Üniversite (lisans, ön lisans, yüksek lisans) eğitimlerini çeşitli sebeplerle yarıda bırakmak zorunda kalan yüz binlerce adayın heyecanla beklediği 2026 öğrenci affı düzenlemesi için gözler Ankara'ya çevrildi. Yasa tasarısının TBMM'den geçip Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte eğitim öğretim hakkı yeniden tesis edilecek.
Kanunun yasalaştığı tarihten itibaren başlayacak olan 4 aylık başvuru maratonunda, adayların daha önce ilişiklerinin kesildiği eski üniversitelerine müracaat etmesi gerekecek.
2026 ÖĞRENCİ AFFI BAŞVURULARI NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
Öğrenci affı başvurularının başlayacağı net tarih, yasal düzenlemenin Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından kesinleşecektir. Mevzuata göre başvuru süreci, kanunun yayım tarihinde otomatik olarak başlayacak olup, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve ilgili üniversiteler uygulama takvimini kendi resmi sitelerinden ilan edecektir. Adayların hak kaybı yaşamaması için yürürlük tarihini yakından takip etmesi büyük önem taşımaktadır.

ÖĞRENCİ AFFI BAŞVURUSU NEREYE NASIL YAPILIR?
Öğrenci affından yararlanmak isteyen adayların, daha önce kayıtlı oldukları ve ilişiklerinin kesildiği yükseköğretim kurumuna (üniversitelerin Öğrenci İşleri Daire Başkanlıklarına) başvurmaları gerekmektedir. İşlem adımları şu şekildedir:
İlgili üniversitenin resmi internet sitesinde yayımlanacak af duyurusu ve başvuru kılavuzu incelenir.
Üniversitenin belirlediği usule göre (şahsen, posta yoluyla veya e-Devlet destekli online otomasyon üzerinden) gerekli belgeler teslim edilir.
Başvurusu onaylanan adaylar, harç ödemelerini (varsa) gerçekleştirerek ders kayıtlarını tamamlar.
4 AYLIK BAŞVURU SÜRECİ BAŞLADI
Düzenlemeye göre başvuru hakkı, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kesintisiz dört ay boyunca kullanılabilecektir. Bu süre zarfında başvurusunu tamamlamayan adaylar, yasanın getirdiği haktan kesinlikle yararlanamayacak ve üniversiteye dönüş yolları kapanacaktır.

DİSİPLİN SUÇLARI İSTİSNA KAPSAMINDA
Öğrenci affı, genellikle ekonomik zorluklar, sağlık sorunları veya ailevi nedenlerle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan gençler için paha biçilemez bir "ikinci şans" anlamı taşır. Ancak kamuoyunda "genel af" olarak algılanan bu durumun keskin sınırları vardır.
Geçmiş af yasalarında olduğu gibi, bu düzenlemede de terör suçları, kasten adam öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve yüz kızartıcı disiplin suçları nedeniyle üniversiteden atılanların af kapsamı dışında bırakılmasına kesin gözüyle bakılmaktadır. Üniversitelerin idari yükünü artıracak olan bu süreç, akademik takvimlere entegre edildiğinde, Türkiye'nin nitelikli iş gücü kapasitesine doğrudan pozitif bir katkı sağlayacaktır.