Ana içeriğe geç

AP'nin 'yaptırım listesi'ne almak istediği Gürlek'ten tepki; 'Milli iradeye yönelmiş beyhude bir çaba'

Avrupa Parlamentosu’nda oylanacak Türkiye raporuna adının yaptırım listesine alınması önerisinin eklenmesine tepki gösteren Adalet Bakanı Akın Gürlek, 'Bu metinler milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır' dedi

AP'nin 'yaptırım listesi'ne almak istediği Gürlek'ten tepki; 'Milli iradeye yönelmiş beyhude bir çaba'
Artı Gerçek
16

Artı Gerçek - Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu’nda 17 Haziran’da oylanacak Türkiye raporunun taslak metnine adının yaptırım listesine alınması önerisinin eklenmesinin ardından açıklama yaptı.

Raporda söz konusu önerinin yer almasına ilişkin değerlendirmede bulunan ve raporun hazırlanmasında rol alan Slovenyalı parlamenter Vladimir Prebilic’in açıklamalarına da tepki gösteren Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’nin bağımsız ve egemen bir hukuk devleti olduğunu vurguladı.

'YARGI SÜREÇLERİ ÇARPITILIYOR'

Türkiye’de devam eden yargı süreçleri üzerinden siyasi kampanya yürütüldüğünü savunan Gürlek, Türk yargısına ve şahsına yönelik eleştirilerin “mesnetsiz ithamlar” olduğunu belirtti.

Avrupa Parlamentosu içindeki bazı çevrelerin siyasi saiklerle hareket ettiğini öne süren Gürlek, bu yaklaşımın ilgili kurumların güvenilirliğine zarar verdiğini ifade etti.

'RAPORLAR TAVSİYE NİTELİĞİNDE'

Avrupa Parlamentosu raporlarının bağlayıcı olmadığını vurgulayan Gürlek, şunları kaydetti:

“Bizim için asıl olan, aziz milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır. Avrupa Parlamentosu raporları ise tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir. Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır.”

Bakan Gürlek'in açıklaması şöyle:

"Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir.

Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur.

Avrupa Parlamentosu’nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir.

Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır. Avrupa Parlamentosu raporları ise tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir. Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır.

Belediyecilik döneminden seçim kampanya süreçlerine kadar farklı başlıklarda tartışma konusu olmuş bir Avrupa Parlementosu üyesinin, kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır.

Türkiye; terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadele ne içeriden ne de dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamaz.

Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz." (POLİTİKA SERVİSİ)

Kaynağa Git

İlgili Haberler