Ana içeriğe geç

TBMM’nin suça sürüklenen çocuklar raporu! Çözümün kapısı okulda açılır

Rapordaki çözüm önerileri, öncelikle ve büyük ölçüde okul odaklı. Konunun sosyal, ailesel, eğitsel, ekonomik ve çevresel faktörlerle ilişkili olduğu, sürekli ve çok katmanlı müdahale gerektiren bir olgu olduğu vurgulanıyor.

TBMM’nin suça sürüklenen çocuklar raporu! Çözümün kapısı okulda açılır
Aydınlık
16

TBMM, suça sürüklenen çocuklarla ilgili komisyon çalışmalarının sonunda, durum saptamasını ve çözümleri içeren 691 sayfalık kapsamlı bir rapor yayımladı. Taslak raporda çocuk suçluluğunun sosyal, ailesel, eğitsel, ekonomik ve çevresel faktörlerle ilişkili olduğu, sürekli ve çok katmanlı müdahale gerektiren bir olgu olduğu vurgulanıyor. Bu alanda uzmanlaşmış birimlerin oluşturulması ve kurumlararası eşgüdümü güçlendirecek kalıcı yapıların kurulmasının can alıcı önemde olduğu belirtiliyor.

Dijital ortam ve medya düzenlemesi, çocuğun yaşadığı fiziksel ve sosyal çevrenin iyileştirilmesi, suç kültürünün normalleştirilmesinin önlenmesi, çocuk adalet sisteminin etkinliğinin artırılması gibi başlıklar altında kapsamlı öneriler getirilmekle birlikte rapordaki çözüm önerileri, öncelikle ve büyük ölçüde okul odaklı. Olumlu akran çevresi oluşturma konusunda bile çözümün ilk sırasında okul var.

REHBERLİK TALEBE VE KRİZE ODAKLI OLMAMALI

Önemli saptamalardan biri “mevcut uygulamada psikososyal destek hizmetlerinin büyük ölçüde talebe bağlı ve kriz odaklı nitelikte yürütüldüğü, erken tarama, risk temelli yönlendirme, koruyucu müdahale ve sistematik izleme mekanizmalarının yeterince kurumsallaşmadığı” biçiminde. Özellikle okul öncesi ve ilkokul döneminde çocukların duygusal, davranışsal ve gelişimsel risklerinin erken evrede saptanmasına yönelik zorunlu tarama uygulamaları öneriliyor. Okul rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin, bireyselleştirilmiş izleme, yönlendirme ve psikososyal destek çalışmalarını daha etkin yürütebilmesi için insan kaynağı ve hizmet kapasitesinin güçlendirilmesi ihtiyacı vurgulanıyor.

SANAT VE SPORA ADIM OKULDA ATILIR

Çocukların yaşam becerilerini geliştirmelerine, onları hukuki ve dijital okuryazarlık konularında yetkin hale getirmeye yönelik konuların müfredata alınmasının, çocukların riskli davranışların sonuçlarını öngörme kapasitelerini artıracağı belirtiliyor. Akademik başarısızlık, okula yabancılaşma, akran zorbalığı ve okul aidiyetinin zayıflaması gibi risk alanları için de “kapsayıcı okul uygulamalarının yaygınlaştırılması” öneriliyor. Çocukların okul sonrası zamanlarını güvenli ve yapılandırılmış biçimde değerlendirebilecekleri sanatsal, sportif, kültürel, gönüllülük ve sosyal sorumluluk faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasının da okuldan başlayacağı ifade ediliyor.

OKULDA ‘ZORUNLU’ PSİKOSOSYAL TARAMA

Madde bağımlılığı ve psikiyatrik bozukluk görülen çocuklara yönelik ‘zorunlu’ psikososyal tarama sistemleri, vaka yönetimi esaslı izleme mekanizmalarının kurulması için eşgüdüm sağlanacak kurumların başında okullar sayılıyor: okul, sağlık, adalet ve sosyal hizmet sistemleri. Okul, ‘çocuklarda görülebilecek duygusal ve davranışsal sorunların erken tespitinin sağlanması’ için ilk basamak olarak değerlendiriliyor, okul öncesi ve ilkokuldan başlaması gerektiği vurgulanıyor. Risk altındaki çocukları koruyacak ‘psikolojik sağlamlık programları’nın okullarda düzenli olarak uygulanması ve etkililiğinin izlenmesi öneriliyor.

MÜFREDATLA DESTEKLENMELİ

Yaşam becerileri eğitimleri ile bağımlılıkla mücadele konularını içeren bir dersin müfredata zorunlu ders olarak eklemlendirilmesi okul temelli önleyici ve koruyucu programlar arasında sayılıyor. Müfredata eklenmesi önerilen ders içerikleri arasında, ‘temel hukuk’ ve ‘cezai sorumluluk’ yer alıyor. Amaç, ergenlerin hukuki sonuç doğuran davranışlarının sonuçlarını öngörme kapasitelerini güçlendirmek.

REHBERLİK EDEN EĞİTİCİ ONARICI DİSİPLİN

Raporda yer alan belli başlı önerilerden biri ‘Güvenli Okul Planı’. Dezavantajlı ve riskli bölgelerdeki okullara öncelik verilmesi, her okulun kendi koşullarına özgü bir plan geliştirilmesi isteniyor.

Bir başka öneri, öğrenci disiplin uygulamalarının, “eğitici, onarıcı ve rehberlik temelli yöntemlerle desteklenmesi”, çocukların eğitim süreçleriyle bağını güçlendiren bir yaklaşımla yürütülmesi. Disiplin süreçlerinin açık, öngörülebilir ve çocukların gelişim özelliklerini dikkate alan bir çerçevede ele alınmasının, eğitim ortamlarında güven duygusunun ve kurumsal işleyişin güçlenmesine katkı sağlayacağı vurgulanıyor. Öğrencilerin ilgi, yetenek ve becerilerine uygun alanlara yönlendirilmesinin, eğitim süreçlerine uyumlarının artırılması açısından önemli olduğu belirtiliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler