaşı pazarını andıran köydeki kulübelerin hepsinin üzerinde şu yazıyor:

“Türkiye Is Here…” Yani “Türkiye Burada” demek.

Butik köyün bir adı da şu: “Türk Esintileri Köyü…”

Dün, melekler şehrinde dev binalar arasına kurulan bu Türk köyünün “ağası” kim? - Resim : 1

Köyü Fenerbahçelilerin çok iyi tanıdığı biri kurdu

Şehrin ortasındaki bu “Türkiye köyünü” koyu bir Fenerbahçeli kurdu: Hamdi Ulukaya…

Fenerbahçe’nin yeni stat ve forma sponsoru Chobani’nin kurucusu ve sahibi yani.

Türkiye, 20 Haziran’da Paraguay’ı yenerse, 24 Haziran günü Los Angeles’ta çok güçlü bir Türkiye rüzgârı esecek.

Aslında bu rüzgâr şimdiden esmeye başladı.

Bu köy işte o maç için tasarlandı.

Dün, melekler şehrinde dev binalar arasına kurulan bu Türk köyünün “ağası” kim? - Resim : 2

Kurucu Chobani, koordinatör İletişim Başkanlığı

“Turkish Vibes Zone” adı verilen bu kırmızı köyü, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinatörlüğünde Chobani markası kurdu.

Yani Hollywood’un merkezinde bir “Türk Esintileri Bölgesi” olacak bu köy.

Türk müziği çalınacak, Türk yemekleri ikram edilecek…

Ayrıca bir dijital deneyimler pavyonu kuruldu; ama bu pavyonda neler yapılıyor henüz öğrenemedim.

Bir de büyük ekranda maç izleme alanı yaratıldı.

Dün, melekler şehrinde dev binalar arasına kurulan bu Türk köyünün “ağası” kim? - Resim : 3

Türk köyünde Türk kahvesi ikram edilecek mi?

Hamdi Ulukaya’nın “La Colombe” adlı bir kahve markası da var.

Şu an Amerika’da kahve markaları sıralamasında 3 numaraya çıktı.

Benim bildiğim o marka altında daha çok espresso, filtre kahve, cold brew ve latte ürünleri satılıyor.

Yani bir Türk kahvesi ürünü yok.

Tahmin ediyorum, bu köyde bir biçimde Türk kahvesi ve çayı servisi de yapılacaktır.

Maçı seyretmeye ben de gidiyorum.

İzlenimlerimi oradan aktarırım.

Dijital deneyimler kulübesinde ne var?

Bu küçük köyde bir de “dijital deneyimler” bölümü varmış.

İki dev yapay zekâ şirketi sahibinin G7 toplantısına davet edildiği günlerde, Türkiye’nin dijital kulübesinde nasıl bir deneyim olacak merak ediyorum.

Umarım çok sıradan bir propaganda içeriği değildir.

Ayrıca büyük ekranda maç izleme alanı yaratılmış.

Tabii o da güzel fikir.

Bence çok iyi düşünülmüş bir proje.

Erdoğan ve Trump maçı birlikte izleyecek mi?

Bu Türk köyü bugün açılıyor ve 26 Haziran’a kadar açık kalacak.

Henüz resmi bir açıklama yapılmadı; ama daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 25 Haziran’da Los Angeles’a gideceği ve iki ülkenin milli maçını birlikte seyredeceği yolunda haberler çıktı.

New York Knicks maçındaki yuhalanma olayından sonra Başkan Trump bu maça gider mi bilemem…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gitmesi de sanırım Paraguay maçında alınacak sonuca bağlı olur.

Biz Türkler, İspanya’ya kök söktüren o Yeşil Burun’u çok iyi tanıyoruz

Madem Dünya Futbol Şampiyonası’na girdik, orada kalalım.

Bu maçlar sayesinde son 5 günde iki yeni ülke tanıdık: Curaçao Adaları ve Yeşil Burun…

Birinin nüfusu 156 bin; 84 milyonluk Almanya ile oynadı.

İkincisinin nüfusu 600 bin; 50 milyonluk İspanya ile berabere kaldı.

Çoğumuz bu iki ülkenin adını belki ilk defa işittik.

Yeşil Burun, Cesaria Evora’nın ülkesi

Oysa Türk halkının bir bölümü, en azından müziksevenleri Yeşil Burun’u çok iyi tanıyor.

Çünkü ülkenin resmi adı Cabo Verde…

Cesária Évora’nın ülkesi…

Yani yıllarca ağzımızdan düşmeyen “Sodade” şarkısını söyleyen o şahane kadın.

“Petit Pays…”, “Bésame Mucho…”

Daha nice şarkılarını dinledik yıllarca…

Orada doğdu ve orada öldü

Onu 1992’de şahane bir albümle tanıdık: “Miss Perfumado…”

Cabo Verde’nen São Vicente adasında doğmuştu.

Doğduğu şehrin adı Mindelo’ydu.

2011 yılında doğduğu o şehirde öldü.

70 yaşındaydı…

Dün, melekler şehrinde dev binalar arasına kurulan bu Türk köyünün “ağası” kim? - Resim : 4

Çıplak ayaklı morna divası

Çıplak ayakla şarkı söylediği için ona “Barefoot Diva” deniyordu.

Çıplak ayaklı diva…

Yeşil Burun’un geleneksel müziği olan “Morna”nın en önemli yorumcularındandı.

Birkaç kez Türkiye’ye de geldi.

Yeşil Burun, 500 yıl boyunca bir İber Yarımadası ülkesi olan Portekiz’in sömürgesiydi.

Yani bu şampiyonluk maçı, bir anlamda Yeşil Burun’un İber Yarımadası'na sembolik bir cevabıydı.

Dün, melekler şehrinde dev binalar arasına kurulan bu Türk köyünün “ağası” kim? - Resim : 5

Dev ülkeler antipatikleşirken küçücük ülkeler devleşiyor

Hatırladığım ilk Dünya Futbol Şampiyonası 1958’di…

Brezilya’yı o yıl tanıdık.

İzmir’in Kahramanlar Mahallesi'nde 11 yaşında bir futbol tutkunu çocuk olarak Pelé ve Garrincha’yı o kupada tanıdım.

Herkes Pelé’ye hayrandı, bense Garrincha’ya…

Ertesi yıl ağustos ayında İzmir Fuarı'nda Michelin Lastikleri pavyonunda, bir önceki yaz yapılan şampiyonanın maçları gösterildi.

Brezilya takımını orada seyrettim.

Bu yıl Dünya Kupası 48 takımla başladı ve ilk maçlarda hepimizi şaşırtan sonuçlar alındı.

Küçücük ülkeler futbolun devlerine kafa tutuyor.

21. Yüzyıl’da milyonlarca nüfusu olan savaş makinesi dev ülkeler antipatikleşirken; Yeşil Burun, Curaçao gibi minik ülkeler insanların gözünde devleşiyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler