Yaz aylarında kavurucu güneş ışınlarının olumsuz etkilerinden aracını korumak isteyen bir sürücü, açık alanda aldığı tedbirin ardından hiç beklemediği bir manzarayla karşılaştı.
Beyaz renkli otomobilinin üzerine koruyucu olduğunu düşünerek bir branda örten araç sahibi, örtüyü kaldırdığı an büyük bir şok yaşadı.
Yüksek sıcaklığın ve güneş ışığının etkisiyle eriyen örtü astarının üzerindeki tüm renkli desenler, beyaz renkli otomobilin kaportasına adeta bir dövme gibi işlendi.
Güneş altında uzun süre bırakılan koruyucu brandanın iç yüzeyindeki malzeme, aşırı ısınma nedeniyle doğrudan otomobilin boyasına nüfuz etti.

KALİTESİZ BRANDALAR KAVURUCU SICAKTA ERİYEREK BOYAYA GEÇTİ
Otomobili dış etkenlerden korumak amacıyla serilen branda, bu kez doğrudan kaporta yüzeyinde kalıcı hasar bıraktı.
Araç örtüleri genel olarak güneş, toz ve çevresel faktörlere karşı pratik bir çözüm yolu gibi görünüyor.
Ancak piyasada yer alan her örtü aynı standartta ve kalitede malzemeden üretilmiyor.
Özellikle dış mekan kullanımına uygun tasarlanmayan, hava sirkülasyonuna izin vermeyen ve yüksek sıcaklıklar altında kimyasal yapısı kolayca bozulan tekstil malzemeleri, uzun süre doğrudan güneş ışığı altında kaldığında sürücülerin kabusu haline gelebiliyor.

SIFIRLANAMAYAN LEKELER İÇİN PROFESYONEL DESTEK GEREKİYOR
Yaşanan son olayda da tam olarak bu durumun bir benzeri meydana geldi.
Örtünün iç kısmında yer alan renkli süslemeler ve desenler, beyaz otomobilin temiz boyasının üzerine tamamen geçti.
Kaporta yüzeyinde oluşan bu renkli izler sıradan bir toz veya çamur lekesinden çok, eriyen malzemenin doğrudan boyaya geçmesini andırıyor.
Bu neden yüzeyde meydana gelen deformasyonun giderilmesi ve boyanın temizlenmesi adına aracın mutlaka profesyonel oto estetik uzmanları tarafından kontrol edilmesi gerekiyor.

KUMAŞIN SADECE SU GEÇİRMEZ VEYA KALIN OLMASI YETMİYOR
Bir araç örtüsünün sadece otomobilin gövdesini bütünüyle kapatması güvenli bir kullanım için yeterli bir kriter oluşturmuyor.
Açık havada uzun süre kullanılacak koruyucu ürünlerin ultraviyole (UV) ışınlarına ve yüksek sıcaklıklara dayanıklı hammaddelerden üretilmesi gerekiyor.
Bununla birlikte kumaşın hava dolaşımına izin vermesi ve otomobilin hassas yüzeyine temas eden iç bölümünün boyaya zarar vermeyecek yumuşak bir yapıda bulunması önem taşıyor.
Nefes almayan kalitesiz örtüler, sıcaklık değişimlerinde örtü ile araç arasında yoğun bir nemin hapsolmasına yol açıyor.

KORUMA SAĞLAMAK İÇİN EN ETKİLİ ÇÖZÜM GÖLGELİK ALANLAR
Nefes alabilen kumaş malzemeler ise içeride biriken bu nemin kolayca dışarıya uzaklaşmasını sağlıyor.
Bu nedenle bir örtünün yalnızca su geçirmemesi ya da kalın olması, onu otomatik olarak iyi bir seçenek haline getirmez.
Otomobilsever sürücülerin, imkanlar dahilinde öncelikle kapalı otoparkları veya gölgeli alanları tercih etmesi, aracı doğrudan güneş ışığından korumanın en basit ve güvenli yolları arasında yer alıyor.
Eğer böyle bir imkan bulunmuyorsa, aracın dış ortam kullanımına tamamen uygun, UV dayanımlı, nefes alabilen ve araç ölçüleriyle birebir uyumlu doğru bir örtüyle korunması tavsiye ediliyor.
Kazadan sonra olay yerinden kaçanlar yandı: Tıpış tıpış misliyle ödeyecekler
TÜM GÖVDEYİ KAPLAMAK YERİNE ÖN CAM GÜNEŞLİĞİ ÇÖZÜMÜ
Ancak sürücülerin asıl amacı sadece otomobilin içinin aşırı derecede ısınmasını önlemek ise tüm aracı kaplayan büyük bir branda sermek her zaman gerekli olmayabilir.
Ön cama uygun ölçülerde yerleştirilen basit oto güneşlikleri, güneş ışığının doğrudan ön konsola ve torpidoya ulaşmasını engellemeye yardımcı oluyor.
Böylece direksiyon, koltuklar ve ön konsol gibi hassas iç yüzeylerin yoğun güneş altında kalarak yıpranması ve solması da büyük oranda azaltılabiliyor.
Sanayide taşlar yerinden oynuyor: Fabrikalar alüminyum yerine çelik kullanmaya hazırlanıyor