Ermenistan bugün son yılların en kritik seçimlerinden biri için sandık başına gidiyor.
Bu seçim yalnızca yeni parlamentonun belirleneceği sıradan bir siyasi yarış değil; aynı zamanda ülkenin dış politika yönelimi, güvenlik stratejisi ve gelecekteki jeopolitik konumu açısından da bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Seçmenler temelde üç farklı seçenek arasında tercih yapacak: Başbakan Nikol Paşinyan’ın Batı ile entegrasyonu önceleyen politikası, Rusya’ya daha yakın bir çizgi öneren yeni muhalefet hareketleri ve eski iktidar çevrelerinin geri dönüş arayışı.
2023 yılında Karabağ’da yaşanan gelişmelerin ardından gerçekleştirilen ilk genel seçim olması nedeniyle süreç hem duygusal hem de siyasi açıdan büyük önem taşıyor.
Kampanya dönemi boyunca dış müdahale iddiaları, Rusya-Batı rekabeti ve güvenlik tartışmaları gündemin merkezinde yer aldı.
Parlamento nasıl oluşacak?Ermenistan’da milletvekilleri nispi temsil sistemiyle seçiliyor.
Parlamento en az 101 sandalyeden oluşurken, partiler için yüzde 4, ittifaklar için ise yüzde 8 seçim barajı uygulanıyor.
Yasal düzenlemelere göre seçimden birinci çıkan siyasi gücün parlamentoda en az yüzde 54 çoğunluğa ulaşması hedefleniyor.
Gerektiğinde ek milletvekilliği dağıtımı yapılabiliyor.
Hiçbir siyasi güç hükümet kuramazsa ikinci tur seçeneği de gündeme gelebiliyor.
Yarışın başlıca aktörleriSeçimlere toplam 19 siyasi oluşum katılıyor.
Ancak gerçek rekabet üç ana merkez arasında yaşanıyor.
İlk sırada Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi bulunuyor.
Onun en dikkat çeken rakibi, Rusya’da büyük bir iş imparatorluğu kuran Ermeni iş insanı Samvel Karapetyan’ın öncülüğündeki Güçlü Ermenistan İttifakı.
Üçüncü önemli aktör ise eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’ın liderliğindeki Ermenistan İttifakı.
Anketler ne söylüyor?Son kamuoyu araştırmaları Paşinyan’ın partisini yüzde 24 ila 32 bandında gösteriyor.
Karapetyan’ın ittifakı yüzde 6 ila 11 arasında destek alırken, Koçaryan cephesi ise birçok ankette seçim barajı sınırında görünüyor.
Ancak seçim sonuçlarını belirleyebilecek en önemli unsur kararsız seçmenler.
Bazı araştırmalara göre seçmenlerin yaklaşık üçte biri son kararını henüz vermiş değil.
Bu nedenle anketlerin işaret ettiği tablo seçim gecesi önemli ölçüde değişebilir.
Özellikle kararsızların büyük bölümünün son anda tercihini belirlemesi halinde Paşinyan’ın oy oranını ciddi ölçüde artırması mümkün görülüyor.
Paşinyan yeniden tek başına iktidar olabilir mi?Bugünkü tabloya bakıldığında bu ihtimal oldukça güçlü görünüyor.
Bunun temel nedeni, bazı muhalefet partilerinin seçim barajını aşmakta zorlanması.
Baraj altında kalan partilerin oyları sandalye dağılımında hesaba katılmayacağı için birinci parti parlamentoda oy oranının çok üzerinde temsil elde edebiliyor.
Bu nedenle Paşinyan’ın yüzde 30 civarında oy alması durumunda bile mecliste çoğunluğu yakalayabilmesi ihtimal dahilinde değerlendiriliyor.
Karapetyan’ın yükselişiSeçim kampanyasının en dikkat çekici ismi hiç şüphesiz Samvel Karapetyan oldu.
Rusya merkezli iş dünyasındaki etkisiyle tanınan Karapetyan, Paşinyan’ın Azerbaycan ile yürüttüğü normalleşme ve barış sürecine sert eleştiriler yöneltiyor.
Ona göre Ermenistan’ın güvenliği Rusya’dan uzaklaşarak sağlanamaz.
Karapetyan daha güçlü Rusya ilişkileri, savunma bütçesinin artırılması, yeni yatırımlar ve Ermeni Apostolik Kilisesi’nin toplumsal rolünün güçlendirilmesi gibi vaatlerle seçmenin karşısına çıkıyor.
Buna rağmen mevcut anketler onun seçimleri kazanmasından çok, muhalefetin yeni merkezi haline gelebileceğine işaret ediyor.
Eski iktidarın dönüşü neden zor?Bir dönem Ermenistan siyasetinin en güçlü isimlerinden biri olan Robert Koçaryan ve çevresindeki siyasi yapı eski etkisini büyük ölçüde kaybetmiş durumda.
Ermeni toplumunun önemli bir kesimi, geçmiş dönemde yaşanan yolsuzluklar, kurumsal sorunlar ve ekonomik sıkıntılardan eski yönetimleri sorumlu tutuyor.
Bu nedenle Paşinyan’dan memnun olmayan seçmenlerin önemli bölümü bile eski düzenin geri dönmesine sıcak bakmıyor.
Kilise faktörüSeçimin dikkat çeken başlıklarından biri de hükümet ile Ermeni Apostolik Kilisesi arasındaki gerilim.
Son yıllarda yaşanan karşılıklı suçlamalar, bazı din adamlarına yönelik adli süreçler ve siyasi tartışmalar kiliseyi seçim sürecinin önemli aktörlerinden biri haline getirdi.
Bugün kiliseye yakın çevrelerin büyük bölümünün Paşinyan karşıtı pozisyon aldığı görülüyor.
Karapetyan’ın yükselişinde de bu desteğin önemli rol oynadığı değerlendiriliyor.
Moskova mı, Brüksel mi?Aslında seçimlerin özeti tek bir soruda saklı: Ermenistan önümüzdeki yıllarda hangi yöne yönelecek?Paşinyan yönetimi Avrupa Birliği ve ABD ile ilişkileri güçlendirmeyi, Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme sürecini ilerletmeyi ve ülkeyi bölgesel bir ticaret koridoruna dönüştürmeyi hedefliyor.
Buna karşılık Rusya’ya yakın çevreler, Moskova ile stratejik bağların zayıflamasının Ermenistan’ın güvenliği açısından ciddi riskler doğuracağını savunuyor.
Karabağ’ın kaybedilmesinin ardından Ermeni toplumunda Rusya’ya yönelik eleştirilerin artmış olması ise Paşinyan’ın elini güçlendiren önemli faktörlerden biri olarak görülüyor.
Sonuç ne olabilir?Bugünkü tablo Paşinyan’ın önceki seçimlere kıyasla daha düşük bir popülerliğe sahip olduğunu gösterse de rakiplerinin henüz toplumun geniş kesimlerini ikna edebilen güçlü bir alternatif oluşturamadığı da açık şekilde görülüyor.
Seçimin kaderini belirleyecek en önemli unsur ise kararsız seçmenler olacak.
Son araştırmalara göre seçmenlerin önemli bir bölümü tercihlerini sandık başında netleştirecek.
Mevcut eğilimler, bu kitlenin büyük kısmının radikal değişim yerine istikrarı tercih edeceğine işaret ediyor.
Bu nedenle Paşinyan’ın yalnızca seçimlerden birinci çıkması değil, aynı zamanda güçlü bir zafer elde etmesi de ihtimal dahilinde görünüyor.
Kararsız seçmenlerin önemli bölümünün son anda iktidar partisine yönelmesi halinde Paşinyan’ın oy oranının yüzde 43 seviyesine ulaşması sürpriz olmayacaktır.
Muhalefetin parçalı görüntüsü, bazı siyasi güçlerin seçim barajını aşmakta zorlanması ve Ermeni toplumunda eski yönetimlere yönelik güvensizliğin devam etmesi, Paşinyan’ın elini daha da güçlendiriyor.
Bu nedenle bugün Ermenistan’da en olası senaryo, Nikol Paşinyan’ın en az yüzde 43 oyla seçimlerden galip çıkması ve parlamentoda tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğu elde etmesidir.
Eğer bu senaryo gerçekleşirse, seçimlerin sonucu yalnızca Paşinyan’ın iktidarını koruması anlamına gelmeyecek.
Aynı zamanda Ermenistan toplumunun Batı ile entegrasyon, Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme ve Rusya’nın bölgedeki geleneksel etkisinden uzaklaşma yönündeki tercihini de ortaya koymuş olacak.
Sonuç ne olursa olsun, bugün Ermenistan’da yalnızca yeni bir parlamento seçilmiyor.
Ülkenin önümüzdeki yıllardaki jeopolitik yönü, dış politika öncelikleri ve bölgesel stratejisi de sandıktan çıkacak sonuçla birlikte şekilleniyor.
Ancak mevcut göstergeler, bu yeni dönemin de büyük ölçüde Nikol Paşinyan’ın liderliğinde devam edeceğine işaret ediyor.
KAYNAK: Agil Alesger
Ermenistan için seçim anı: Paşinyan mı, Karapetyan mı? Batı yoksa Rusya?
Ermenistan’da yaklaşan seçimler, yalnızca lider tercihini değil ülkenin dış politika rotasını da belirleyecek. Anketlerde Başbakan Nikol Paşinyan’ın partisi yüzde 43 oyla tek başına iktidara en yakın seçenek olarak öne çıkarken, gözler Rusya’ya yakın çizgideki rakibi Samvel Karapetyan’a çevrildi. Batı ile entegrasyon mu, Moskova’ya yakınlaşma mı sorusu seçimlerin ana gündemini oluşturuyor.
Süper Haber
16