Düğün hazırlıklarının en yoğun döneminde estetik işlemlere yönelimin arttığını ifade eden Yıldırım, botoks, dolgu, burun estetiği, mezoterapi ve PRP uygulamalarının en sık tercih edilen yöntemler arasında yer aldığını söyledi. Cilt bakımında ise kimyasal peeling, lazer uygulamaları, karbon peeling, gençlik aşısı ve medikal cilt bakımlarının öne çıktığını belirten Yıldırım, bu işlemlerin doğru zamanda ve uzman kontrolünde yapıldığında cilde daha sağlıklı, canlı ve parlak bir görünüm kazandırdığını dile getirdi.
Botoksun tam etkisinin yaklaşık iki hafta içinde ortaya çıktığını kaydeden Yıldırım, dolgu işlemleri sonrasında oluşabilecek ödem ve morlukların da genellikle bir ila iki hafta içinde gerilediğini söyledi. Lazer ve peeling uygulamalarının ardından cildin iyileşme sürecine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Yıldırım, bu nedenle estetik işlemlerin düğünden en az bir ay önce tamamlanmasını tavsiye ettiklerini belirtti.
Son günlere bırakılan uygulamaların çeşitli riskler taşıdığına dikkat çeken Yıldırım, yanlış yapılan botoks işlemlerinin kaş düşüklüğü veya göz kapağı sarkmasına neden olabileceğini, lazer ve peeling sonrasında oluşabilecek kızarıklık ya da lekelenmelerin ise düğün fotoğraflarına yansıyabileceğini söyledi. Steril olmayan koşullarda yapılan enjeksiyonların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Yıldırım, güvenilirliği kanıtlanmamış ürünlerin kullanımının kalıcı iz ve doku kaybı riskini artırabileceğini ifade etti.
Estetik ve cilt uygulamalarının mutlaka alanında uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldırım, düğüne son hafta kala ağır işlemler yerine nemlendirici ve yatıştırıcı bakımların tercih edilmesini önerdi.
Doğru planlama ve profesyonel uygulamalarla estetik işlemlerin gelin ve damatların düğün gününde kendilerini daha iyi hissetmelerine katkı sağlayacağını belirten Yıldırım, bilinçsiz ve son dakika kararlarının ise bu özel günü olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.