Büyük şairimiz İsmet Özel, çok eski bir yazısında "Eğri oturup doğru konuşalım" deyimini teşrih masasına yatırmış, duruşu bozuk olanın sözünün doğruluğundan söz edilemeyeceğini belirtmişti.
Gerçekten de duruş sahibi olmayanın sözünden hayır gelmez. "Kimin dediğine, nerede dediğine değil, ne dediğine bakın" yaklaşımı da aynı şekilde sorunludur.
Bu, "Eğri oturanın sarf ettiği sözler içinde doğru olmaz" demek değildir; olur, hem de âlâsı olur.
Lakin o sözün maksadını bilmezseniz zokayı yutarsınız. Yanlış, doğrular içinde zerk edilir de ruhunuz duymaz.
Diyeceksiniz ki, "Maksadı nasıl anlayacağız, niyet okuyamayız ki?"
Haklısınız, sinsi algı operatörlerinin veya sureti haktan görünen münafık karakterlerin anlaşılmaları zordur.
Fakat iki şeye dikkat ederseniz, bu zorluk şaşırtıcı çapta kolaylaşır.
***
***