Modern estetik cerrahinin sunduğu imkanlarla bazı hastalarda 20 ila 30 yıl daha genç bir görünüm elde edilebildiğini ifade eden Akbaş, estetik müdahalelerde asıl belirleyici unsurun kişinin kendini nasıl hissettiği olduğunu vurguladı.
Günümüzde en çok tercih edilen estetik uygulamalardan birinin yüz gençleştirme operasyonları olduğunu belirten Akbaş, yaşlanma belirtilerinin en belirgin şekilde yüz bölgesinde ortaya çıktığını dile getirdi. Zamanla kas dokularının gevşediğini, göz kapaklarında sarkmaların oluştuğunu ve göz altı torbalarının belirginleştiğini kaydeden Akbaş, yerçekiminin etkisiyle yanakların aşağı doğru indiğini, boyun bölgesinde ise kırışıklık ve katlanmaların meydana geldiğini söyledi. Bu değişimlerin kadın ve erkeklerde benzer şekilde psikolojik ve sosyal etkiler yaratabildiğini ifade etti.
Estetik cerrahideki teknolojik gelişmeler sayesinde oldukça başarılı sonuçlar alınabildiğini belirten Akbaş, bazı vakalarda kişilerin görünümünde 10, 20 hatta 30 yıllık bir gençleşme etkisinin sağlanabildiğini söyledi. Bu değişimin bireylerin kendilerine olan güvenini artırabildiğini, sosyal yaşamdan iş hayatına kadar birçok alanda olumlu yansımalar oluşturabildiğini dile getirdi.
Bununla birlikte yüz gençleştirme operasyonlarının herkes için gerekli olmadığının altını çizen Akbaş, bazı kişilerin yaşlanma izlerini yaşam deneyimlerinin doğal bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Bu yaklaşımın saygı duyulması gereken bir tercih olduğunu ifade eden Akbaş, kişinin görünümünden memnun olması ve yaşlanma belirtilerini kabullenmesi durumunda estetik müdahaleye ihtiyaç duymayabileceğini söyledi.
İş dünyasındaki rekabet koşullarının da estetik operasyonlara olan ilgiyi artırdığını belirten Akbaş, özellikle genç çalışanlarla aynı ortamda bulunan bazı bireylerin daha yaşlı görünmenin kariyerleri açısından dezavantaj yaratabileceğini düşündüklerini aktardı. Özellikle yurt dışından gelen bazı danışanlarının bu konuda kaygı taşıdıklarını ve kendilerini enerjik hissetmelerine rağmen dış görünümlerinin farklı bir izlenim oluşturduğunu ifade ettiklerini söyledi.
Toplumsal yaşamda geç yaşta evlilik ve ebeveynlik gibi değişimlerin de estetik taleplerini etkilediğini dile getiren Akbaş, bazı anne ve babaların çocuklarının okul çevresinde yaşadığı deneyimlerden etkilenerek daha genç görünme isteği duyabildiklerini belirtti. Sonuç olarak estetik operasyon kararının kişisel bir tercih olduğunu vurgulayan Akbaş, önemli olanın bireyin kendi ihtiyaçlarını, beklentilerini ve mutluluk düzeyini doğru değerlendirmesi olduğunu ifade etti. Herkes için geçerli tek bir yaklaşım bulunmadığını belirten Akbaş, kişinin kendisini nasıl hissettiğinin en önemli kriter olduğunu sözlerine ekledi.