Ana içeriğe geç

Sanayinin devleri düşük teknolojiden sıyrılamıyor

İSO 500 ve İSO İkinci 500 verilerinin konsolide edilmesiyle oluşan İSO 1000 tablosu, Türk sanayisinin son 5 yıllık teknolojik dönüşüm karnesini gözler önüne serdi. Yüksek teknolojili sanayiler katma değerden yüzde 7,24 pay alarak tarihi zirvesine çıktı; ancak yaratılan katma değerin üçte ikisi hala düşük-orta düşük teknolojilerden geliyor. Ana metal sanayi 5 yıl önceki zirveden sert düşerken, gıda sektörü katma değer şampiyonu oldu.

Sanayinin devleri düşük teknolojiden sıyrılamıyor
Ekonomim.com
16

MERVE YİĞİTCAN

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından yayınlanan Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500) ve Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO İkinci 500) verilerinin konsolide edilmesiyle ortaya çıkan İSO 1000 tablosu, Türk imalat sanayinin 2021-2025 yıllarını kapsayan son 5 yıllık dönemde teknolojik dönüşüm performansını ve yapısal omurgasını net bir şekilde ortaya koydu. İSO 1000 devlerinin ürettiği toplam brüt katma değer 5 yılda 571,65 milyar TL’den 3 trilyon 873,98 milyar TL seviyesine tırmanırken; yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin katma değerdeki payı yüzde 5,67’den yüzde 7,24’e yükselerek tarihi zirvesine ulaştı. Ancak bu sıçramaya rağmen sanayinin genel omurgasındaki yapısal kabuk değişimi sınırlı kaldı. 2025 yılı itibarıyla İSO 1000 katma değerinin yüzde 66,26’sı, yani yaklaşık üçte ikisi yine düşük ve orta-düşük teknolojili geleneksel sektörlerden elde edildi. Sektörel tarafta ise tekstilde 5 yılda yaşanan sert katma değer kaybı dikkat çekerken, gıda sanayinin bu süreçte zirveye yerleştiği göze çarptı.Sanayinin devleri düşük teknolojiden sıyrılamıyor - Resim : 1

Yüksek teknolojide yüzde 766’lık artış

EKONOMİ’nin İSO 500 ve İSO İkinci 500 verilerinden oluşturduğu İSO 1000 analizi, Türk sanayisinin son 5 yılda enflasyonist baskılar, küresel talep daralması ve artan maliyet yapısı altında nasıl bir katma değer ürettiğini ortaya koyuyor. Veriler teknoloji yoğunluklarına göre analiz edildiğinde, Türkiye sanayisinin yüksek teknoloji odaklı üretim kaslarını güçlendirme yolunda önemli bir mesafe kat ettiği görülüyor. İSO 1000 genelinde yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin ürettiği katma değer, 2021 yılındaki 32,39 milyar TL seviyesinden 2025 yılı sonunda 280,39 milyar TL’ye yükseldi. Bu grupta yaratılan katma değer TL bazında 5 yılda 8,6 katına çıkarken; yüksek teknolojinin toplam İSO 1000 katma değeri içindeki payı da 2021’deki yüzde 5,67 seviyesinden; 2023'ten itibaren kesintisiz artarak yüzde 7,24 ile rekor seviyeye ulaştı.

Orta-yüksek kan kaybediyor

Türkiye ekonomisinin ihracattaki niteliksel sıçraması için ana motor kabul edilen orta-yüksek teknoloji grubunda ise son yıllarda dikkat çekici bir erime görülüyor. Otomotiv, kimya, makine ve elektrikli teçhizat gibi sanayinin amiral gemilerini barındıran orta-yüksek teknoloji grubu, 2023 yılında katma değer payını yüzde 29,91’e kadar çıkararak tarihi bir başarı yakalamıştı. Ancak küresel pazarlardaki durgunluk, ana ihracat pazarı Avrupa’daki yavaşlama ve yükselen üretim maliyetleri nedeniyle bu grup son iki yılda kan kaybetti. Orta-yüksek teknolojinin katma değer payı 2024’te yüzde 26,71’e, 2025 yılında ise yüzde 26,51’e geriledi. Böylece bu grup, son 3 yılda yaklaşık 3,4 puanlık bir katma değer kaybına uğradı.

Geleneksel sektörlerde direnç sürüyor

İSO 1000 tablosunun en dirençli yönü ise düşük ve orta-düşük teknolojili geleneksel sanayi kollarının üretimdeki baskınlığını koruması oldu. Düşük teknoloji yoğunluklu sektörler 2021 yılında katma değerden yüzde 35,53 pay alırken; gıda ve temel tüketim maddelerindeki yüksek fiyatlama gücünün etkisiyle 2025 yılında yüzde 34,02’lik payını korumayı başardı. Orta-düşük teknoloji grubu ise rafine petrol ve mineral ürünlerin desteğiyle 2025’te katma değerin yüzde 32,24’ünü sırtladı. Böylece, düşük ve orta-düşük teknolojili sanayilerin toplam katma değer içindeki birleşik payı 2021’deki yüzde 66,64 seviyesinden, 5 yıllık süreç sonunda 2025’te yüzde 66,26 olarak gerçekleşti. Bir başka deyişle, sanayi devlerinin ürettiği her 3 liralık katma değerin 2 lirası tıpkı 5 yıl önce olduğu gibi yine geleneksel ve düşük-orta düşük teknolojili alanlardan elde edilmeye devam etti.

Katma değer şampiyonu gıda oldu

Beş yıllık süreç sektörel kırılımlar bazında incelendiğinde ise imalat sanayi içerisinde radikal bir bayrak değişimi yaşandığı görülüyor. Enflasyonist süreçte canlı kalan iç talep, ihracat pazarlarındaki direnç ve gıda fiyatlarındaki seyir, 'gıda ürünlerinin imalatı'nı İSO 1000'in katma değer şampiyonu yaptı. 2021 yılında 49,38 milyar TL katma değer ve yüzde 8,64 pay ile 5'inci sırada yer alan gıda sektörü; 2025 yılında 483,2 milyar TL katma değer ve yüzde 12,47 pay ile sanayinin 1 numaralı katma değer üreten kolu haline geldi. 'Motorlu kara taşıtları' da, 2023 yılındaki yüzde 14,49'luk rekor payının ardından 2025 yılında 479,8 milyar TL katma değer ve yüzde 12,38 pay ile kıl payı 2. sırada yer aldı. 'Kok kömürü ve rafine petrol' ise 468,4 milyar TL ve yüzde 12,09 pay ile 2025 yılında 3. sırada yer aldı. Bu sektör 2021 yılında aynı listede sekizinci sırada yer alırken, küresel enerji krizinin ve fiyat artışlarının etkisiyle zirve ortaklarından birine dönüştü.

Ana metal sanayiinde erime durdurulamıyor

2021 yılında katma değerden aldığı yüzde 17,36'lık payla listenin açık ara zirvesinde yer alan 'ana metal sektörü', 2025'te yüzde 9,84'e gerileyerek 7,52 puanlık kayıp yaşadı ve sanayi genelinde pastadaki payı en çok eriyen kol oldu. Yine 2021'de yüzde 8,70 olan katma değer payı, 2025 yılı itibarıyla yüzde 4,07 seviyesine düşen 'kimyasallar ve kimyasal ürünler' de, 4,63 puanlık bir gerileme ile 5 yılda en çok gerileyen ikinci sektör oldu. Türk sanayisinin lokomotif sektörü olan 'tekstil ürünleri imalatı' ise, 2021'deki yüzde 6,79'luk payını koruyamayarak 2025'te yüzde 3,32'ye geriledi. 3,47 puanlık bu kayıp, bu sektördeki küçülme ve rekabet baskısını net biçimde gözler önüne serdi. Beş yıllık süreçte katma değer payını en çok artıran sektör ise, küresel dalgalanmaların ve maliyet artışlarının etkisiyle 'kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri' oldu. 2021 yılında sanayi katma değerinden yüzde 3,83 pay alan rafine petrol, 2025'te yüzde 12,09'a ulaştı ve 8,27 puanlık bir sıçrama kaydetti. Aynı dönemde enflasyonist sürecin ve iç talep dinamiklerinin desteğini arkasına alan 'gıda ürünleri imalatı' ise katma değer payını yüzde 8,64'ten yüzde 12,47'ye taşıyarak 3,83 puanlık bir artış elde etti. Sanayinin mineral bazlı yapı taşlarını barındıran 'diğer metalik olmayan mineral ürünler' grubu da yüzde 3,77'den yüzde 5,68'e yükselerek pastadaki payını 1,91 puan büyüten bir diğer kol oldu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler