Ana içeriğe geç

Sensör, uydu ve veri ile buğday üretimine destek

İklim değişikliği, kuraklık, artan üretim maliyetleri ve toprak verimliliğindeki kayıp, tarımda yeni üretim modellerini öne çıkarıyor. Bunlardan biri olan onarıcı (rejeneratif) tarım, Türkiye'de de yaygınlaşmaya başlıyor.

Sensör, uydu ve veri ile buğday üretimine destek
Ekonomim.com
16

FERZAN ÇAKIR

Nestlé Türkiye, Bandırma'da başlattığı program kapsamında bu yıl buğday ve mısırda onarıcı tarım uygulamalarını devreye aldı. Şirket, 2030'a kadar satın aldığı buğdayın yüzde 50'sini bu yöntemlerle üretmeyi hedefliyor. Program ilk etapta yaklaşık 100 çiftçi ve 500 hektarlık alanda yürütülüyor. Şirket, 2030'da 375-400 çiftçiye ve yaklaşık 1.900 hektarlık üretim alanına ulaşmayı planlıyor.

Üretim sistemleri yeniden şekilleniyor

Nestlé Türkiye CEO'su Leszek Wacirz, gıda güvenliğinin geleceğinin tarımın geleceğinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, iklim değişikliğinin üretim sistemlerini yeniden şekillendirdiğini söyledi. Wacirz, bugün küresel ölçekte temel tarımsal hammaddelerinin yüzde 27'sini onarıcı tarım uygulayan çiftliklerden tedarik ettiklerini, bu oranı 2030 yılında yüzde 50'ye çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.

Nestlé Türkiye Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Başak Ünal ise şirketin 120 yıllık Türkiye yolculuğunda onarıcı tarımı önceliklerden biri haline getirdiklerini belirterek, programın buğday ve mısırla başladığını, ilerleyen dönemde diğer tarımsal hammaddeleri de kapsayacağını söyledi. Ünal, onarıcı tarımı toprağın sağlığını iyileştiren, biyoçeşitliliği destekleyen, su kullanımını optimize eden, emisyonları azaltırken uzun vadede verimliliği artırmayı amaçlayan bir üretim modeli olarak tanımladı.

Tarım artık veriye göre yönetiliyor

Günümüzde tarımdaki temel problemlerden biri, toprağın ihtiyacından fazla gübre, ilaç ve su kullanılması. Toprakta gereğinden fazla gübre, ilaç ve su kullanımı topraktaki organik maddenin kaybına sebep oluyor. Proje kapsamında tarlalarda dijital toprak analizleri yapılıyor; toprağın organik madde değerleri ölçülüyor. Sensörler aracılığıyla toprak nemi, sıcaklık, yağış ve rüzgar gibi meteorolojik veriler saatlik olarak takip edilirken, her tarlanın ihtiyacına uygun gübreleme ve bitki besleme programı hazırlanıyor. Böylece çiftçi, elde edilen verilere göre hareket ediyor. Program kapsamında kullanılan yapay zeka destekli zararlı takip sistemi sayesinde süne gibi zararlıların günlük yoğunluğu izleniyor. Aynı sistem, yağış beklentisi, toprak nemi ve sıcaklık gibi verilere göre sulama ve gübreleme zamanına ilişkin uyarılar da oluşturuyor.

Çiftçi karbon ayak izinin %64’ü gübre kaynaklı

Program yalnızca teknoloji kullanımını değil, sonuçların ölçülmesini de içeriyor. Elde edilen veriler dijital platformda bir araya getirilerek karbon emisyonu, su kullanımı, toprak sağlığı ve biyolojik çeşitlilik açısından analiz ediliyor. Böylece programa katılan çiftçiler ile geleneksel yöntemlerle üretim yapan çiftçiler arasındaki fark sezon boyunca izleniyor. İlk değerlendirmelere göre bölgedeki çiftçilerin karbon ayak izinin yaklaşık yüzde 64'ü gübre kullanımından kaynaklanıyor. Programın temel hedeflerinden biri de bu emisyonu azaltmak. Bu süreçte çiftçiler yalnızca teknolojiyle değil, düzenli saha ziyaretleri ve eğitimlerle de destekleniyor. Sezon boyunca yaklaşık 13-14 kez üreticilerle bir araya gelinirken, dijital ve finansal okuryazarlık eğitimleriyle uygulamanın sahada kalıcı hale gelmesi hedefleniyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler