Ana içeriğe geç

Booker Ödülü uzun listesi açıklandı: Türk yazarın Silivri Cezaevi'ni anlatan kitabı da listede

İngiliz edebiyatının en prestijli ödüllerinden Booker Prize'ın 2026 uzun listesi açıklandı. Elizabeth Strout, Douglas Stuart ve Marlon James gibi önceki yıllarda ödül kazanan ya da finale kalan isimlerin de yer aldığı 13 kitaplık liste, 22 Eylül'de açıklanacak kısa liste öncesinde edebiyat dünyasını

Booker Ödülü uzun listesi açıklandı: Türk yazarın Silivri Cezaevi'ni anlatan kitabı da listede
Gazete Oksijen
16

2026 Booker Prize'ın (Booker Ödülü) uzun listesi açıklandı. "Booker Dozen" olarak anılan 13 kitaplık listede Pulitzer ödüllü Elizabeth Strout, Booker ödüllü Douglas Stuart ve Marlon James'in yanı sıra Rebecca Perry ve Kenan Orhan gibi dikkat çeken isimler de yer aldı.

Jüri başkanı Mary Beard, bu yılki seçkiyi "dinamit gibi" olarak nitelendirerek, uzun listedeki eserlerin farklı okur profillerine hitap ettiğini söyledi. Beard, seçilen romanların okurları yeni dünyalarla tanıştırdığını ve farklı bakış açıları geliştirmelerine katkı sunduğunu belirtti.

Bu yıl uzun listeye giren eserler, Mexico City'den İskoçya'nın ücra adalarına, Zürih'teki ötanazi kliniklerinden 1980'ler Jamaika'sına ve ABD'de 2024 başkanlık seçimleri öncesindeki Massachusetts'e uzanan geniş bir coğrafya ve tema yelpazesi sunuyor.

Listede yer alan kitaplar şunlar:

  • The Shadow of the Object – Chloe Aridjis
  • Switzy – Emma Cline
  • Helen of Nowhere – Makenna Goodman
  • The End of Everything – M. John Harrison
  • The Disappearers – Marlon James
  • Black Bag – Luke Kennard
  • The Renovation – Kenan Orhan
  • May We Feed the King – Rebecca Perry
  • The Palm House – Gwendoline Riley
  • The Things We Never Say – Elizabeth Strout
  • John of John – Douglas Stuart
  • All Them Dogs – Djamel White
  • The Vivisectors – Missouri Williams.

Türk yazar Kenan Orhan da listede

Uzun listenin dikkat çeken isimlerinden biri de Türkiye kökenli yazar Kenan Orhan oldu. Kansas'ta yaşayan Orhan'ın ilk romanı The Renovation, Booker Prize uzun listesine girerek önemli bir başarı elde etti. Daha önce yayımladığı I Am My Country adlı öykü kitabıyla PEN/Robert W. Bingham Ödülü'ne finalist olan ve Story Prize uzun listesine kalan Orhan'ın öyküleri The Atlantic, The Paris Review ve The Common gibi saygın edebiyat dergilerinde yayımlandı; ayrıca The O. Henry Prize Stories ile The Best American Short Stories seçkilerine girdi.

The Renovation, İtalya'da yaşayan psikolog Dilara'nın demans hastası babasına bakabilmek için evini yeniden düzenleme çabasını konu alıyor. Ancak tadilat tamamlandığında, yeni bir banyo yerine İstanbul'daki Silivri Cezaevi'nden birebir kopyalanmış bir hücre inşa edildiği ortaya çıkıyor. Ailesi yıllar önce Türkiye'den siyasi nedenlerle ayrılan Dilara, başlangıçta bu tuhaf hatayı düzeltmeye çalışsa da zamanla hücrenin kendisini geçmişine ve terk etmek zorunda kaldığı İstanbul'a bağlayan gizemli bir geçit olduğunu keşfediyor. Babasının giderek ilerleyen demansıyla, ekonomik sıkıntılarla ve evliliğindeki sorunlarla mücadele ederken, Silivri hücresi onu Marmara'nın kıyılarına, martılara ve çocukluğunun İstanbul'una geri çağırıyor.

""Bu kitapta kendi korkularım ve yasım var"

Orhan, romanın büyük ölçüde kendi deneyimlerinden ve Türkiye'ye duyduğu özlemden beslendiğini söylüyor. NPR'ye verdiği röportajda, kitabı yazarken "rejime duyduğu öfkeyi", Türkiye'nin değişimine tanıklık edememenin yarattığı acıyı ve sürgünlük hissini kaleme aldığını anlattı.

"Bu kitapta kendi korkularım ve yasım var. Rejime ve Türkiye'yi gözlerimin önünde değiştiren politikalara duyduğum öfke de var. Ama en güçlü duygu, ne olursa olsun artık tanıdığım Türkiye'ye hiçbir zaman geri dönemeyeceğimi fark etmekti" diyen Orhan, yıllardır ülkeye dönemediği için Türkiye'nin zihninde "daha kasvetli ama hâlâ çok sevdiği bir yere" dönüştüğünü ifade etti.

"Rejim bir gün değişse bile çocukluğumu ve hatırladığım Türkiye'yi geri getirmek mümkün olmayacak. Türkiye ile ben artık birbirimize yabancıyız; yaklaşık 12 yıldır birbirimizin yabancısıyız."

Eski Booker kazananlarından Douglas Stuart, katı dini kurallarla yaşayan ailesinin yanına dönen genç bir eşcinsel erkeğin hikâyesini anlatan John of John ile yeniden uzun listeye girdi. Marlon James ise Jamaika'da geçen ve sekiz eşcinsel erkeğin şiddet yanlısı bir grubun hedefi olmasını konu alan The Disappearers adlı romanıyla listede yer aldı. Elizabeth Strout'un The Things We Never Say adlı romanı ise pandemi sonrası yalnızlık ve yaklaşan 2024 ABD seçimlerinin gölgesindeki bir tarih öğretmenine odaklanıyor.

Toplam 163 başvuru arasından seçilen 13 eser, 22 Eylül'de açıklanacak altı kitaplık kısa liste için yarışacak. Booker Prize'ın kazananı ise 9 Kasım'da ilan edilecek. Kısa listeye kalan yazarların her biri 2 bin 500 sterlin ve özel ciltli baskı kazanırken, büyük ödülün sahibi 50 bin sterlinin de sahibi olacak.

Kaynağa Git

İlgili Haberler