Anadolu'nun milyonlarca yıllık doğal zenginliği, küresel ekonomide Türkiye'nin en önemli ihracat kalemlerinden biri olmayı sürdürüyor. Dünyanın en büyük doğal taş rezervlerine sahip ülkeleri arasında yer alan Türkiye, mermer ve doğal taş üretimindeki gücünü uluslararası pazarlarda daha yüksek katma değere dönüştürmek için yeni bir strateji izliyor. Küresel ekonomideki dalgalanmalara rağmen ihracatını güçlü seviyelerde koruyan sektör, özellikle Çin pazarındaki hızlı büyümesiyle dikkat çekerken, "Turkish Stones" markasıyla Türk doğal taşını dünya çapında prestijli projelerin vazgeçilmez tercihi haline getirmeyi hedefliyor.
"SADECE TAŞ SATMIYORUZ, DÜNYA MARKASI İNŞA EDİYORUZ"
Türk doğal taş sektörü, küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen ihracattaki gücünü korurken rotasını yeni pazarlara çevirdi. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çekiç maden sektörünü haberglobal.com.tr'den Şifa Kaymak'a değerlendirdi. Çekiç 2026'nın ilk beş ayında Çin pazarında yüzde 44'lük dikkat çekici büyüme yakalandığını açıklarken, sektörün artık yalnızca ham madde ihraç eden bir yapıdan çıkarak "Turkish Stones" markasıyla küresel bir değer oluşturmayı hedeflediğini söyledi.
ÇİN'DE YÜZDE 44'LÜK SIÇRAMA
2026'nın ilk beş aylık ihracat verileri sektör adına önemli bir tablo ortaya koydu. Türkiye'nin en büyük doğal taş pazarı olan Çin'e yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemindeki 556 milyon dolardan 801 milyon dolara yükseldi. Böylece Türk doğal taşı, Çin pazarında yüzde 44'lük büyüme yakalayarak son yılların en güçlü performanslarından birine imza attı. ABD, Bulgaristan, İspanya ve İtalya da en fazla ihracat yapılan ülkeler arasında yer aldı.
1,9 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT KORUNUYOR
Küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen sektörün yaklaşık 1,9 milyar dolarlık ihracat hacmini koruduğunu belirten Çekiç, Türkiye'nin sahip olduğu doğal taş rezervleri sayesinde dünya pazarındaki en güçlü üreticilerden biri olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Ancak sektörün yeni hedefi yalnızca üretim yapmak değil, Türk doğal taşını yüksek katma değerli küresel bir marka haline getirmek.
ABD'DE GÜMRÜK ETKİSİ SINIRLI KALDI
ABD'nin uyguladığı yeni gümrük politikalarının sektör üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını belirten Çekiç, ilk beş ayda ABD'ye yapılan maden ihracatının 220 milyon dolardan 218 milyon dolara gerilediğini, bunun yalnızca yüzde 0,7 seviyesinde olduğunu söyledi. Bu düşüşün geçici olduğunu vurgulayan Çekiç, ABD'nin uzun vadede en stratejik pazarlardan biri olmaya devam ettiğini dile getirdi.

YENİ HEDEF JAPONYA, KANADA VE AVUSTRALYA
İMİB, mevcut pazarlardaki gücünü korurken yeni coğrafyalarda da etkinliğini artırmayı planlıyor. Japonya, Kanada, Avustralya ve Orta Doğu ülkeleri sektörün yeni büyüme rotası olarak öne çıkıyor. Amaç ise büyük uluslararası projelerde karar vericilere doğrudan ulaşarak "Turkish Stones" markasını küresel ölçekte tercih edilen bir marka haline getirmek.
YATIRIMLARIN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL: BÜROKRASİ VE MALİYET
İMİB Başkanı Metin Çekiç, sektörün en önemli sorunlarının başında izin süreçlerindeki bürokratik engeller ile hızla yükselen üretim maliyetlerinin geldiğini söyledi. Yeni ruhsat süreçlerinin uzaması nedeniyle birçok yatırımın geciktiğini belirten Çekiç, artan maliyetlerin bazı mermer ocaklarının sürdürülebilirliğini de tehdit ettiğini ifade etti.
Çekiç ayrıca, arazi izin bedellerinin gecikmeli ödenmesi nedeniyle geçmiş ruhsatların iptal edilmesi riskinin, Tarım ve Orman Bakanlığı ile yürütülen görüşmeler sonucunda ortadan kaldırıldığını belirterek, sektör açısından önemli bir yatırım güvencesi sağlandığını kaydetti.
AFYONKARAHİSAR FUARI SEKTÖRÜN VİTRİNİ OLDU
Bu yıl ikinci kez düzenlenen Afyonkarahisar Uluslararası Blok Mermer Fuarı'na 308 firma ve kurum katılırken, 38 ülkeden yabancı alıcı ile yaklaşık 15 bin ziyaretçi ağırlandı. Çekiç, fuarın doğrudan ticari hacimden çok, Türk doğal taşının uluslararası marka değerini artıran stratejik bir platform olduğunu belirterek, yeni iş bağlantılarının ve katma değerli ihracatın bu organizasyonlarla güçleneceğini söyledi.