Hediye almak ve vermek, insanlar arasındaki sevgi bağını güçlendiren en kadim iletişim yollarından biridir. Ancak herkes bu konuda şanslı doğmuyor. Hayatı boyunca ailesinden, partnerinden veya dostlarından gerçekten özenilmiş, maddi ya da manevi değeri yüksek bir hediye almamış insanlar, zamanla bu durumu içselleştirirler. Bu "değer görmemişlik" hissi, farkında olmadan ikili ilişkilerde karşı tarafı yıpratan bazı savunma mekanizmalarına ve sinir bozucu davranış kalıplarına dönüşebilir.
İşte hayatında hiç gerçekten değerli bir hediye almamış insanların sergilediği 5 tipik ve yorucu özellik:
1. Her Hediyenin Altında Bir "Çıkar" Aramak
Bu insanların en belirgin özelliği aşırı şüpheci olmalarıdır. Onlara güzel, değerli bir hediye aldığınızda gözlerinde sevinç yerine bir kuşku belirir. İçten içe "Bana bunu neden aldı? Benden ne isteyecek? Kesin bir kabahat işledi" diye düşünürler.
Neden Sinir Bozucu?
Sizin tamamen saf ve temiz duygularla yaptığınız jesti sabote ederler, sizi kendinizi savunmak zorunda bırakırlar.
2. Hediyeyi Hemen Küçümseme Eğilimi (Savunma Mekanizması)
Kendilerini korumak için geliştirdikleri bir diğer yöntem ise "istemem, zaten gerek yoktu" duvarıdır. Değerli bir hediye karşısında mahcup hissetmemek için hediyeyi ya da hediyeyi alma fikrini küçümserler. "Buna bu kadar para verilir mi?", "Ben bunu hayatta giymem/kullanmam" gibi cümlelerle hevesinizi kursağınızda bırakabilirler.
Neden Sinir Bozucu?
Günlerce uğraşıp seçtiğiniz o özel hediyeyi bir anda değersizleştirerek kalbinizi kırarlar.
3. "Fiyat Etiketi" Dedektifliği Yapmak
Bu profildeki insanlar bir hediye aldıklarında, onun kendilerine hissettirdiği duyguya değil, doğrudan piyasa değerine odaklanırlar. Siz paketi teslim ettikten hemen sonra internetten fiyatını araştırmaya başlarlar. Ya çok pahalı bulup aşırı suçluluk hissederler ya da "beklentilerinin altında" kaldığını ima ederler.
Neden Sinir Bozucu?
Hediyeleşmenin taşıdığı o romantik ve duygusal anlamı tamamen maddiyata ve rakamlara indirgerler.
4. Hediye Alırken "Ödeşme" Baskısı Yaratmak
Hayatında değerli bir jest görmemiş kişi, kendisine yapılan büyük bir jest karşısında yoğun bir borçluluk hissiyatı (ve altında ezilme korkusu) yaşar. Doğum gününde ona değerli bir şey aldıysanız, sizin doğum gününüz gelene kadar bu konuyu takıntı haline getirir. Sürekli "Sana ne alacağım, ben bunun altında kalamam" diyerek süreci bir yarışa veya borç-alacak ilişkisine çevirir.
Neden Sinir Bozucu?
Sevgiyle yapılan bir eylemi, ödenmesi gereken zorunlu bir faturaya dönüştürerek tüm büyüyü bozarlar.
5. Kendileri Hediye Seçerken Aşırı "Kullanışlılık" Tuzağına Düşmek
Sıra onlara geldiğinde ve birine hediye almaları gerektiğinde, asla karşı tarafın ruhuna dokunacak, onu şımartacak "lüks" veya "değerli" bir şey seçemezler.
Genellikle aşırı pragmatik davranıp ev eşyası, çorap, kupa bardak gibi tamamen "işlevsel" ama sıradan şeylere yönelirler. Çünkü zihinleri henüz birini sadece şımartmak için hediye alma konseptini kabul edememiştir.
Neden Sinir Bozucu?
Siz ona özenirken, onun size son dakika alınmış gibi duran, ruhsuz hediyeler seçmesi ilişkide dengesizlik hissi yaratır.
ONLARI ANLAMAK: ASLINDA BU BİR "SEVGİ DİLİ" EKSİKLİĞİ
Aslında bu sinir bozucu özelliklerin temelinde kibir değil, "hak etmediğini düşünme" korkusu yatar.
Hayatında değerli bir hediye (ve dolayısıyla o değerlilik hissini) tatmamış bir insan, birinin kendisi için fedakarlık yapmasını garipser.
Eğer hayatınızda böyle biri varsa, ona sinirlenmek yerine, sabırla sevilmeyi ve şımartılmayı hak ettiğini göstermek en güzel hediye olacaktır.
Peki, sizin çevrenizde hediye almayı/vermeyi bir krize dönüştüren bu tarz insanlar var mı?


