Türkiye’nin en güçlü şirketlerini anlamak çoğu zaman ciro, kâr, ihracat gibi sayısal verilerle oldukça kolaydır. Ancak “en iyi işveren” sorusu aynı derecede net değildir. Çünkü bu değerlendirme, finansal tablolardan çok çalışan deneyimine dayanır.
Forbes Türkiye ile Hamburg merkezli veri ve iş zekâsı platformu Statista, bu soruya yanıt bulmak için doğrudan en doğru kaynağa, yani çalışanlara başvurdu. “Türkiye’nin En İyi İşverenleri 2026” araştırması, şirketleri kurumsal imajlarıyla değil, çalışanların anonim geri bildirimleriyle değerlendiriyor. Katılımcılara sorulan temel soru ise oldukça basit: “Çalıştığınız şirketi, yakın çevrenize tavsiye eder misiniz?”
Küresel bir değerlendirme modeli
Nitelikli insan kaynağı için rekabetin sertleştiği, özellikle teknoloji tarafında yetenek açığının arttığı bir dünyada iyi bir işveren olmak bir lüks değil, şirketlerin rekabet gücünün en önemli unsuru.
Forbes ve Statista'nın 12 yıl önce ABD'de başlattığı bu araştırma, zamanla Almanya, İtalya, İngiltere, İsviçre, Polonya, Kanada ve Singapur gibi pazarlara yayıldı. Geçen yıl alınan bir kararla bu ülkelere Türkiye de eklendi. Böylece Türk iş dünyası ilk kez, dünyanın en yerleşik işveren değerlendirme yöntemlerinden biriyle kendi içinde ve sektörel ölçekte karşılaştırılabilir bir zemine kavuşuyor.
10 bin katılımcı, 200 bini aşkın değerlendirme”
Bu listenin en ayırt edici özelliği şirketlerin sürece dâhil olamaması. Araştırma sadece çalışanlarla anonim olarak gerçekleştiriliyor ve yalnızca onlar dinleniyor. Şirketler başvuru ya da ücret karşılığı araştırmaya dahil olamıyor.
Araştırma, Türkiye'de en az 250 çalışanı olan tüm sektörlerden şirketleri kapsıyor. Veriler Statista tarafından iki kanaldan toplandı: Forbes.com.tr üzerinden de ulaşılan açık katılımlı bir anket ve çeşitli çevrim içi erişim panelleri… Böylece geniş bir örneklem oluştu. Ekim 2025 – Şubat 2026 döneminde gerçekleştirilen anketlerle yaklaşık 10 bin yanıt toplandı. Her katılımcı birden fazla işvereni değerlendirdiği için 200 binden fazla işveren değerlendirmesi analiz edildi. Nihai skor iki tür değerlendirmenin bileşimi. İlki kişisel değerlendirme: Çalışanın doğrudan kendi işverenini tavsiye edip etmemesi. İkincisi genel değerlendirme: Çalışanın kendi sektöründeki diğer işverenlere dair dolaylı görüşü. Hesaplamada her iki değerlendirme de göz önünde bulunduruldu ancak kişisel tavsiyeye daha yüksek ağırlık verildi. Toplam puanı en yüksek 400 şirket, "Türkiye'nin En İyi İşverenleri 2026" listesinde yer aldı.
Listede her şirket, ana faaliyet alanına göre bir sektöre yerleştirildi. Türkiye'nin tanıdık dev şirketleri ise "holding"satırı altında yer almıyor. Çünkü araştırma işveren markasını, çalışanın onu deneyimlediği yerde -o holdinglere bağlı ayrı ayrı şirketlerde- değerlendiriyor. Bir holding ancak kendi merkez kadrosuyla başlı başına bir işveren olarak kendi adıyla listeye girdi.
Araştırma bundan böyle her yıl tekrarlanacak. Bu da giderek derinleşmesini sağlayacak. Forbes’un yine Statista iş birliği ile her yıl açıkladığı “Dünyanın En iyi İşverenleri” listesinde araştırma son üç yıla kadar uzanan veriyi bir arada değerlendiriyor, yakın tarihli yanıtlara ve hâlâ o şirkette çalışmakta olanların görüşlerine daha fazla ağırlık veriyor. Böylece istikrarlı biçimde iyi olan şirketlerle yalnızca o yıl parlayanlar birbirinden ayrışıyor.
Borusan boru ilk sırada
“Türkiye’nin En İyi İşverenleri Araştırması” ile Türkiye’de de önümüzdeki yıllarda hangi şirketlerin yükseldiğini, hangi sektörlerin dönüştüğünü tahminle değil veriyle okuyabileceğiz. Bu yıl ilk kareyi çekiyoruz; resmin tamamı, her yıl biraz daha detaylanacak.
İyi bir işveren olmak artık bir ünvan değil; ölçülebilir, tekrarlanabilir ve karşılaştırılabilir bir performans. Listenin zirvesinde Borusan Boru yer alıyor. Onu sırasıyla Tüpraş, Beymen Group, Mavi ve Mercedes-Benz Türk izledi.