Ana içeriğe geç

Avrupa'nın başkentlerini sollayan 'ikinci şehirler'

Kalabalık başkentleri ve klişe rotaları unutun; Avrupa’nın az bilinen şehirleri, kıtanın en keyifli kaçamak adresleri olarak öne çıkıyor. #Destinations

Avrupa'nın başkentlerini sollayan 'ikinci şehirler'
Euronews Türkçe
16

Dünyanın büyük başkentleri cazibesini mi yitiriyor? Kalıplaşmış gezi programlarından uzaklaşmak isteyen gezginler için durum gerçekten böyle olabilir.

BWH Hotels portföyü içinde yer alan bağımsız lüks ve lifestyle otellerin küresel markası WorldHotels'e göre, arka planda kalmış destinasyonlar ve daha az bilinen başkentler güçlü alternatifler olarak öne çıkıyor. Bu noktalar, daha az kalabalık ama atmosferi daha zengin; yerel kültüre ve gündelik yaşama dair sahici kesitler sunuyor.

WorldHotels'in son raporu, daha az bilinen destinasyonlardaki dikkat çeken konaklamalara yönelik ilgi artışının “modern seyahatte büyüyen bir dönüşümü” yansıttığını ortaya koyuyor. Rapora göre “gezginler, daha kişisel, daha bağlantılı hissedilen ve keşfetmesi daha tatmin edici yerler arayışıyla dünyanın en fazla bilinen şehir rotalarının ötesine geçiyor”.

Bu yaz kalabalık başkentlerden kaçmak mı istiyorsunuz? İşte WorldHotels'in Avrupa'daki favori adresleri.

Hollanda: Arnhem ve Gouda

Amsterdam kanalları ve Hollanda kültürü ile mirasına dair sunduğu ipuçlarıyla dünya çapında tanınmış olabilir; ama belki de Almanya sınırına yakın, ülkenin doğusundaki Arnhem'i seyahat listenize ekleme zamanı gelmiştir.

Açık havayı sevenler için Arnhem'in kartpostallık manzaraları, zengin ekosistemi ve bolca yürüyüş ile bisiklet parkuru, doğa ve macera arayan gezginler açısından ideal bir kaçış sunuyor.

WorldHotels'in “kültürle doğanın olağanüstü derecede birbirine yaklaştığı” bir yer olarak tanımladığı şehirde lüks otel grubu, önce De Hoge Veluwe Ulusal Parkı'nı ziyaret etmeyi, ardından da kentin canlı moda ve tasarım sahnesini keşfetmeyi öneriyor. Arnhem'in Klarendal semtindeki Modekwartier, yani moda mahallesi, 60'tan fazla küçük ölçekli dükkân ve atölyeyle dolup taşıyor; bağımsız mağazaların çoğu perşembe ile cumartesi günleri arasında açık.

Dışarıda geçen uzun bir günün ardından WorldHotels, Hotel Haarhuis (kaynak İngilizce)'e yerleşmenizi tavsiye ediyor. 1918'de açılan 124 odalı otel, konuklarına üç farklı yeme-içme mekânı, bir şehir spa'sı ve otobüs ile tren istasyonlarına yakın bir konum sunuyor.

Hollanda'da kalmaya devam ederken WorldHotels, Rotterdam ile Utrecht arasında, tam anlamıyla “sandviç” olmuş Gouda'yı da öneriyor. Sadece kremsi peynirin doğduğu yer olmakla kalmayan şehir, Orta Çağ'dan kalma ticaret evleri ve taş sokaklarıyla da büyüleyici bir görünüme sahip.

Ama peynire gerçekten düşkün olanlar için en iyi zaman, Gouda Peynir Pazarı'nın açık olduğu nisan ile ağustos ayları arası. Bu dönemde kente gidip yerel ürünlerle dolu tezgâhlarda pazarlık yapabilirsiniz.

“Gouda, Hollanda'nın en çekici küçük şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor; samimi, yürünebilir ve kalabalık başkent rotaları yerine gezginlerin giderek daha fazla aradığı gündelik bir atmosferle dolu” diyor WorldHotels. Lüks otel grubu ayrıca tarihi merkezde, Gouwe Nehri'ne yalnızca birkaç adım uzaklıktaki City Hotel Gouda (kaynak İngilizce)'da konaklamayı tavsiye ediyor.

Belçika: Kortrijk

Belçika'dayken neden Brüksel yerine Kortrijk'i denemeyesiniz? Flanders'in Batı Flandre bölgesinde yer alan şehir, büyük bir kentin cazibesini, bir köyün samimiyetiyle birleştiriyor.

Ziyaretçilerin mutlaka görmesi gereken yerler arasında, 1385'te inşa edilen Broel Kuleleri de var. Kireçtaşı ve kumtaşından yapılmış kuleler, Kortrijk ile Gent'i birbirine bağlayan Leie Nehri üzerindeki su yolu trafiğini kontrol etmek üzere inşa edilmiş. Rehber eşliğinde içlerini gezerek tarihleri hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Ayrıca Belçika'ya gidip de biraz çikolataya yer vermeden olmaz. 1949'dan bu yana çikolata üreten Chocolatier Vandenbulcke, Çikolata Rotası ile ziyaretçilere üretim sürecinin kalbine inme fırsatı sunuyor: çiğ kakao çekirdeklerinden enfes trüflere, pralinlere ve bisküvilere uzanan yolculuk boyunca duraklarda tadım yapılıyor ve etkileyici bir 4D deneyim de sunuluyor.

Geçmişe uzanan bir başka yolculuk için WorldHotels'in konaklama önerisi ise Hotel Damier (kaynak İngilizce). 1398 yılına uzanan geçmişiyle 65 odalı bu otel, Belçika'nın en eski, Avrupa'nın ise üçüncü en eski oteli olma özelliğini taşıyor. Ünlü Büyük Pazar Meydanı'nda yer alan otel, Fuar Merkezi'ne ve ana tren istasyonuna da yalnızca birkaç adım uzaklıkta.

Kaynağa Git

İlgili Haberler