Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte evlerde, iş yerlerinde ve araçlarda klima kullanımı artıyor. Uzun süre klimalı ortamda kaldıktan sonra boğaz ağrısı, baş ağrısı, burun akıntısı veya boyun tutulması yaşayanlar ise "Klima hasta eder mi?" sorusuna yanıt arıyor.
Solunum yolu enfeksiyonlarına virüs ve bakteriler neden oluyor. Bu nedenle klimanın ürettiği soğuk hava, tek başına grip ya da nezle oluşturmaz. Ancak yanlış kullanılan klima, solunum yollarını tahriş edebilir, mevcut alerji ve astım şikâyetlerini artırabilir veya kapalı ortamdaki mikroorganizmaların yayılmasını kolaylaştırabilir. Solunum yolu virüslerinin özellikle kalabalık ve iyi havalandırılmayan kapalı alanlarda daha kolay yayılabildiği belirtiliyor.
KLİMA NEDEN BOĞAZ AĞRISINA YOL AÇIYOR?
Klimalar ortamın yalnızca sıcaklığını değil, nemini de düşürebiliyor. Kuru hava; burun, boğaz ve göz yüzeyindeki nemin azalmasına neden olarak yanma, kuruluk, öksürük ve ses kısıklığı gibi şikâyetlere yol açabiliyor.
İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi, klima ve merkezi ısıtma sistemlerinin havayı kurutabileceğini, boğaz ve gırtlak şikâyetlerini artırabileceğini belirtiyor.
İç ortam neminin çok düşük olması kuruluk şikâyetlerini artırırken aşırı yüksek nem de küf ve diğer biyolojik kirleticilerin çoğalmasına zemin hazırlayabiliyor. ABD Çevre Koruma Ajansı, evlerde bağıl nemin ideal olarak yüzde 30 ile yüzde 50 arasında tutulmasını öneriyor.
"KLİMA ÇARPMASI" NEDİR?
Toplumda "klima çarpması" olarak bilinen durum, çoğu zaman bir enfeksiyondan ziyade soğuk hava akımına uzun süre maruz kalınmasına bağlı kas spazmı ve kas-iskelet sistemi ağrılarını ifade ediyor.
Klimanın doğrudan yüz, boyun, sırt veya omuz bölgesine üflemesi; kasların istemsiz biçimde kasılmasına, boyun tutulmasına ve hareket kısıtlılığına neden olabiliyor. Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastanenin yayımladığı bilgilendirmede de uzun süreli soğuk hava akımının kas ve eklem ağrılarını tetikleyebileceği belirtiliyor.
KİRLİ KLİMA FİLTRESİ ALERJİYİ TETİKLEYEBİLİR
Düzenli temizlenmeyen klima filtrelerinde toz, polen ve çeşitli kirleticiler birikebilir. Klima çalıştırıldığında bu parçacıklar yeniden ortama yayılabilir.
Bu durum özellikle astımı, polen alerjisi veya kronik solunum yolu hastalığı bulunan kişilerde burun tıkanıklığı, hapşırma, gözlerde kaşıntı, öksürük ve hırıltı gibi şikâyetleri artırabilir. Küfe maruz kalmanın bazı kişilerde boğaz ağrısı, öksürük, burun tıkanıklığı ve nefes darlığına yol açabileceği bildiriliyor.
Klima ve havalandırma filtrelerinin üretici tavsiyelerine uygun şekilde temizlenmesi veya değiştirilmesi, hem cihazın verimli çalışması hem de iç ortam hava kalitesinin korunması açısından önem taşıyor.
HER KLİMA LEJYONER HASTALIĞI YAPAR MI?
Klimalarla ilgili en çok merak edilen konulardan biri de Lejyoner hastalığı. Bu hastalık, Legionella bakterisinin bulunduğu çok küçük su damlacıklarının solunması sonucu gelişebilen ciddi bir zatürre türü olarak biliniyor.
Ancak evlerde ve araçlarda kullanılan standart klimalar havayı soğutmak için su kullanmadığından Legionella bakterisinin gelişmesi açısından riskli kabul edilmiyor. Risk daha çok suyla çalışan ve bakımı yapılmayan büyük bina soğutma kuleleri gibi merkezi sistemlerle ilişkilendiriliyor.
KLİMA KULLANIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Klimanın hava yönü doğrudan insanların üzerine çevrilmemeli. Özellikle uyurken soğuk havanın yüze, boyna veya göğüs bölgesine sürekli temas etmesi önlenmeli.
Termostat gereksiz yere çok düşük seviyeye ayarlanmamalı ve ortam sıcaklığı birden düşürülmemeli. Dünya Sağlık Örgütü, aşırı sıcak havalarda klima kullanılan ortamlarda termostatın 27 dereceye ayarlanmasını ve gerekirse vantilatörle desteklenmesini öneriyor.
Kapalı ortamlar belirli aralıklarla havalandırılmalı, yeterli su tüketilmeli ve cihazların periyodik bakımları ihmal edilmemeli. Klima filtresi temiz görünse bile üreticinin belirlediği sürelerde kontrol edilmeli.
HANGİ BELİRTİLERDE DOKTORA BAŞVURULMALI?
Hafif boğaz kuruluğu veya kas tutulması çoğu zaman ortam koşulları düzeltildiğinde azalabilir. Ancak yüksek ateş, nefes darlığı, göğüs ağrısı, belirgin hırıltı, şiddetli halsizlik veya geçmeyen öksürük varsa şikâyetler yalnızca klimaya bağlanmamalı ve sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
Özellikle yaşlılar, küçük çocuklar, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler ile astım veya kronik akciğer hastalığı bulunanların daha dikkatli olması gerekiyor.
Sonuç olarak klima doğrudan hasta etmez; ancak aşırı soğutma, kuru hava, doğrudan hava akımı, bakımsız filtreler ve yetersiz havalandırma hastalık belirtilerini ortaya çıkarabilir veya mevcut şikâyetleri ağırlaştırabilir.
