Ana içeriğe geç

Timur Şam’ı ele geçirince Yezid’in kemiklerini yaktırdı

Bu hafta Kerbela Vakası’nın 1346. yıldönümü. Kerbela, siyasi hırs ve zulümlerin asırlarca dinmeyecek sonuçlar vereceğini gösteren acı bir örnektir. Kerbela dramının baş sorumlusu olan Yezid, İslam dünyasında en çok nefret edilen kişi oldu ve mezarında bile rahat edemedi. Mezarı defalarca tahrip edildi. 1401’de Şam’ı zapteden Timur, Yezid’in kemiklerini mezarından çıkartıp yaktırarak mezarı pislikle doldurttu

Timur Şam’ı ele geçirince Yezid’in kemiklerini yaktırdı
A Haber
16

Uzun siyasi mücadele ve komplolar sonucu 661'de halifeliği ele geçiren Emevi devletinin kurucusu Muaviye, 669'da Hazreti Hasan'ın şehadetinden sonra halifeliği saltanata dönüştürmek için harekete geçip halktan oğlu Yezid için biat almaya başladı. Peygamber'imizin torunu Hazreti Hüseyin, bu durumu kabullenmedi.
Muaviye'nin 680'de ölümünden sonra yerine geçen oğlu Yezid, ilk iş olarak Hazreti Hüseyin'in biatini almak için harekete geçti. Hazreti Hüseyin, biat etmesine yönelik baskılar artınca, durumun kötüye gideceğini anladı ve aile fertlerini yanına alarak 680 Mayıs'ında Mekke'ye hareket etti.


Zonaro'nun fırçasından 10 Muharrem.

HZ. HÜSEYİN İHANETE UĞRADI
Mekke'ye gelen Kûfeliler, Hazreti Hüseyin'i şehirlerine davet edip Emeviler'e karşı bir birlik oluşturmayı teklif ettiler. Hazreti Hüseyin daha önce hem babasına hem de ağabeyine karşı ihanetlerine şahit olduğu Kûfelilerin samimiyetlerini anlamak için amcasının oğlu Müslim'i Kûfe'ye gönderdi. 18 bin kişi, Akil oğlu Müslim'in önünde Hazreti Hüseyin'e biat etti, ancak Kûfeliler daha sonra ihanet ederek Emeviler'in Müslim'i öldürmesine göz yumdular.
Bu arada son gelişmelerden haberdar olmayan Hazreti Hüseyin, bütün aile fertleriyle birlikte Kûfe'ye doğru yola çıktı. Hazreti Hüseyin, yolda Müslim'in başına gelenleri öğrendi. Fakat Müslim'in oğullarının, babalarının intikamını almak istediklerini söylemeleri üzerine yoluna devam etti. Vali Ubeydullah'ın 1000 askerle gönderdiği Hurr, kafilenin yola devamına izin vermeyerek Hazreti Hüseyin'den, validen yeni bir emir gelinceye kadar Kûfe ile Medine arasında bir yol takip etmesini istedi. Hazreti Hüseyin, bunun üzerine Kerbela'ya geldi.
Bir süre sonra da valinin gönderdiği Sa'd oğlu Ömer, Kerbela'ya vardı. Ubeydullah, Ömer'e Hazreti Hüseyin'den Yezid adına biat almasını, aksi hâlde su ile bağlantısını kesmesini emretti. Biat teklifini kabul etmeyen Hazreti Hüseyin ve ailesinin suyu kesildi. Durumu değerlendiren Hazreti Hüseyin ve yanındaki arkadaşları zulme boyun eğmemek için Allah yolunda ölme kararı aldılar.


Ali Asgar'ın şehit edilmesi.

BÖYLE ZULÜM GÖRÜLMEDİ
10 Muharrem 61'de (10 Ekim 680) iki ordu karşı karşıya geldi. Hazreti Hüseyin'in kuvvetleri 72 kişiydi. Karşısında ise önce Hazreti Hüseyin adına Müslim'e biat edip daha sonra sözlerinden dönen 5 bin kişilik Kûfe ordusu duruyordu.
Ordusunun isyanından çekinen Sa'd oğlu Ömer, bizzat ilk oku atınca savaş başladı. Savaş meydanında Hazreti Hüseyin tarafından çok kişi şehit düşmüş, geriye Ehl-i Beyt'ten başka kimse kalmamıştı. Hazreti Hüseyin'in 19 yaşındaki büyük oğlu Ali Ekber, feryatlar arasında çadırdan çıkıp babasından izin alarak savaş meydanına daldı. Kûfeliler, Ali Ekber'e saldırarak şehit ettiler. Bu sırada neler olduğunu anlamak için çadırdan çıkan Hazreti Hüseyin'in küçük yaştaki oğlu Cafer de şehit düştü. Bir ok Hazreti Hüseyin'in henüz altı aylık olan Ali Asgar diye anılan oğlu Abdullah'ın boğazına saplandı.
Kûfeliler, ihanetlerinden utanmadan menfaat için Hazreti Peygamber'in soyunun başlarını kesmek için adeta birbirleriyle yarışmışlardı. Hazreti Hüseyin kahramanca savaşıyor ve karşısına çıkanı yere seriyordu. Hiç kimse onunla teke tek mücadele etme cesaretine sahip değildi. Kûfeliler, hep birlikte Hazreti Hüseyin'in üzerine saldırdılar.
Hazreti Hüseyin, aldığı ok ve mızrak darbeleriyle atından yere düştü. Enes oğlu Sinan, bir kılıç darbesiyle Hazreti Hüseyin'i ağır bir şekilde yaraladı. Şemir ileriye atılarak Hazreti Hüseyin'in başını bedeninden ayırdı. Hazreti Hüseyin'in başı kesildikten sonra yerde yatan bedeni atların ayakları altında ezildi. Çarpışmadan erkek olarak ancak hasta olan ve öldürülmekten son anda Komutan Ömer'in emriyle kurtulabilen Ali Zeynelabidin sağ çıkabilmişti.
Hazreti Hüseyin'in ve Ehl-i Beyt'in kesik başları Şam'a Yezid'e gönderildi. Ancak bu acı olay hiç unutulmadı. Hazreti Hüseyin'in anısına o günden bugüne pek çok kesim tarafından Muharrem'in onuncu günü olan Aşura matem günü olarak kabul edildi.


Hazreti Hüseyin, Kerbela'da susuz bırakılıyor.

MEZARINDA BİLE RAHAT EDEMEDİ
Hz. Hüseyin'in şehit edilmesinden sonra Peygamber'imizin torununun intikamını almak için ayaklanmalar çıktı. Daha sonraki yıllarda da Emeviler'e hemen her dönemde lanet edildi. Emevi halifelerinin mezarları tarumar edildi.
Kerbela dramının baş sorumlusu olan Yezit, çölde büyümüş, eğlence ve sefahat içerisinde yaşamıştı. Muaviye ölmeden önce oğlu için halkın büyük kısmının biatini almıştı. Bu yüzden Yezid, babasını ölümünün ardından Şam'da kendini halife ilan etti. Otoritesini tesis için de ilk iş olarak Hazreti Hüseyin ve ailesini Kerbela'da şehit etti. Daha sonra da isyanları bastırmak için Medine ve Mekke'yi yakıp yıktı. Bu çatışmalar sırasında Kâbe bile harap oldu. Kâbe'nin yıkılması bile savaşı durdurmaya yetmedi. Babasından devraldığı iktidarını üç yıl sürdüren Yezid, 39 yaşında öldü.
Hazreti Hüseyin ve Ehl-i Beyt'i şehit ettiren Yezid, tarihte en fazla lanetle anılan kişilerden oldu. İster Sünni olsun ister Şii, Müslümanlar onun ismine lanet ettiler. Yezid mezarında bile rahat edemedi. Mezarı defalarca tahrip edildi. 1401'de Şam'a giren Timur, Yezid'in mezarına yakın oldukları için Şamlılara kötü davrandı. Yezid'in kemiklerini mezarından çıkarıp yaktırarak mezarı pislikle doldurttu.


Timur

YEZİD TARAFTARLARINI ÖLDÜRTTÜ
Osmanlı tarihçisi Oruç Bey, Yezid'in mezarı meselesini şöyle anlatır: "(Timur) Şam'da Yezid'in kabrini buldurdu. 'Ben Yezid taraflısıyım' diye çağırttı. Bu hileye kanarak ne kadar Yezid taraftarı varsa inanıp geldiler. Bazısını Emevi Camii içine koyup öldürttü. Bazı ileri gelenleri ateşte yaktırttı. Yezid'in kabrini açıp bulduğu kemiklerini yaktırıp kabrini pislikle doldurdu."
Osmanlı tarihçisi Âşıkpaşazade ise şöyle der: "Yezid'in kabrini buldu. Kemiklerini çıkardı. Yaktı. Kabrini pislikle doldurdu. Şam'a olan kahrının çoğu Yezid o şehre yakın yattığı içindi."

HAZRETİ HASAN'I ZEHİRLEDİLER
Hazreti Ali, Kûfe'de camiye girmek üzereyken bir saldırıya uğrayarak yaralanmış ve kısa bir süre sonra 28 Ocak 661'de şehit olmuştu. Kûfeliler, bu olaydan sonra Hazreti Ali'nin büyük oğlu Hazreti Hasan'a halife olarak biat ettiler. Hazreti Hasan ve kardeşi Hazreti Hüseyin, Peygamber'imizin gözbebekleriydi ve bizzat Hazreti Muhammed tarafından yetiştirilmişlerdi.
Hazreti Hasan, İslam toplumundaki kargaşanın baş sorumlusu olan Muaviye'nin üzerine yürüdü. Ancak Kûfelilerin ihaneti üzerine bir antlaşma yaparak halifeliği Muaviye'ye bırakmak zorunda kaldı. Muaviye antlaşmanın şartlarını bir süre yerine getirdiyse de daha sonra sözünü tutmadı. Camilerde yine Hazreti Ali'ye hakaret edilmeye başlandı. Bu durum da Hazreti Ali taraftarlarının tepkisine sebep oldu. Muaviye, durumu kontrolüne almak için Hazreti Hasan'ı zehirletti. Zehirlenen Hz. Hasan, 7 Nisan 669'da vefat etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler