İtalya'da devam eden Barış Boyun davasına ait soruşturma dosyaları, kamuoyuna bugüne kadar yansıyan organize suç iddialarının ötesine geçen bulgular içeriyor.
Euronews Türkçe'nin ulaştığı dava belgeleri ile görüştüğü İtalyan yargı kaynaklarına göre, Milano Savcılığı Barış Boyun liderliğindeki yapılanmayı yalnızca organize suç örgütü olarak değil, siyasi hedefler doğrultusunda hareket eden ve terör suçlarına ilişkin hükümler kapsamında değerlendirilebilecek bir yapı olarak ele alıyor.
Dosyadaki dinleme kayıtlarında Boyun'un, PKK'yı yetersiz bulduğunu söyleyerek "sokaktan gelen" kişilerden oluşacak alternatif bir örgüt kurmayı ve Türkiye'de "yeni bir devrim" başlatmayı hedeflediğini anlattığı görülüyor.
Boyun: 'PKK'nın üst yönetimine haber gönderdim'
Euronews Türkçe, Mayıs 2024'te İtalya'nın Viterbo kentinde düzenlenen operasyonla tutuklanan Barış Boyun ve örgütüne ilişkin dava dosyasını inceledi, ayrıca İtalyan yargı kaynaklarıyla görüştü.
Milano Savcılığı'nın iddianamesine göre Boyun, 2023 sonundan Mayıs 2024'te tutuklanmasına kadar İtalya'nın farklı kentlerinde ev hapsinde bulunduğu dönemde de Türkiye ve Avrupa'daki örgüt üyelerine iletişim uygulamaları üzerinden talimat vermeyi sürdürdü.
Milano, Crotone ve Viterbo'daki evlerine ve elektronik kelepçesine yerleştirilen dinleme cihazlarından elde edilen kayıtlara göre Boyun, örgütün amacının Türkiye'de terör ortamı yaratarak bir devrim gerçekleştirmek ve Sarallar başta olmak üzere devleti “istila” ettiğini öne sürdüğü suç örgütleriyle mücadele etmek olduğunu dile getiriyor.
16 Ocak 2024 tarihli bir dinleme kaydında Boyun şu ifadeleri kullanıyor:
"PKK'nın üst kademelerine haber gönderdim. Böyle bir organizasyonu kabul etmediğimizi ve sokakta büyüyen insanları korumak adına yeni bir devrim başlatarak yeni bir örgüt kuracağımızı söyledim."
19 Ocak 2024 tarihli bir başka kayıtta ise Boyun'un, "Herkes sokağa çıkacak ve savaş yapacağız, sokakları yarıp geçeceğiz." dedikten sonra, "Ben başladım. Vadi İstanbul, Florya... Keleş, bombalar..." ifadelerini kullandığı yer alıyor.
26 Şubat 2024 tarihli dinleme kaydında ise Boyun'un, “Toplumda terör ve panik yaratmak için adamlarımı fedai veya kamikaze tarzı eylemler için eğitiyorum." dediği belirtiliyor.
19 Mart 2024 tarihli başka bir kayıtta da Boyun'un, "Hem sokağın hem de devletin beklentilerini boşa çıkarmayacağım." ifadelerini kullandığı, örgüt üyelerine başarı dileyerek "her şey bittikten sonra bütün devletin kendilerini konuşacağını" söylediği aktarılıyor.
Savcılık: Organize suçun ötesinde siyasi hedefler taşıyan bir yapı
Barış Boyun liderliğindeki yapı Türkiye'de çoğunlukla "yeni nesil mafya" olarak anılıyor. Ancak Milano Cumhuriyet Savcılığı, iddianamede örgütün faaliyetlerinin yalnızca organize suç kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunuyor.
Savcılığa göre örgütün amacı, rakip suç gruplarıyla mücadele etmenin ötesinde kamu düzenini istikrarsızlaştırabilecek ve siyasi hedefler doğrultusunda hareket edecek bir yapılanma oluşturmak. Bu nedenle, yapının klasik mafya örgütlerinin bölge ve suç ekonomisi rekabetinden ayrıldığı değerlendirmesine yer veriliyor.
İddianamede Boyun'un siyasi amaç taşıyan konuşmalar yaptığı, özellikle Almanya ve Türkiye başta olmak üzere henüz deşifre edilmemiş yurt dışındaki hücreleri koordine ettiği, silah temini ile saldırıları organize ettiği ve örgüt üyelerinin kendisine mutlak bağlılık esasına göre hareket ettiği belirtiliyor.
Savcılık, örgütün uyuşturucu, silah ve göçmen kaçakçılığı gibi suç alanlarında faaliyet göstermenin ötesinde devlet kurumlarını hedef alan bir strateji izlediğini ve bu nedenle "gerçek anlamda terörist bir nitelik" kazandığını değerlendiriyor.
İddianamede yapı, "kurumlarda kaosa yol açabilecek ve devrim gerçekleştirebilecek kapasitede yeni bir organizasyon" olarak tanımlanıyor.
Euronews Türkçe'nin görüştüğü İtalyan yargı kaynakları da örgütü terör amaçları güden silahlı bir yapı olarak değerlendirdiklerini, ancak bunun mevcut yerel ya da uluslararası terör örgütlerinden farklı özellikler taşıdığını söyledi.
Kaynaklar, nihai hukuki değerlendirmenin davaya bakan ağır ceza mahkemesi tarafından yapılacağını vurgularken, dinleme kayıtlarının Boyun'un PKK'yı yetersiz gördüğü ve ona alternatif bir yapılanma oluşturmayı hedeflediğini ortaya koyduğunu ifade etti.
Barış Boyun'un İtalya'daki avukatlarından Fabrizio Cardinali ise Euronews Türkçe'nin sorularını yanıtlamayı reddetti.
Yargı kaynakları: 'İlk kez bu ölçekte bir Türk organize suç örgütüyle karşılaştık'
Euronews Türkçe'nin görüştüğü İtalyan yargı kaynakları, Barış Boyun örgütünün İtalya'da faaliyet gösteren mafya yapılarıyla herhangi bir bağlantısına rastlamadıklarını, grubun tamamen bağımsız hareket ettiğini söyledi.
Kaynaklara göre dava, İtalya açısından "ilk kez bu ölçekte bir Türk organize suç örgütünün ayrıntılı biçimde ortaya çıkarıldığı" dosya olma özelliği taşıyor.
Yargı makamlarının en büyük endişesi ise örgütün savaş silahlarına erişim kapasitesi, bu silahları kullanmadaki tecrübesi ve Avrupa'nın farklı ülkelerinde kamuya açık alanlarda şiddet eylemleri düzenleyebilme potansiyeli.
Yetkililer, düzenlenen operasyonlar ve tutuklamalar sonrasında örgütün kapasitesinin zayıfladığını düşünmekle birlikte tehdidin tamamen ortadan kalkmadığını vurguluyor.
Bir yargı yetkilisi durumu şu sözlerle özetliyor:
"Kökleri burada olan Ndrangheta ve diğer mafya gruplarını uzun yıllardır soruşturuyoruz. Boyun'un örgütü ise çok daha karmaşık. Kökeni başka bir ülkeye dayanan bir suç yapılanmasını takip etmek işi zorlaştırıyor. Suç eylemleri öngörülemez; bir sonraki hamlelerini kestirmek son derece güç. Avrupa ve Türkiye'deki hücrelerin tamamı da henüz ortaya çıkarılabilmiş değil."
Dosyadaki dinleme kayıtlarında, İtalya'daki iki örgüt üyesinin kendi aralarında yaptığı bir konuşma da yer alıyor. Kayıtta, Boyun'un tutuklanmasının ardından tüm sistemin çöktüğü değerlendirilirken, "Bu adam tökezlerse hepimiz biteriz." ifadeleri kullanılıyor.
Savcılığa göre örgütün mali kaynakları siyasi hedefler için kullanıldı
İddianamede örgütün finansmanına ilişkin değerlendirmelere de yer veriliyor.
Savcılığa göre yasa dışı gelirler, resmî finans sistemi dışında işleyen kayıt dışı para transfer yöntemleri "hawala" ve "token" ile Avrupa'da dolaşıma sokuldu.
Boyun'un önemli mali kaynaklara sahip olduğu, bu parayla örgüt üyelerinin, tutukluların ve ailelerinin ihtiyaçlarının karşılandığı belirtilirken, söz konusu finansmanın önemli bölümünün nerede tutulduğunun tespit edilemediği kaydediliyor.
Savcılık, elde edilen gelirin kişisel servet biriktirmekten ziyade örgütün siyasi hedeflerini finanse etmek amacıyla kullanıldığı değerlendirmesini yapıyor.
Sicilya mafyası usulüyle örgütle haberleşince ağır tecride alındı
22 Mayıs 2024'te Viterbo'da düzenlenen operasyonla tutuklanan Barış Boyun, geçen sonbahardan bu yana L'Aquila Yüksek Güvenlik Cezaevi'nde İtalya'nın en sıkı infaz rejimlerinden biri olan 41-bis kapsamında tutuluyor.
Yargı kaynaklarına göre bu karar, Boyun'un cezaevinden de örgüte talimat göndermeyi sürdürdüğünün belirlenmesi üzerine alındı.
Dosyada, talimatların Sicilya mafyası Cosa Nostra'nın kullandığı "pizzini" yöntemiyle, yani küçük el yazısı notlar aracılığıyla iletildiği, bu sürece aracılık ettiği öne sürülen bir akrabasının da daha sonra tutuklandığı belirtiliyor.
İtalya'da mafya ve terör suçlarından hükümlü ya da yargılanan, cezaevinden örgütlerini yönetme riski bulunan kişiler hakkında uygulanan 41-bis rejimi kapsamında görüşmeler, telefon hakkı, mektuplaşma ve diğer mahkûmlarla temas ciddi ölçüde sınırlandırılıyor.
Yargı kaynakları ayrıca, İtalyan basınında zaman zaman dile getirilen "Viterbo Türk mafyasının başkenti haline geldi" yönündeki değerlendirmelere katılmadıklarını belirtiyor.
Kaynaklara göre Boyun ve örgüt üyeleri İtalya'da bulundukları süre boyunca Milano, Crotone ve Viterbo başta olmak üzere farklı kentler arasında sık sık yer değiştirdi.
'Eşi korkudan Türkiye’ye kaçarken sevgilisi Özge, Barış Boyun’u yalnız bırakmadı'
İddianameye göre Boyun, 2023 sonu ve 2024'ün ilk aylarında ev hapsindeyken örgütle bağlantısını eşi Ece Boyun ile sevgilisi Özge Büyükkaplan aracılığıyla sürdürdü. Savcılık, gerçekleştirilen eylemlere ilişkin talimatların iletilmesinde iki ismin de önemli rol oynadığını öne sürüyor.
Dosyaya göre Özge Büyükkaplan, Boyun'un Crotone'de ev hapsinde bulunduğu dönemde onunla birlikte kaldı. Ancak Ece Boyun'un İtalya'ya gelmesinin ardından 6 Mart 2024'te evden ayrılarak bir otele yerleşti.
5 Şubat 2024 tarihli dinleme kaydına göre Büyükkaplan, Boyun'a "ölene kadar sadık kalacağını" söyledi; Ece Boyun'un korktuğu için Türkiye'ye döndüğünü, kendisinin ise üç yıldır Boyun'un yanında olduğunu ve olmaya devam edeceğini ifade etti.
Ece Boyun ise bir süre İtalya'da kaldıktan sonra Türkiye'ye döndü. İtalya'daki davada gıyabında yargılanan Ece Boyun, Türkiye'ye dönüşünden kısa süre sonra Ekim 2024'te tutuklandı, ardından serbest bırakıldı. Hakkında daha sonra yeniden yakalama kararı çıkarıldı.
Öte yandan iddianamede, Özge Büyükkaplan'ın 5 Ekim 2023'te Como'da gözaltına alındığında kolluk kuvvetlerine, "Ben PKK üyesiyim. Bu nedenle uluslararası koruma statüsü talep ettim ve el koyduğunuz kimlik belgelerine ihtiyacım yok.” dediği aktarılıyor.
Büyükkaplan, Barış Boyun'la birlikte Mayıs 2024'te İtalya'da tutuklandı.
Türkiye'nin iade talebi, Boyun'un da sığınma başvurusu reddedildi
Türkiye, Barış Boyun'un iadesi için İtalya'ya iki ayrı başvuruda bulundu. Konu iki ülkenin adalet bakanları arasındaki görüşmelerde de gündeme geldi.
Ancak İtalya, iade taleplerini cezaevi koşulları ve insan haklarına ilişkin hukuki gerekçelerle reddetti.
Yargı kaynakları, kararın siyasi değil hukuki değerlendirmeler sonucunda alındığını belirterek Boyun'un yargılanmasının İtalya'da süreceğini ifade etti. Boyun'un mahkûm olması ve kararın kesinleşmesi halinde cezasını da İtalya'da çekmesi öngörülüyor.
Barış Boyun, Özge Büyükkaplan ve bazı örgüt üyeleri ise İtalya'da siyasi sığınma talebinde bulundu.
Boyun'un başvurusu reddedildi. Temyiz süreci devam ederken, Euronews Türkçe diğer sanıkların başvurularına ilişkin sürecin hangi aşamada olduğunu doğrulayamadı.
Barış Boyun ve örgütüne yöneltilen suçlamalar
22 Mayıs 2024'te İtalyan ve Türk güvenlik güçleri ile Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) iş birliğiyle Viterbo başta olmak üzere çeşitli kentlerde düzenlenen operasyonlarda Barış Boyun ile birlikte 19 kişi gözaltına alındı. Daha sonra düzenlenen ikinci operasyonda dört kişi daha dosyaya eklendi.
Boyun'un en yakın isimleri ve Özge Büyükkaplan'ın da aralarında bulunduğu sanıkların büyük bölümü halen İtalya'da tutuklu bulunuyor. Türkiye'de bulunan Ece Boyun ise gıyabında yargılanıyor.
Sanıklar arasında İtalyan vatandaşlarının yanı sıra uzun yıllardır ülkede yaşayan Türkiye kökenli kişiler de yer alıyor. Savcılığa göre bu isimler özellikle belge temini ve para trafiğinin yönetilmesinde rol oynadı.
Milano Başsavcılığı, Barış Boyun yapılanmasını yalnızca İtalya'da faaliyet gösteren bir suç örgütü olarak değil; Almanya, Belçika, Hollanda, İsviçre ve Türkiye'de hücreleri bulunan uluslararası bir yapı olarak değerlendiriyor. İtalya'daki yapılanmanın ise bu ağın yalnızca bir bölümünü oluşturduğu belirtiliyor.
Dava, Haziran 2025'te Milano 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı ve yargılama devam ediyor. Sanıklardan biri hızlandırılmış yargılama usulünü tercih ederek ilk derece mahkemesinde mahkûm edildi.
Barış Boyun hakkında terör amaçlı silahlı örgüt kurmak ve yönetmek, insan kaçakçılığı, uluslararası silah ve uyuşturucu kaçakçılığı ile Mart 2024'te Berlin'de işlenen bir cinayetin azmettiricisi olmak dâhil çok sayıda suçlama yöneltiliyor.
41-bis infaz rejimi kapsamında tutulan Boyun, duruşmalara video konferans sistemiyle katılıyor.
İddianameye göre örgüt Avrupa genelinde silah ticareti, düzensiz göç organizasyonu ve uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetleri yürüttü. Ağır silahların önemli bölümünün Suriye başta olmak üzere farklı kanallardan temin edildiği, bazılarının ise yasa dışı şekilde Avrupa’da çeşitli kentlerde modifiye edildiği belirtiliyor.
Dosyada, İtalya'nın doğrudan saldırıların gerçekleştirildiği ülke olmaktan çok, Boyun'un Türkiye tarafından aranırken beklediği ve Avrupa'daki faaliyetlerini koordine ettiği lojistik merkez olarak kullanıldığı değerlendirmesi yapılıyor.
Savcılık, örgütün Almanya, Hollanda, Belçika ve İsviçre'deki bağlantıları üzerinden silah kaçakçılığı, düzensiz göç organizasyonu ve uluslararası para transferlerini yönettiğini öne sürüyor.
İddianameye göre Boyun ve örgüt üyeleri, İtalya'da iltica başvuruları yaparak yasal statü elde etmeye çalışırken Balkan rotası üzerinden gelen yeni örgüt üyelerine destek sağladı ve faaliyetlerini buradan koordine etti.
Savcılığa göre İtalya'da doğrudan işlenen ağır suçların sayısı sınırlı olsa da Boyun'un Türkiye'deki saldırılar ile Berlin'deki bir suikastı İtalya'dan yönettiği tespit edildi.
Ev hapsindeyken örgüte talimat vermeyi sürdürdü
Barış Boyun ilk olarak 2022'de Türkiye'nin iade talebi ve kırmızı bülteni kapsamında Rimini'de yakalandı.
Serbest bırakılmasının ardından Boyun, üç örgüt üyesi ve Özge Büyükkaplan ile birlikte 5 Ekim 2023'te Como'da yapılan rutin bir kontrolde yeniden gözaltına alındı. Araçta silahlar ile savcılığın terör propagandası kapsamında değerlendirdiği bazı belgelerin bulunması üzerine haklarında işlem yapıldı ancak daha sonra serbest bırakıldılar.
Türkiye tarafından aranması ve tehlikeli kabul edilmesi nedeniyle teknik takibe alınan Boyun, 19 Ocak 2024'te yeniden gözaltına alındı. Ardından Crotone kentindeki konutunda ev hapsine çıkarıldı.
18 Mart 2024'te buradaki evi silahlı saldırıya uğradı. İddianameye göre Boyun, dinlemeye takılan konuşmalarında saldırının arkasında Sarallar grubunun bulunduğunu öne sürerek bunun intikamını almak için örgüt üyelerine ağır silahlarla hazırlık yapmaları talimatını verdi.
Bu saldırıya ilişkin soruşturma Catanzaro Savcılığı tarafından sürdürülüyor.
Boyun bu olayın üzerine Viterbo'da başka bir konuta nakledildi. Savcılığa göre burada da örgüt üyelerine talimat vermeyi sürdürmesi ve bu talimatların somut eylemlere dönüşmesi üzerine 22 Mayıs 2024'te düzenlenen operasyonla yeniden tutuklandı.
İddianamede daha önce kamuoyuna yansıyan saldırı planlarına da yer veriliyor
Savcılık dosyasında, Boyun'un çatışma halinde olduğu Sarallar grubuna yönelik bir dizi saldırı planına ilişkin dinleme kayıtları da yer alıyor.
İddianameye göre Boyun, 21 Mart 2024'te Çerkezköy'de Sarallar grubuna ait olduğu belirtilen bir alüminyum fabrikasına LAW tanksavar, Kalaşnikof ve el bombalarıyla saldırı düzenlenmesi talimatını verdi. Aynı plan kapsamında Burhanettin Saral'ın da hedef alınmasının istendiği öne sürülüyor.
İtalya makamlarının Türk yetkilileri bilgilendirmesi üzerine saldırının engellendiği, hazırlık yaptıkları belirtilen şüphelilerin ağır silahlarla yakalandığı ifade ediliyor.
Dinleme kayıtlarında Boyun'un bu gelişmeyi, "Aramızda hainler var." sözleriyle değerlendirdiği ve daha güvenli haberleşme yöntemleri kullanılmasını istediği aktarılıyor.
Dosyada ayrıca, Boyun'un 17 Nisan 2024'te Sakarya'da Sarallar grubuna yakın olduğu belirtilen Ali Kaplan ve kardeşine yönelik saldırı talimatı verdiği, bu planın da engellendiği öne sürülüyor.
Dinleme kayıtlarından yola çıkarak Boyun'un Mart 2024'te Berlin'de öldürülen Veysel Erol cinayetinin azmettiricisi olduğu da iddia ediliyor. Savcılık, bu olayın örgütün uluslararası ölçekte şiddet kapasitesini ortaya koyduğunu değerlendiriyor.
İddianamede ayrıca Boyun'un Türkiye'deki örgüt üyelerine, Nusret Steakhouse'un Etiler şubesine yönelik saldırı ve gözdağı eylemleri düzenlemeleri talimatını verdiği; Bursa'da bir kişinin silahla yaralanması ile Bakırköy Cevizlik Mahallesi'ndeki bir kuyumcuya yönelik saldırıya ilişkin talimatlarının da soruşturma dosyasında yer aldığı belirtiliyor.
Uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin bölümde ise Boyun'un Güney Amerika'dan İstanbul Ambarlı Limanı'na gönderilen büyük miktardaki kokain sevkiyatına yardım etmeye çalıştığı, limandaki bağlantıları aracılığıyla konteynerin gümrük işlemlerini kolaylaştırmayı hedeflediği öne sürülüyor.
Ancak sevkiyata konu uyuşturucu madde ele geçirilemediği için suçlama, "uyuşturucu ithaline teşebbüs" kapsamında değerlendiriliyor.