Artı Gerçek - İnsan Hakları Derneği (İHD), 1 Ekim 2024 ile 1 Temmuz 2026 tarihlerini kapsayan "Türkiye-PKK Barış Süreci İzleme Raporu"nu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, silahlı çatışmanın sona ermesinin kalıcı barış için tek başına yeterli olmadığı belirtilerek, hukuki güvence, demokratikleşme reformları ve bağımsız izleme mekanizmalarının hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.
İHD Genel Merkez ve Diyarbakır Şubesi yöneticilerinin katkısıyla hazırlanan rapor, Diyarbakır Barosu'nda düzenlenen toplantıda İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın tarafından açıklandı.
'KALICI BARIŞ REFORMLARLA MÜMKÜN'
Raporun "Sonuç: Temel Çıkarımlar ve Politika Önerileri" bölümünde, Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısı, PKK'nin 12 Mayıs 2025'te aldığı fesih ve silahlı mücadeleyi sonlandırma kararı, 11 Temmuz 2025'te gerçekleştirilen silah yakma töreni ile TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 18 Şubat 2026 tarihli raporu sürecin "somut ve geri dönülmesi güç kazanımları" olarak değerlendirildi.
Raporda, "Kalıcı barış ancak demokratik hukuk düzeni, siyasal katılım, eşit yurttaşlık ve hak temelli reformlarla desteklendiğinde mümkün olabilir" değerlendirmesine yer verildi.
İHD, bir yandan silahsızlanma sürecinin ve TBMM Komisyonu çalışmalarının sürdüğünü, diğer yandan kayyım uygulamaları, muhalefete yönelik yargı operasyonları ile ifade ve toplantı özgürlüğüne ilişkin kısıtlamaların devam ettiğini belirterek, bunun "ikili ve çelişkili bir ilerleme" yarattığını ifade etti.
'MAHKUMUN İKİLEMİ' BENZETMESİ
Raporda, "önce tam silahsızlanma" ile "önce hukuki güvence ve reform" yaklaşımları arasındaki görüş ayrılığının süreci tıkadığı belirtilerek, bu durum oyun teorisindeki "mahkumun ikilemi"ne benzetildi.
Tarafların karşılıklı ilk adımı atmaktan kaçınmasının süreci uzun süre "bekleme odasında" bıraktığı kaydedildi.
İHD ayrıca, TBMM Komisyonu'nun önemli bir kurumsallaşma adımı olduğunu ancak bağlayıcı karar alma yetkisinden yoksun bulunduğunu, bağımsız izleme ve doğrulama mekanizmalarının eksikliğinin ise kamuoyundaki güvensizliği artırdığını ifade etti.
Raporda, Suriye'deki gelişmelerin de Türkiye'deki süreci doğrudan etkilediği, Türkiye'nin Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) yönelik politikalarının Kürt kamuoyunda güven kaybına yol açtığı değerlendirmesi yapıldı.
YEDİ BAŞLIKTA ÖNERİLER
Raporda siyasi karar alıcılara yönelik öneriler yedi başlık altında sıralandı. İHD, TBMM'de bir "Toplumsal Bütünleşme Yasası" ya da "Çerçeve Yasa" çıkarılmasını, silahsızlanma ile hukuki reformların eş zamanlı yürütülmesini, bağımsız izleme ve denetim mekanizmasının oluşturulmasını önerdi.
Raporda ayrıca kayyım uygulamalarına son verilmesi, seçilmiş yerel yöneticilerin görevlerine iadesi, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na konulan çekincelerin kaldırılması, ifade ve basın özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanması ile anadilde eğitim ve kültürel hakların anayasal güvence altına alınması çağrısı yapıldı.
İHD, ana muhalefet partisine yönelik yargı operasyonlarının sona erdirilmesi, yolsuzluk soruşturmalarının ayrım gözetilmeksizin yürütülmesi, faili meçhul cinayetler ve zorla kaybetmelere ilişkin bağımsız hakikat mekanizmalarının kurulması ile köy koruculuğu sisteminin kaldırılarak bu statüde bulunan kişilerin sosyal ve ekonomik olarak yeniden konumlandırılması önerilerine de raporda yer verdi. (HABER MERKEZİ)