Ana içeriğe geç

Dışarıda yemek yemeyi bırakanların oranı yüzde 65 mi? Araştırma verisi ne söylüyor

Ipsos verisindeki yüzde 65 oranı, dışarıda yeme-içmeyi tamamen bırakanları değil, bu harcamayı kıstığını söyleyenleri gösteriyor.

Dışarıda yemek yemeyi bırakanların oranı yüzde 65 mi? Araştırma verisi ne söylüyor
12 Punto
16

Türkiye’de her 10 kişiden 7’sinin dışarıda yemek yemeyi bıraktığı yönündeki iddia, kamuoyunda paylaşılan bir araştırma verisinin hatalı yorumlanmasına dayanıyor. İddiaya konu edilen yüzde 65 oranı tamamen uydurma değil; ancak bu oran, dışarıda yeme-içme alışkanlığını tamamen bırakanları değil, bu kalemde harcamalarını kıstığını söyleyenleri ifade ediyor.

Söz konusu veri, Ipsos Türkiye’nin Panel Postası çalışmasında yer alıyor. Araştırma, tüketicilerin 2025 yılında harcamalarını azaltıp azaltmadıklarına ilişkin beyanları ile gerçekleşen harcama davranışlarını karşılaştırıyor. Bu nedenle rapordaki bulgular, “harcamayı kısmak” ile “bir tüketim alışkanlığından bütünüyle vazgeçmek” arasında önemli bir ayrım yapılması gerektiğini ortaya koyuyor.

YÜZDE 65 NEYİ GÖSTERİYOR?

Ipsos’un çalışmasına göre katılımcıların yüzde 74’ü giyim, yüzde 65’i dışarıda yeme-içme, yüzde 38’i kişisel bakım, yüzde 24’ü evde tüketilen gıda ve içecek, yüzde 16’sı ise temizlik ürünleri harcamalarını kıstığını belirtiyor. Ancak araştırmanın dikkat çektiği nokta, bu beyanların cepten çıkan toplam tutarın mutlaka azaldığı anlamına gelmemesi.

Raporda harcamalar nominal olarak, yani enflasyon etkisi arındırılmadan ele alındığında, harcamasını kıstığını söyleyen grupların bazı kalemlerde yıl içinde daha fazla ödeme yaptığı görülüyor. Giyim harcamasını kıstığını belirtenlerin harcamaları yüzde 10 artarken, dışarıda yeme-içme harcamasını kıstığını söyleyenlerin harcamaları yüzde 36 yükselmiş durumda.

Dışarıda yeme-içme kaleminde dikkat çekici bir başka sonuç da karşılaştırma grubunda görülüyor. Harcamasını kısmadığını söyleyenlerin bu alandaki harcamaları yüzde 30 artarken, harcamasını kıstığını belirtenlerde artış yüzde 36 olarak kaydediliyor. Bu tablo, kişilerin kendilerini tasarruf yapıyor gibi hissetmesine rağmen fiyat artışları nedeniyle toplam ödemelerinin yükselmiş olabileceğini gösteriyor.

Başka bir ifadeyle, tüketici daha seyrek dışarı çıkmış, daha ucuz seçeneklere yönelmiş ya da menü tercihini değiştirmiş olabilir. Buna rağmen enflasyon nedeniyle aynı dönemde karttan veya cüzdandan çıkan toplam tutar artabilir. Bu nedenle yüzde 65 oranını “dışarıda yemek yemeyi bırakanlar” şeklinde aktarmak, araştırmanın ölçtüğü durumu doğru yansıtmıyor.

Araştırmada katılımcılara dışarıda yemek yemeyi tamamen bırakıp bırakmadıkları yönünde bir soru sorulduğuna dair kamuya açık bir bilgi de bulunmuyor. Bu nedenle veriden çıkarılabilecek sonuç, toplumun önemli bir bölümünün bu harcamayı azaltmaya çalıştığı; ancak bu alışkanlığın yüzde 65 oranında tamamen terk edildiği değil.

HARCAMALAR ARTIYOR, SIKLIK AZALIYOR OLABİLİR

Mevcut veriler, iddianın hatalı yorumlandığını gösterse de dışarıda yeme-içme alanında ekonomik baskının hissedilmediği anlamına gelmiyor. Yüksek enflasyon, gıda fiyatlarındaki artış ve alım gücündeki zayıflama, hanelerin birçok harcama kaleminde daha temkinli davranmasına yol açıyor. Dışarıda yeme-içme de bu kalemlerin başında geliyor.

Bankalararası Kart Merkezi verileri de bu tabloyu destekleyen işaretler içeriyor. Yeme-içme sektöründe banka ve kredi kartlarıyla yapılan işlem sayısı Mart 2025’te 200 milyona gerileyerek son 12 ayın en düşük seviyesine inmişti. 2024’te aylık ortalama işlem sayısı yaklaşık 225 milyonken, 2025’in ilk çeyreğinde bu ortalama 211 milyona düştü.

Aynı dönemde yeme-içmenin toplam kart harcamaları içindeki payının yüzde 5’ten yüzde 4,97’ye gerilemesi de dikkat çekiyor. Nominal harcamaların artmasına rağmen işlem sayısındaki düşüş ve enflasyondan arındırılmış harcamanın sınırlı seyri, tüketicilerin fiyat artışları karşısında dışarıda yeme-içme sıklığını azaltmış olabileceğine işaret ediyor.

KONDA’nın Aralık 2025 araştırmasının kamuya açık özetinde de lokanta ve kafelerde yemek yiyenlerin, ayrıca internetten yemek siparişi verenlerin azaldığı belirtiliyor. Ancak bu araştırmanın oranları kamuya açık değil. Ayrıca gerilemenin yalnızca ekonomik nedenlerle değil, gıda zehirlenmesi vakaları ve yeme-içme sektörüne duyulan güvenin azalmasıyla da ilişkilendirildiği aktarılıyor.

Ipsos çalışmasındaki bir diğer bulgu, dışarıda yeme-içme ve et tüketimi gibi harcamaların bireylerin mutluluk ve refah algısıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Araştırmaya göre kendisini mutlu hissedenlerin dışarıda yeme-içme harcamaları 2025’te yüzde 38 artarken, mutlu hissetmeyenlerde bu artış yüzde 20’de kalıyor. Et ve et ürünlerine yapılan harcamayı artıranların oranı da kendisini mutlu hissedenlerde yüzde 33, mutsuz hissedenlerde yüzde 22 olarak kaydediliyor.

Sonuç olarak, araştırmalar Türkiye’de tüketicilerin dışarıda yeme-içme harcamalarında daha dikkatli davrandığını, bu alandaki işlem sıklığının ve bütçe içindeki payın gerileyebildiğini gösteriyor. Ancak eldeki veriler, “her 10 kişiden 7’si dışarıda yemek yemeyi bıraktı” sonucunu desteklemiyor. Doğru ifade, yüzde 65’lik kesimin dışarıda yeme-içme harcamalarını kıstığını beyan ettiği yönünde olmalı.

Haber Kaynağı : 12punto

Kaynağa Git

İlgili Haberler