Oyuncu Hazal Kaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturması kapsamında Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde savcılığa ifade verdi. İfadesinin ardından adliyeden ayrılan Kaya, Haluk Levent ile iletişimi, deprem sürecindeki yardım çalışmaları ve yaptığı bağışlara ilişkin açıklamalarda bulundu.
LEVENT İLE YÜZ YÜZE GÖRÜŞMEDİĞİNİ AÇIKLADI
Haluk Levent ile herhangi bir tanışıklığının bulunmadığını belirten Kaya, Levent'in kendisiyle 2020 yılında SMA'lı çocuklara yönelik yürütülen yardım faaliyetleri sebebiyle telefonla iletişime geçtiğini aktararak "Haluk Levent’i 2020 yılında kendisinin SMA’lı çocuklar hakkında yaptığı yardım faaliyetlerine ilişkin ben de aynı şekilde yardım faaliyetlerinde bulunmam sebebiyle bana telefonla ulaştı. Kendi benzer yöndeki faaliyetlerinden bahsetti ama somut bir yardım talebinde bulunmadı. Hem bu süreçte hem de sonraki süreçte kendisi ile hiç yüz yüze görüşmedim. Aynı şekilde telefonla da başkaca görüşmemiz olmadı. Bu nedenle bir tanışıklığımız bulunmamaktadır" dedi.
"BABALA TV'YE KENDİM GİTTİM"
Deprem döneminde yardım çalışmalarına destek vermek amacıyla Babala TV’nin canlı yayınına katıldığını bildiren Kaya, yayın yerine herhangi bir yönlendirme olmadan gittiğini dile getirerek "Deprem döneminde ben de her Türk vatandaşı gibi yardımda bulunmak istedim. O sırada Babala TV’nin canlı yayınını gördüğümde kendim katılmak amacıyla yayının yapıldığı ofise gittim. Buraya gitmem konusunda herhangi birinin çağrısı veya yönlendirmesi olmadı" beyanında bulundu. Sosyal medya paylaşımlarının da yardım amacı taşıdığını kaydeden Kaya, "Oradaki beyanlarımız ve sonrasındaki süreçte şahsi sosyal medya hesaplarımdan yaptığım paylaşımlar tamamen depremden zarar görmüş insanlara yardımcı olmak kastıylaydı" ifadesini kullandı.

"BEN DE MAĞDURUM"
Deprem sürecinde hamile olduğunu ve yaşanan durumdan etkilendiğini açıklayan Kaya, AHBAP Derneği'ne 120 bin TL bağışta bulunduğunu bildirerek "Depremde birçok hamile kadın veya çocuk da etkilendiği için özellikle kendimi yardım etmek zorunda hissettim. Bu sebeple elimden geldiğince yardımlarda bulundum. AHBAP’a şahsen 120 bin TL bağış yaptım" dedi. Yaptığı bağışın suistimal edilmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını aktaran Kaya, "Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Bu yönde ben de şikayet hakkımı gerekli olursa kullanacağım" diye konuştu.
"BİZDE GÜVEN DUYGUSU OLUŞTURDU"
Kızılay'dan çadır temin edilmesi ve kamu görevlilerinin açıklamaları sebebiyle derneğe güven duyduklarını ifade eden Kaya, "AHBAP Derneği’nin o süreçte kullanacağı çadırları Kızılay’dan temin etmesi veya çeşitli kamu görevlilerinden destek içeren açıklamalar paylaşması bizde de o dönem bir güven duygusu oluşturmuştu. Geldiğimiz noktada bu duygumuzun ve bizim kamuoyu nezdinde bilinirliğimizin kullanılarak insanlardan bağış toplanmaya çalışılmasını topluma yapılan bir kötülük olarak değerlendiriyorum" şeklinde konuştu. Kaya, basında yer alan iddialara ve savunmaya ilişkin ise "Basından öğrendiğim kadarıyla savunmasında dayandığı hususları korkunç bir şey olarak buluyorum. Hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır" açıklamasını yaptı.
RUŞEN ÇAKIR DEPREM DÖNEMİNDEKİ HABERİNİ SAVUNDU
Aynı soruşturma kapsamında gazeteciler Ruşen Çakır ve Özlem Gürses'in ifadeleri de ortaya çıktı; İki gazeteci de soruşturma konusu paylaşımlarına ve sürece ilişkin beyanda bulundu.
AHBAP Derneği soruşturmasında ifadesi ortaya çıkan gazeteci Ruşen Çakır, Haluk Levent’i şahsen tanımadığını ve dosyada yer alan haberin kendisine ait olduğunu bildirerek "Haluk Levent isimli kişiyi şahsen tanımam. Sadece kendisini sanatçı olması münasebetiyle bir vatandaş olarak bilirim. Soruşturma içeriğinde bulunan haber doğrudur bana aittir. Ben yapmıştım" dedi. Haberi deprem bölgesindeki meslektaşlarının aktarımları üzerine hazırladığını ve para toplanmasına aracılık etmediğini belirten Çakır, "Bu yapmış olduğum haber tamamen o dönem depremin oluşturduğu üzüntü sebebiyle ve deprem bölgesinde bulunan yine meslektaşlarımızın bizlere yansıtmış olduğu durumlarla ilgili olarak Ahbap Derneğinin depremzedelere ciddi yardımlarda bulunduğunu söylemeleri sebebiyle bu şekilde haberini yaptım. Herhangi bir şekilde para toplanmasına yardımcı olmadım. Tamamen bu yapılan haber o şartlarda bir durum değerlendirmesiydi. Şahsım olarak ve ailem tarafından da Ahbap Derneğine çok cüzi miktarda deprem bölgesine gönderilmek üzere yardımda bulundum" şeklinde konuştu.


"ÖZÜR DİLEMEYİ GEREKTİRECEK BİR ŞEY YAPMADIM"
Gazeteci Burak Doğan’ın aktardığına göre ifadesi ortaya çıkan Özlem Gürses ise afet dönemlerinde önceliğin vatandaşın barınma ve yiyeceğe kavuşması olduğunu, herhangi bir kurumu öne çıkarma amacı gütmediğini belirterek "Afet dönemlerinde asıl ihtiyaç vatandaşların bir an önce barınma ve yiyeceğe kavuşturulmasıdır. Kim tarafından yapıldığı ve diğer detaylar önemsizdir. Ben herhangi bir kurumu parlatma çabası göstermedim. Bu nedenle sorumluluk hissetmiyorum" beyanında bulundu. Bilgisi dışında kullanılmış olması durumunda şikayetçi olacağını dile getiren Gürses, "Eğer bilgim dışında soruşturmaya konu özneler beni kullandı ise az önce bahsettiğim gibi şikâyetçi olacağım. Sayın Savcılık dolandırıcılık ve hırsızlık konulu bu çok çirkin isnatları en kısa sürede ortaya çıkarmalıdır. Türk halkı bu çirkin eylemleri hak etmemektedir. Eğer deprem sürecinde örgütsel yapı kuruldu ise ve yardım etmeyenlere linç furyası başlatıldı ise ben bunun farkında değildim. Yine Ahbap ve Babala’nın tabiri caiz ise rakibi kurumundaki sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapanlar karalanıyor ise bunu da fark etmedim. Türk yargısı geçen üç sene içerisinde durumu somut olarak belirleyecek verilere sahiptir" ifadesini kullandı. Haluk Levent’in tutumuna da değinen Gürses, "Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı. Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım" açıklamasını yaptı.