İspanya, Dünya Kupası'nı evine götürürken, bir dolu hayal kırıklığıyla geri dönen Milli Takımımızın durumu ise bir kez daha yüreğimizi dağladı. Zira Dünya Kupası eleme grubunda İspanya ile aynı grupta yer almış, İspanya'ya grupta 2 gol atıp, puan alan tek takım olmuştuk. Ancak onlar Dünya Kupası'nı kucaklarken, biz büyük beklentilerle gittiği miz ABD'den hüsranla dönmüştük... Dünya Kupası'nın tamamlanmasının ardından ortaya çıkan istatistiksel veriler bir kez daha yaptığımız hatalarımızı masaya yatırıp, ders almamız gerektiğini de gözler önüne serdi.
BAŞARISIZLIĞIN REKORUNU KIRDIK!
Şampiyon olan İspanya bütün istatistiklerde zirvede yer alarak, bu başarıyı sonuna kadar hak ettiğini gösterdi. Ancak ilginç olan şu ki İspanya'nın ardından maç başı istatistiklerde ikinci sıra da yer alan Milli Takımımız, golcü eksikliği yüzünden, pozitif oyununu skora yansıtamadı. Millilerimiz yüzde 66,3'le en çok topa sahip olan ikinci takım olurken, Türkiye ilk iki maçında rakip kaleye 62 şut çekerek rekor kırdı. Bu şutlardan 14 tanesi kaleyi bulurken, Ay-Yıldızlı oyuncularımız bir maçta 30'dan fazla şut çekip de gol atamadan mağlup olan ilk takım oldu.
PAS YÜZDESİNDE ARJANTİN'İ GEÇTİK
Türkiye, topa sahip olma ve pas kalitesinde elit seviye de olmasına rağmen ürettiği pozisyonları gole çevirmekte zorlandığı için turnuvanın 'en şanssız' takımlarından biri olarak öne çıktı. İspanya yüzde 92 pas isabetiyle dikkat çekerken, Ay-Yıldızlılar yüzde 89'la onları takip etti. Arjantin ise yüzde 87 pas isabetiyle finale kadar gelmeyi başardı. Elbette Türkiye'nin savunma zaafları da bu tabloda belirleyici oldu. İspanya turnuvada sadece 1 gol yerken, Türkiye 3 maçta da kalesini gole kapatmayı başaramadı.