Ana içeriğe geç

Prof. Dr. Oytun Erbaş "Koronavirüsü ABD fonladı!" dedi ve aşıların arkasındaki kirli oyunu açıkladı

CNN Türk ekranlarında dünyada gündem olan ABD'de eski Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın açıklamalarını ve Covid-19'un arka planını

Haber 7
16

CNN Türk ekranlarında dünyada gündem olan ABD'de eski Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın açıklamalarını ve Covid-19'un arka planını değerlendiren Prof. Dr. Oytun Erbaş, mRNA aşılarının yan etkilerine ve Vuhan'da yüzde 100 ölümcül yeni bir varyant üzerinde çalışıldığına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Covid-19 pandemisinin yarattığı toplam can kaybının 15 milyona yaklaştığını bildirmişti. Ölümlerin en fazla Güneydoğu Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarında yaşandığı raporda, DSÖ'nün görevlendirdiği bilim insanlarının Ocak 2020 ile 2021 sonu arasındaki sürede 13,3 milyon ila 16,6 milyon kişinin hayatını kaybettiği tahminine yer verilmişti. CNN Türk ekranlarına konuk olan Prof. Dr. Oytun Erbaş, virüsün kökeni, aşıların etkileri ve hastalığın insan sağlığı üzerindeki kalıcı hasarları hakkında önemli iddiaları gündeme taşıdı.

"VİRÜSÜN LABORATUVAR KÖKENİ BASTIRILDI"

ABD'deki çalışmalara ve fonlamalara dikkat çeken Prof. Dr. Erbaş, "Pandemi boyunca milyonlarca insana "aşı olun" çağrısı yapan Dr. Anthony Fauci'nin Vuhan laboratuvarındaki araştırmalarını milyonlarca dolarlık vergi mükellefi parasıyla finanse ettiğini ve virüsün laboratuvar kökenine ilişkin gerçeğin bastırılmasında rol oynadığını ortaya koyan belgeleri yayımlıyorum." dedi.

Fauci'nin enfeksiyon hastalıkları konusundaki geçmişine değinen Erbaş, "1981'de ilk HIV vakası çıktı, Fauci çıktı. 1976'da Ebola bulundu, Fauci. 2020 Mart, Fauci. Adamın işi gücü enfeksiyon hastalıkları çıkıp açıklamaktır. Raporlarda şu ortaya çıktı; bu adamlar ABD'de salgından 8-10 sene önce aynı virüsü, SARS-CoV-2'yi çalışmışlar." ifadelerini kullandı.

Virüsün doğadaki dengesinden koparıldığını anlatan Erbaş, konuya "Hayvanlarda bu virüsler doğanın dengesinde duruyor. Bir el virüsü yarasadan ya da pangolinden alıyor. Normalde insana bulaşması imkansız ama bunu alıp insan hücre kültürlerinde pasajlıyorlar ve insandan insana bulaşan bir Covid suşu üretiyorlar." sözleriyle işaret etti.

Salgının yayılma nedenlerine ilişkin iddialarda da bulunan Erbaş, "Trump çıktığında Çin virüsü dedi ama ABD bu virüs yayılsın istedi. Çünkü büyük bir sıfırlama, resetleme için bir deneme gerekiyordu." diye konuştu.

"YÜZDE 100 ÖLÜMCÜL BİR COVİD SUŞU ELDE EDİLDİ"

Vuhan Enstitüsünün yeni çalışmalar yürüttüğünün altını çizen Erbaş, "Vuhan'daki ilk Delta virüsü 60 yaş üstünde yüzde 35 öldürücüydü. Şu anda Vuhan Enstitüsü yeni bir Covid suşunu elde etti ve yüzde 100 ölümcül. İnsandan insana bulaşan bu virüs şu an laboratuvarda duruyor." dedi.

"MİYOKARDİT YAPTIĞINI KABUL ETTİLER"

Aşıların yan etkilerini karşılaştıran Erbaş, şunları kaydetti: "Sinovac ve Turkovac ölü aşıdır, ölüm veya pıhtı atma riski oluşturmamıştır. Ancak mRNA aşısının şirketi dahil miyokardit, yani kalpte iltihap yaptığını kabul etti. BioNTech devamlı mutasyon geçirdiği için ilk çıkan aşılar işe yaramadı, Omicron varyantı çıktı. Şirket 2027 Şubat ayında BioNTech aşısını kaldırıyor, üretim bitti."

"COVİD İNSAN DNA'SINA YERLEŞTİ"

Hastalığı geçirenlerdeki kalıcı hasarlara vurgu yapan Erbaş, "Covid insan DNA'sına yerleşti. Geçirenlerin yarısına yakınının DNA'sının içine girdi. Beyinde, böbrekte, kalpte, damarda duruyor ve virüs atmaya devam ediyor. Buna uzamış Covid diyoruz. Ritim bozuklukları, emboliler, kalp krizleri, beyin sisi, Alzheimer ve yorgunluk görülüyor. Bazılarında 3-4 sene sürüyor." ifadelerini kullandı.

Anne karnında virüse maruz kalan bebeklerin durumuna da değinen Erbaş, "Anne karnında fetüsken Covid geçirenler şu an 5 yaşına geldi. Onlar büyüyünce bipolar, şizofreni veya depresyon gibi akıl hastalıkları olacak mı bilmiyoruz çünkü virüs beyne de bulaştı." dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler