Ana içeriğe geç

Trump ABD ablukasını geri getiriyor, Hürmüz’e %20 geçiş ücreti istiyor

Trump, ABD'nin Hürmüz'den geçen tüm yükten yüzde 20 ücret alacağını söyleyerek İran'ın geçiş harcı taleplerini tersine çevirdi. Aynı anda ABD güçleri İran'da onlarca hedefi vurdu, Devrim Muhafızları Bahreyn, Ürdün, Kuveyt ve Umman'ı hedef aldı.

Trump ABD ablukasını geri getiriyor, Hürmüz’e %20 geçiş ücreti istiyor
Euronews Türkçe
16

ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü İran limanlarına yönelik deniz ablukasının yeniden devreye sokulduğunu açıkladı ve Washington’un, hayati su yolunda çatışmaların yeniden alevlenmesi üzerine Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerden yüksek geçiş ücretleri talep edeceğini söyledi.

Trump’a karşılık veren İran askeri komutanlığı, petrol ve gaz için kilit önemdeki bu geçiş noktasında ABD’nin “müdahale etmesine” izin vermeyeceklerini vurgularken, Tahran’ın saldırılarının en ağırını yaşayan Körfez komşularını da Washington’la işbirliği yapmamaları konusunda uyardı.

Nadir görülen bir yoğunluğa ulaşan karşılıklı saldırı açıklamaları, tarafların Nisan’daki ateşkesten bu yana ilk kez bu ölçekte birbirlerini hedef almasıyla geldi. ABD ordusu Pazartesi günü onlarca hedefi vurduğunu bildirirken, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) buna karşılık Bahreyn, Ürdün, Kuveyt ve Umman’ı hedef alan yeni saldırılar düzenlediklerini duyurdu.

Hürmüz Boğazı, İran savaşı Şubat ayında patlak vermeden önce bir sorun teşkil etmiyor, geçişler serbestçe yapılıyordu.

Ancak Tahran daha sonra bu su yolunu kapattı ve şimdi bunu Washington üzerinde kritik bir baskı aracı olarak görüyor.

ABD, uluslararası hukukun genel olarak yasakladığı boğazdan geçiş ücreti alınması yönündeki Tahran taleplerine şiddetle karşı çıkıyordu, ancak Trump Pazartesi günü söylemi tersine çevirerek bu kez ücretleri bizzat Washington’un tahsil edeceğini ilan etti.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında ABD’nin “'Hürmüz Boğazı'nın Bekçisi' olarak bilineceğini” ve “dünyanın son derece kırılgan bu bölgesine güvenlik ve emniyet sağlama görevinden kaynaklanan tüm maliyetler için, taşınan tüm yüklerden yüzde 20 oranında geri ödeme alacağını” söyledi.

İran limanlarının yeniden abluka altına alınacağını belirten Trump, “diğer tüm ülkelerin boğazı adil ve serbest biçimde kullanabileceğini” de dile getirdi.

İran’ın Khatam el-Enbiya merkezi askeri komutanlığının sözcüsü ise Tahran’ın “hiçbir koşulda… Amerika Birleşik Devletleri’nin stratejik su yolunun yönetimine müdahale etmesine izin vermeyeceğini” söyledi.

Çerçeve anlaşma ‘krizde’

İran ile ateşkesin geçen hafta “bittiğini” ilan etmiş olmasına rağmen Trump, kalıcı bir çözüm bulmaya yönelik müzakerelerin süreceğini söylüyor.

Fox News’e konuşan Trump, Pazar günü saatler süren görüşmeler yapıldığını ancak İranlı müzakerecileri vardıkları mutabakatı geri almakla suçladığını aktardı.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Esmail Bakai, Pazartesi günü daha önce yaptığı açıklamada müzakerelere temel oluşturan ve ABD ablukasını kaldıran Haziran ayı çerçeve anlaşmasının “krizde” olduğunu söyledi.

Nisan ile Haziran arasında yürürlükte olan önceki abluka, İran’ın petrol ihracatını kesmiş ve sektörün ciddi bir durma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına yol açmıştı.

Bakai, ABD yükümlülüklerini yerine getirmezse İran’ın da anlaşma kapsamındaki taahhütlerini göz ardı edeceğini belirtti, ancak buna rağmen Tahran’ın daha fazla tırmanmayı önlemek amacıyla Katar, Pakistan ve Umman’dan arabulucularla görüşmeleri sürdürdüğünü ekledi.

Son bir haftadır yaşanan çatışmalar, İran Devrim Muhafızları’nın “kapalı” olduğunu söylediği kritik enerji ticaret güzergahı üzerinde yoğunlaştı.

IRGC sözcüsü Hüseyin Mohebi, Pazartesi günü yaptığı açıklamada Washington’u boğaza müdahale ederek küresel petrol ve gaz tedarikini tehlikeye atmakla suçladı, ABD’nin “hesap vermesi gerektiğini” savunurken Tahran’ın Hürmüz üzerindeki egemenliğini vurguladı.

Çatışmalar sürerken arabulucular savaşa diplomatik bir çözüm bulma çabasını sürdürüyor.

Müzakerelerde Katar ile birlikte iki ana aracıdan biri olan Pakistan, dışişleri bakanlığına göre “bölgesel gerilimin tırmanmasından derin kaygı duyduğunu” bildirdi.

Chatham House’ta araştırmacı Bader Al-Saif, tırmanan saldırıların kalıcı bir anlaşmayı yalnızca geciktireceğini söyledi.

“Tarafların ikisi de çıkmazın kendi şartlarıyla sona ermesini istiyor ve bunun giderek zorlaştığını görüyor. Bu nedenle saldırılara dönüyor ve bunların yoğunluğunu artırıyorlar” dedi Al-Saif.

“Bu ise yalnızca kaçınılmaz olana, yani müzakere edilmiş bir çözüme giden yolu uzatıyor” diye ekledi.

Bahreyn’den Tahran’ın ‘vahşi saldırılarına’ sert tepki

İran devlet medyası, ABD’nin son hava saldırılarında ülkenin güney ve batısındaki geniş bölgelerin hedef alındığını ve can kayıpları yaşandığını bildirdi.

Tahran’ın açıklamalarına dayanan bir bilançoya göre, çatışmaların Çarşamba günü yeniden başlamasından bu yana İran’da en az 25 kişi öldürüldü.

İran Devrim Muhafızları, ABD’ye ait askeri hedefleri ve üssleri Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt’te vurduklarını, devlet medyasının Pazartesi günkü haberine göre açıkladı.

Bahreyn’de hava saldırısı uyarı sirenleri çalarken, Kuveyt ordusu Pazartesi günü ülke güçlerinin “düşmanca hava hedeflerini” engellediğini bildirdi.

Ürdün ordusu ise dört İran füzesini durdurduklarını açıkladı.

Bahreyn ordusu, İran’ı “sivilleri hedef alan füze ve insansız hava araçlarıyla vahşi saldırılar” düzenlemekle suçlayarak, Pazartesi sabahı çok sayıda İran mühimmatını düşürdüklerini duyurdu.

İran, Körfez’de sadece ABD çıkarlarını hedef aldığını savunmayı sürdürüyor. Ancak Pazartesi öğleden sonra askeri komutanlık sözcüsü, Körfez ülkelerinin ABD ile yapacağı her türlü işbirliğinin “savaş eylemi” sayılacağını söyledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler