Aile hekimleri sorunlarına çözüm beklerken Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı Depremde Halk Sağlığı Hizmetleri Rehberi, aile hekimlerine; bulaşıcı hastalıkların önlenmesinden kronik hastaların takibine, anne-çocuk sağlığından çevre sağlığı hizmetlerine geniş bir sorumluluk getiriyor. Rehber, son dönemde aile hekimlerinin “eziyet yönetmeliği” olarak nitelendirdiği aile hekimliği sözleşme ve ödeme yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik nedeniyle yürüyen tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
Konuya ilişkin Cumhuriyet’e konuşan İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Emrah Kırımlı, “6 Şubat depremleri sonrası Sağlık Bakanlığı deprem bölgesinde çalışan aile hekimlerine sanki Ankara, İzmir ve İstanbul’un göbeğinde çalışan aile hekimleri ile aynı şartlardaymış gibi davrandı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu olarak deprem bölgesi raporlarımızda aile hekimine kayıtlı kişiler üzerinden çalışmanın mümkün olmadığını gösterdik ve çözüm olarak bölgede bu uygulamanın askıya alınmasını önerdik. Bu sayede farklı aile hekimlerine kayıtlı ancak aynı barınma alanında kişilerin daha kolay ve toplu takibinin yapılabileceğini belirttik. Bu yapılmadığı için depremin üzerinden dört yıla yakın süre geçmesine karşın tümüyle unutulmuş, aşılanmamış bölgeler olduğunu gördük. Çünkü burada yaşayanların aile hekimleri, yaşadıkları yerlerde değildi” dedi.
Deprem sonrası imkânı olan depremzedelerin güvenli bölgelere göç ettiğini aktaran Kırımlı, “Gittikleri yerde aile hekimliği hizmeti alamadılar ve tüm koruyucu hizmetler aksadı. Çünkü aile hekimine kendi kayıtlı nüfusu üzerinden performans dayatması yapıldı. Bunu yapamazsa eziyet yönetmeliği gereği cezalandırıldı. Yani bir aile hekimi depremzede hastalara vakit ayırırsa kendi performansı eksik görüldü ve ödül yerine ceza aldı” ifadelerini kullandı.
Kırımlı, “Tüm ülke bir afet koşulundadır. Ölüm sayılarının Covid ve depremler sonrası azalmamış olması bu afetlerin sürdüğünü göstermektedir. Uygulanan tedavi edici yaklaşım yüzünden her sene onbinlerce yurttaşımız önce yaşamını yitiriyor” diye ekledi. Mevcut yönetmeliğin afet koşullarında esnek çalışmayı ve kaynakların önceliklendirilmesini kağıt üstünde desteklediğine dikkat çeken Kırımlı, “AFAD gibi kurumlara destek olunurken aile hekimlerine ‘Siz kendi başınasınız, cari gideriniz var’ dendi” diye konuştu. Afet sonrasında en fazla aksama riski taşıyan birinci basamak hizmetlerini sıralayan Kırımlı şöyle konuştu: “Özellikli hastaların, kanser tedavisi gören, verem tedavisi gören kişilerin takibi tümüyle aksıyor. Tedaviye ulaşamadıkları için hastalıkları alevleniyor.” Kırımlı ayrıca Kahramanmaraş depremlerinden sonra Hatay ilinde beş hekime ulaşamadıklarını ve hâlâ bulunamadıklarına dikkat çekti.