Avrupa’nın enerji güvenliği arayışı Türkiye’yi kıtanın yeni enerji ağında öne çıkarıyor. ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin yazılı basındaki önemli kalelerinden biri kabul edilen National Interest (NI) yayın organında yayımlanan analizde, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında değişen enerji haritasında Ankara’nın giderek daha güçlü bir konuma yerleştiği belirtildi. Analize göre Avrupa’nın Rus gazına bağımlılığı azaltma çabası, sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yükselişi ve yeni tedarik yollarının aranması Türkiye için tarihi bir fırsat yarattı. Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu’daki üreticiler ile Avrupa pazarı arasında bulunan Türkiye; boru hatları, LNG terminalleri, yüzer depolama gaz tesisleri, yer altı depoları ve Karadeniz’deki üretimiyle kıtanın yeni enerji geçit rotalarından biri olma yolunda ilerliyor.
ENERJİ HARİTASI DEĞİŞİYOR
NI analizinde, Avrupa’nın onlarca yıl boyunca enerji güvenliğini büyük ölçüde sabit boru hatları üzerine kurduğu hatırlatıldı. Rus gazı kıtaya geniş boru ağı üzerinden taşınırken Nord Stream gibi projeler Moskova ile Avrupa ekonomileri arasında güçlü bir karşılıklı bağımlılık yarattı. Ancak Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Avrupa hükümetleri alternatif kaynaklara yöneldi ve LNG, yeni enerji stratejisinin temel unsurlarından biri haline geldi. Analize göre bu değişim Türkiye’nin önemini artırıyor.
BORU HATLARINDAN LNG MERKEZİNE
Türkiye’nin enerji sektöründeki ağırlığı uzun yıllar boru hatları üzerinden şekillendi. Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı TANAP, Hazar gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştıran Güney Gaz Koridoru’nun temel omurgalarından biri olurken, TürkAkım da Rus gazının Türkiye ve Güneydoğu Avrupa’ya taşınmasında kritik rol üstlendi. Ancak NI analizine göre Ankara son on yılda yeni dönemin yalnızca boru hatlarıyla kurulamayacağını gördü ve LNG altyapısına yöneldi. Türkiye’nin günlük yeniden gazlaştırma kapasitesi 2016 öncesinde yaklaşık 37 milyon metreküp düzeyindeyken 2025 itibariyla yaklaşık 150 milyon metreküpe yükseldi. Böylece Türkiye, sabit boru hatlarından gelen gaza bağımlı kalmadan dünya piyasalarındaki LNG kargolarını kabul edebilecek daha esnek bir yapıya kavuştu.
LNG İTHALATI YÜZDE 35 ARTTI
Türkiye’nin değişen enerji stratejisi ithalat rakamlarına da yansıdı. S&P Global Energy verilerine göre Türkiye 2024’te yaklaşık 9,17 milyon ton LNG ithal ederken bu rakam 2025’te 12,38 milyon tona yükseldi.Böylece yıllık artış yaklaşık yüzde 35’e ulaştı.
KARADENİZ GAZI İKİNCİ DAYANAK
Türkiye bir yandan küresel LNG piyasalarına açılırken diğer yandan kendi doğal gaz üretimini de artırmaya çalışıyor.Bu stratejinin merkezinde Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası bulunuyor. Sahadaki günlük üretim 2025’te yaklaşık 9,5 milyon metreküp düzeyine ulaştı. Ankara, yeni altyapının devreye alınmasıyla üretimi 20 milyon metreküpün üzerine çıkarmayı hedefliyor. Mayıs 2025’te ise Göktepe-3 kuyusunda 75 milyar metreküplük yeni doğal gaz rezervi keşfedildiği açıklandı. Yaklaşık 30 milyar dolar değer biçilen keşfin Türkiye’nin konutlardaki doğalgaz ihtiyacını yaklaşık 3,5 yıl karşılayabilecek büyüklükte olduğu belirtildi.
DOĞU AKDENİZ DENKLEMİ DE DEĞİŞEBİLİR
Türkiye’nin enerji merkezi hedefi Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesini de doğrudan ilgilendiriyor. Bölge uzun yıllardır deniz yetki alanları, doğal gaz sahaları ve alternatif boru hattı projeleri üzerinden şekillenen sert bir rekabete sahne oluyor. Yunanistan, Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır, İsrail ve Türkiye farklı enerji güzergahları üzerinde konum almaya çalışırken LNG’nin yükselişi, sabit boru hattı projelerinin karşısına daha esnek seçenekler çıkarıyor. NI analizine göre Türkiye’nin aynı anda LNG tesislerine, kıtalararası boru bağlantılarına, Karadeniz üretimine ve stratejik coğrafyaya sahip olması Ankara için önemli bir avantaj oluşturuyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel