Renault'nun 2009 ile 2017 yılları arasında ürettiği dizel araçlarda, emisyon testlerini algılayan özel bir yazılım veya cihaz kullanıldığı öne sürülüyor. İddiaya göre bu cihazlar araçların testlerde yasal standartları karşılamasını sağlarken normal sürüş koşullarında çok daha yüksek miktarda zararlı gaz salmasına yol açıyordu. Savcılık, özellikle salınan azot oksit miktarındaki artışın insanlarda ciddi solunum yolu hastalıklarına yol açabileceği üzerinde duruyor.
Renault suçlamaları reddediyor
Konuyla ilgili açıklama yapan Renault Grubu, tüm suçlamaları reddederek mahkemede hem şirketin masumiyetini hem de 100 bin çalışanının profesyonelliğini ve iş etiğini savunacaklarını duyurdu. Şirket, emisyon kontrol sistemlerinin çevre kirliliğini azaltmak ile sürücü güvenliğini sağlamak arasındaki dengeyi koruyacak şekilde tasarlandığını iddia ediyor.
Ayrıca Renault, Londra'daki Yüksek Mahkeme'nin benzer suçlamalarla ilgili kendilerini aklayan kararına atıfta bulunarak, bu soruşturmaların arkasında finansal kazanç hedefleyen yabancı yatırım fonlarının olduğunu söylüyor.
İlk duruşma Nisan 2027'de
Dava süreciyle ilgili tebligatların taraflara ulaştığı ve ilk duruşmanın Nisan 2027 tarihinde yapılacağı açıklandı. Otomotiv dünyasını sarsan Dieselgate skandalı, 2015 yılında Volkswagen'in milyonlarca araçta hileli yazılım kullandığını itiraf etmesiyle başlamıştı. O tarihten bu yana Volkswagen, çoğu Amerika Birleşik Devletleri'nde olmak üzere 36 milyar dolardan fazla ceza ödedi.
Renault, Volkswagen’in ardından Fransa’da Dieselgate skandalı nedeniyle ceza mahkemesine sevk edilen ikinci büyük otomotiv üreticisi oldu. Savcıların Stellantis bünyesindeki Peugeot ve Citroen için benzer suçlamalarla ilgili incelemeleri ise sürüyor.