Ana içeriğe geç

İnsani bölge adı altında yeni siyonist tuzak!

ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu Gazze planı aradan geçen aylara rağmen tam bir fiyaskoya dönüştü. 20 bin asker hedefiyle yola çıkan Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) sahaya ilk etapta sadece 10 ila 20 asker gönderebileceğini açıklarken 17 milyar dolarlık finansman da sağlanamadı. Son dönemlerde ortaya atılan "deneysel insani bölge" ve silahsızlandırma dayatmalı yeniden inşa projeleri de Filistinli direniş grupları tarafından Gazze'yi açık hava hapishanesine dönüştürecek bir "güvenlik mühendisliği" olarak nitelendiriliyor.

İnsani bölge adı altında yeni siyonist tuzak!
Yeni Akit Gazetesi
16

ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu Gazze planı aradan geçen aylara rağmen tam bir fiyaskoya dönüştü. 20 bin asker hedefiyle yola çıkan Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) sahaya ilk etapta sadece 10 ila 20 asker gönderebileceğini açıklarken 17 milyar dolarlık finansman da sağlanamadı. Son dönemlerde ortaya atılan "deneysel insani bölge" ve silahsızlandırma dayatmalı yeniden inşa projeleri de Filistinli direniş grupları tarafından Gazze'yi açık hava hapishanesine dönüştürecek bir "güvenlik mühendisliği" olarak nitelendiriliyor.

Siyonistlerin silah finansörü ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle kurulması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü (ISF), Gazze'ye öngörülenin çok altında bir askeri güç göndermeye hazırlanıyor. Başlangıçta 20 bin asker konuşlandırılması planlanan misyonun ilk etapta yalnızca 10 ila 20 asker gönderebileceği öne sürüldü.

Wall Street Journal'ın (WSJ) isimleri açıklanmayan yetkililere dayandırdığı haberine göre, Arnavutluk, Kazakistan, Kosova ve Fas'ın ISF'ye resmi katılım taahhüdü vermeye hazırlandığı belirtildi.

İlk aşamada gönderilecek askerlerin, soykırımcı israilin Gazze'deki Kerem Şalom Sınır Kapısı yakınında kurulacak lojistik merkezinde konuşlandırılacağı ifade edildi. Birliklerin doğrudan Gazze'ye girmeyeceği, burada eğitim göreceği ve Gazze içindeki ana görev merkezinin inşasının ise henüz başlamadığı aktarıldı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Kasım 2025'te Gazze'de Barış Kurulu'nun kurulmasını ve ISF'nin görev yapmasını öngören ABD tasarısını kabul etmiş, misyona 31 Aralık 2027 tarihine kadar görev süresi vermişti.

Kurucuları arasında Türkiye'nin de bulunduğu 28 ülkenin yer aldığı Barış Kurulu'nun ilk ve tek toplantısı 19 Şubat'ta Washington'da yapılmıştı. Trump, o dönemde Gazze savaşının sona erdiğini ilan ederek bölgeyi "başarı, güvenlik ve birlik örneği" haline getireceklerini söylemişti. Ancak o günden bu güne hiçbir gelişme olmadı.

Trump'ın Barış Kurulu için vaat ettiği 17 milyar dolarlık finansmanın büyük bölümünün henüz sağlanamadığı belirtilirken, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Refah'ta yaklaşık 25 bin kişilik yerleşim alanı projesi için 100 milyon dolar kaynak ayırdığı, ancak müzakerelerde ilerleme kaydedilememesi nedeniyle altyapı çalışmalarının başlayamadığı ifade edildi.

GAZZE’YE DENEYSEL BÖLGE KURACAKLAR

Öte yandan Barış Konseyi'nin, Gazze Şeridi'nin güneyinde "deneysel insani bölge" kurmayı planladığı belirtildi. Bu plan soykırımcı israilin Gazze'ye yönelik soykırım savaşı sırasında uygulamaya çalıştığı "insani bölgeler" planını yeniden gündeme getirdi.

"İnsani bölgeler" planı savaşın ilk aylarında dönemin israil Savunma Bakanı Yoav Gallant tarafından ortaya atılmıştı. Plan, Hamas veya diğer direniş gruplarıyla bağlantısı bulunmayan ve sıkı güvenlik soruşturmasından geçirilen Filistinlilerin deneysel "insani bölgelere" taşınmasını öngörüyordu. Bu bölgelerde barınma alanları oluşturulacak ancak Filistinlilerin bu alanlardan çıkmasına izin verilmeyecekti.

Barış Konseyi'nden bir yetkili yaptığı açıklamada, Gazze'nin güneyinde deneysel bir "insani bölge" kurulmasının değerlendirildiğini söyledi.

Yetkiliye göre bu bölge, savaş sonrası geçiş döneminde Gazze'nin günlük işlerini yürütecek Filistinli teknokrat komitesinin faaliyetlerine başlangıç noktası olacak.

Barış Konseyi'nin projeyi Gazze'nin güneyindeki Refah kentinde kurmayı değerlendirdiği belirtilirken, bölgenin Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) bünyesindeki çok uluslu birlik tarafından korunacağı ifade edildi. Bölgenin, Filistinli siviller ile israil güçleri arasında tampon bölge görevi görmesi planlanıyor.

Bu girişim, Hamas ile arabulucular arasında ateşkes görüşmelerinin sürdüğü bir dönemde gündeme geldi. Hamas heyeti de müzakereleri sürdürmek üzere çarşamba akşamı görüşmelere katıldı.

Gelişme, Hamas'ın birkaç gün önce yaptığı dikkat çekici açıklamanın ardından geldi.

Hareket, hükümete bağlı Acil Durum Komitesi'ni feshettiğini ve komite başkanı Muhammed el-Ferra'nın görevinden istifa ettiğini duyurdu. Bu adımın, Gazze'nin yönetimini devralacak ulusal teknokrat komitesinin önünü açmak amacıyla atıldığı belirtildi.

Soykırım savaşı boyunca ateşkes görüşmeleri sonrasında Filistinlilerin Gazze'den çıkarılmasını amaçlayan çeşitli planlar gündeme gelmişti. Bunlar arasında "insani bölge", "Şaron'un Parmakları", "Generaller Planı" ve "Yeşil Refah" projeleri bulunuyordu.

Ancak bu projelerin hiçbiri uygulanamadı. Onlarca ülkenin Gazze'den sürgün planını reddetmesi üzerine israil dış istihbarat servisi Mossad, zorunlu göç planını "serbest geçiş" adı altında yeniden şekillendirmeye çalıştı.

İSLAMİ CİHAD: BU TASFİYE PLANIDIR

İslami Cihad Hareketi Sözcüsü Muhammed el-Hac Musa, deneysel insani bölgeler önerisini tamamen reddettiklerini söyledi.

El Musa, bunun bir yardım projesi değil, "güvenlik ve siyasi tasfiye planı" olduğunu belirtti.

Musa ayrıca, projenin daha önce varılan mutabakatları aşmayı ve Gazze'ye yabancı vesayet dayatmayı amaçladığını ifade etti.

Projeyle Gazze'nin birbirinden kopuk bölgelere ayrılacağını belirten Musa, elektronik gözetim ve güvenlik soruşturmalarıyla yerleşim alanlarının dış ve iç denetime tabi kapalı güvenlik bölgelerine dönüştürüleceğini söyledi.

Filistinlileri kendi topraklarında ekonomik projelere hizmet eden işçilere dönüştürmeyi amaçladığını da söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump ile Barış Konseyi üyelerinin ekonomik projelerine hizmet edecek bir düzen kurulduğunu belirten Musa, bunun Gazze'deki coğrafi bölünmeyi daha da derinleştireceğini söyledi.

Ona göre bu girişim, Gazze'nin yeniden inşası değil, israilin çıkarlarına hizmet eden yeni bir mühendislik projesi niteliği taşıyor.

Musa, planın aynı zamanda ateşkes görüşmelerini de sabote etmeyi hedeflediğini ifade etti.

Direnişin müzakerelere "esnek ve olumlu" yaklaştığını söyleyen Musa, israilin ise yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığını söyledi.

HALK CEPHESİ: ŞÜPHELİ PROJE

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Merkez Komitesi Üyesi Muhammed el-Gul da planı "şüpheli bir proje" olarak nitelendirdi.

El-Gul, önerinin İsrail'in vizyonuna hizmet ettiğini ve Filistinlileri sözde insani gerekçelerle kapalı coğrafi kantonlara hapsetmeyi amaçladığını söyledi.

Bu bölgelerin insani değil, güvenlik bölgeleri olduğunu belirten El-Gul, bunun en temel insani değerlere aykırı olduğunu ifade etti.

Arabuluculara çağrıda bulunan El-Gul, teknokrat komitesinin Gazze'nin tamamında görev yapabilmesi için gerekli adımların atılmasını ve ateşkes anlaşmasının ilk aşamasındaki insani protokolün hızla uygulanmasını istedi.

El-Gul ayrıca Barış Konseyi'ne israil yanlısı politikadan vazgeçerek Filistin halkının meşru haklarını destekleme çağrısı yaptı.

Siyasi analist İyad el-Karra ise söz konusu önerilerin uygulanabilir projelerden çok siyasi baskı amacı taşıdığını söyledi.

El Karra, uluslararası istikrar gücü konuşlandırılması veya yeni idari yapıların oluşturulması gibi planların ancak açık bir siyasi anlaşma temelinde hayata geçirilebileceğini belirtti.

Karra'ya göre bu girişimler, Hamas'a "müzakereler başarısız olursa İsrailin alternatif planları var" mesajı vermeyi amaçlıyor.

Ancak uluslararası gözetim altındaki bölgeler ya da yerel yönetim modellerinin ciddi hukuki, siyasi ve askeri engellerle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Karra ayrıca Filistinlilerin Gazze içinde ya da dışında belirli alanlara sıkıştırılmasının, hangi isim altında sunulursa sunulsun fiilen zorunlu göç politikalarının bir parçası olacağını söyledi.

Ateşkesin başarıya ulaşabilmesi için ABD'nin İsrail üzerinde gerçek baskı kurması gerektiğini belirten Karra, bunun en azından bazı bölgelerden çekilme, uluslararası güçlerin konuşlandırılması ve ulusal idari komitenin göreve başlamasını sağlayacak adımları içermesi gerektiğini ifade etti.

SİYONİSTLERDEN GAZZE’NİN İNŞASINI YILLARA YAYACAK PROJE

Gazze'nin yeniden inşasına ilişkin uluslararası görüşmelere vakıf bir kaynak yaptığı açıklamada, soykırımcı israilin Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını yıllara yayılacak aşamalar halinde gerçekleştirmeyi öngören bir planı değerlendirdiğini ve bu planın uygulanmasını hedef alınan bölgelerin israilin tüm silahlardan arındırılması şartına bağladığını söyledi.

Kaynak, önerilen planın ilk olarak Refah kentinde uygulanacağını, başarılı olması halinde ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki diğer bölgelere genişletileceğini, ancak bunun tamamlanmasının yıllar alacağını belirtti.

Kaynak ayrıca, israilin "Barış Konseyi"nin, Hamas'ın tamamen silahsızlandırılmasını beklemeden Gazze'nin yeniden inşasına başlamasından endişe duyduğunu ifade etti.

Kaynağa göre, Barış Konseyi himayesinde, Gazze'de yıkılan binaların enkazının kaldırılması için uluslararası şirketlerden mali teklifler istendi.

Kaynak, yeniden inşa planlarının önündeki en büyük engellerden birinin, israilin çok sayıda ekipman ve inşaat malzemesini "çift kullanımlı malzeme" (dual-use) kapsamında değerlendirmesi olduğunu hatırlattı. Bu sınıflandırma nedeniyle söz konusu malzemelerin Gazze'ye girişine sıkı güvenlik kısıtlamaları uygulanıyor.

Bu nedenle planın ilk aşamasında, yıkıntıların geri dönüştürülmesi ve kullanılabilir malzemelerin ayrıştırılarak yeniden inşa çalışmalarında değerlendirilmesi öngörülüyor.

Soykırımcı israil Başbakanı Binyamin Netanyahu ise geçen pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze tamamen silahsızlandırılmadan yeniden inşa çalışmalarına izin vermeyeceklerini söylemişti.

Öte yandan israil basınında yer alan haberlerde, Barış Konseyi'nin, silahsızlandırılma beklenmeden, israil ordusunun kontrolündeki bölgelerde yeniden inşa çalışmalarını başlatmayı planladığı öne sürülmüştü.

Bunun amacının da Hamas ve diğer direniş gruplarının bulunduğu bölgeleri insansızlaştırmak olduğu belirtiliyor.

KATLİAM DA SÜRÜYOR

Öte yandan Siyonistlerin sahadaki ihlalleri de sürüyor. Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze Şeridi'nde soykırımcı israilin sürdürdüğü saldırılar nedeniyle son 48 saatte hastanelere 7 şehidin ulaştığını açıkladı. Bunlardan 6'sının yeni yaşamını yitirenler, birinin ise enkaz altından çıkarılan kişi olduğu belirtildi. Ayrıca 28 yaralının da hastanelere sevk edildiği bildirildi.

Bakanlık, çok sayıda kişinin hala enkaz altında ve yollarda bulunduğunu, ambulans ve sivil savunma ekiplerinin ise devam eden saldırılar nedeniyle bu kişilere ulaşamadığını vurguladı.

Açıklamaya göre, 11 Ekim 2025'te ilan edilen ateşkesten bu yana Gazze'de şehit olanların sayısı 1.098'e, yaralı sayısı ise 3.535'e yükseldi. Aynı dönemde 800 kişinin de enkaz altından çıkarıldığı kaydedildi.

7 Ekim 2023'te başlayan israil saldırılarından bu yana ise Gazze'de şehit olanların toplam sayısı 73.221'e, yaralı sayısı 173.643'e ulaştı.

Bakanlık ayrıca, Haziran ayı başından bu yana Şehitleri Tespit Komisyonu tarafından kimlik bilgileri tamamlanıp onaylanan 96 kişinin de toplam şehit sayısına eklendiğini duyurdu.

Öte yandan Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze'de ambulans ve hasta nakil hizmetlerinin ciddi şekilde kötüleştiği uyarısında bulundu.

Bakanlık yaptığı açıklamada, israilin devam eden saldırıları nedeniyle ambulans ve kurtarma çalışmalarında kullanılan araçların büyük bölümünün hasar gördüğünü belirtti.

Açıklamada, hizmet vermeye devam eden eski araçların da artık günlük ihtiyacı karşılayamaz hâle geldiği ifade edilirken, ambulans ve hasta nakil araçlarının yüzde 70'inin doğrudan hedef alınmaları, biriken teknik arızalar ve yedek parça temin edilememesi nedeniyle hizmet dışı kaldığı bildirildi.

Bakanlık, güvenli ulaşım alternatifi bulunmadığı için hem hastaların hem de sağlık personelinin taşınmasında ciddi sıkıntılar yaşandığını belirterek, lastik ve yedek parça girişinin engellenmeye devam etmesi halinde ulaşım sisteminin tamamen durma noktasına gelebileceği uyarısında bulundu.

DOĞRU HABER

Kaynağa Git

İlgili Haberler