Gaziantep'te 15 yıldır baba mesleğini sürdüren Harun Kızılaslan, unutulmaya yüz tutan el dokumacılığını yaşatmak için Anadolu'nun farklı bölgelerindeki köyleri dolaşarak halı ve kilimleri topluyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki dağ ve Yörük köylerinden alınan el emeği göz nuru dokumalar, Gaziantep'te yeniden alıcılarla buluşuyor.

Kültürel miras niteliği taşıyan el dokuması halı ve kilimlerin özelliklerine göre 10 bin ila 20 bin TL arasında alıcı bulduğunu belirten Kızılaslan, ürünlere özellikle yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti. Gaziantep'te bu mesleği sürdüren yalnızca birkaç kişinin kaldığını söyleyen Kızılaslan, işin ciddi bilgi ve tecrübe gerektirdiğini vurguladı.
ARAŞTIRARAK TOPLADIĞI ESERLERİ SATIŞA SUNUYOR
Türkiye'nin dört bir yanındaki köylerden topladığı kilimleri satarak baba mesleğini devam ettirdiğini belirten Kızılaslan, yaklaşık 60 ila 80 yıl önce üretilen el dokuması halı ve kilimleri köylerden temin ettiklerini söyledi.

Kızılaslan, "Ben de burada satarak 15 yıldır baba mesleğini devam ettiriyorum. Satışa sunduğumuz halı ve kilimler, eski olmaları, koyun yününden üretilmeleri, kök boya kullanılarak dokunmaları, uzun süreli geçmişe sahip olmaları ve sağlıklı yapılarıyla biliniyor" dedi.

TURİSTLERDEN YOĞUN İLGİ GÖRÜYOR
El dokuması kilim ve halıların hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen turistlerin büyük ilgisini çektiğini ifade eden Kızılaslan, ürünlerin ziyaretçilere adeta geçmişe yolculuk hissi yaşattığını söyledi.

Kilim ve halıların fiyatlarının 10 bin ila 20 bin TL arasında değiştiğini belirten Kızılaslan, ürünlere yönelik talebin her geçen gün arttığını dile getirdi.
GEÇMİŞİN İZLERİNİ GELECEĞE AKTARIYOR
Mesleğin günümüzde giderek az sayıda kişi tarafından sürdürüldüğünü belirten Kızılaslan, geçmişten izler taşıyan ve hikâyesi olan halı ile kilimleri gelecek nesillere aktarmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

Bu mesleğin daha çok Antalya, Kapadokya, İzmir, İstanbul Kapalıçarşı ve Sultanahmet gibi turistik bölgelerde yapıldığını söyleyen Kızılaslan, Gaziantep'te ise bu işi sürdüren yalnızca 2-3 kişi kaldığını belirtti. Mesleğin ustadan çırağa aktarılarak öğrenilebildiğini vurgulayan Kızılaslan, çırak yetişmediğini ve işi ancak mesleğin içinde yetişen kişilerin sürdürebildiğini sözlerine ekledi.