Ana içeriğe geç

Rus arşivlerinden çıktı, Mustafa Kemal’i desteklemek zorunluluktu!

Rus arşivlerinden çıkan yeni belgeler, Milli Mücadele yıllarında Ankara ile Moskova arasındaki ilişkinin ideolojik yakınlıktan çok stratejik zorunluluklara dayandığını ortaya koydu. Telli Akhundova Korkmaz’ın “Rus Arşivlerinde Mustafa Kemal Paşa ve Türkiye (1918-1922)” başlıklı araştırmasına göre Sovyet yönetimi, Mustafa Kemal önderliğindeki hareketi Batı emperyalizmine karşı önemli bir güç olarak gördü. Belgelere göre Ankara hükümeti kendi milli çizgisini korurken, komünizmi ülkeye sokmadı.

Rus arşivlerinden çıktı, Mustafa Kemal’i desteklemek zorunluluktu!
Haber Global
16

Milli Mücadele yıllarında Ankara ile Moskova arasında kurulan ilişki, uzun yıllar boyunca “ortak düşmana karşı zorunlu yakınlaşma” olarak anlatıldı. Ancak Rus arşivlerinden gün yüzüne çıkartılan yeni yazışma ve belgeler, bu ilişkinin perde arkasında çok daha hesaplı ve karşılıklı kuşkularla örülü bir diplomasi yürütüldüğünü gösteriyor. Arşiv belgelerine göre Sovyet yönetimi; Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’da başlattığı hareketi yalnızca Türkiye’deki bir kurtuluş mücadelesi olarak değil, aynı zamanda Batı emperyalizmine karşı kendi güvenliği açısından da kritik bir gelişme olarak görmüş. Doç. Dr. Telli Akhundova Korkmaz tarafından ortaya çıkartılan ve “Rus Arşivlerinde Mustafa Kemal Paşa ve Türkiye (1918-1922)” başlıklı çalışmada yer alan belgeler, aynı zamanda Sovyet bürokrasisinin Ankara’ya, Mustafa Kemal’e, Milli Mücadele’ye ve Türkiye’de kurulacak yeni rejime nasıl baktığına da ışık tutuyor.

MOSKOVA’NIN KRİZ SENARYOSU

Bu belgelerin en dikkat çekici tarafı, Sovyetlerin Ankara’ya yardım ederken Mustafa Kemal’i “komünist bir lider” olarak görmemesi. Moskova yönetiminin, Mustafa Kemal’in milli bir çizgide hareket ettiğine dair değerlendirmeleri arşivlere yansırken, Ankara’nın ayakta kalmasının Sovyet çıkarları bakımından zorunlu kabul edildiği dikkat çekiyor. Belgelerde, Sovyet Rusya’nın Ankara’ya yaptığı para ve silah yardımını yalnızca bir dayanışma adımı olarak görmediği de açık biçimde anlaşılıyor. Rus arşivlerinde yer alan en dikkat çekici belgelerden biri, Sovyet Dışişleri Halk Komiseri Georgiy Çiçerin’in 27 Eylül 1920’de Lenin’e gönderdiği mektup. Çiçerin, Batı kaynaklarından gelen bilgilere dayanarak Kemalistlerin askeri malzeme eksikliği nedeniyle zor durumda olduğunu bildirirken, olası bir Türk yenilgisinin yalnızca Anadolu’daki Milli Mücadele’nin çökmesi anlamına gelmeyeceğini, bunun Kafkaslar’da da Sovyet çıkarları açısından ağır sonuçlar doğuracağını vurguluyor.

ANADOLU DİRENÇ NOKTASI

Belgelerde Kemalistlerin yenilmesinin, Antant destekli güçlerin yeniden inisiyatif kazanmasına, İstanbul merkezli eski düzenin hareketlenmesine ve Sovyet Rusya’nın güney hattında yeni bir kuşatma ihtimalinin doğmasına yol açabileceği de dikkat çekiliyor. Arşiv kayıtlarına göre Sovyet yönetimi, Ankara’nın ayakta kalmasını ideolojik bir yakınlıktan çok stratejik bir zorunluluk olarak değerlendirdi. Arşivden çıkan yazışmalara göre, Batı emperyalizmine karşı Anadolu’da güçlü bir direnç noktasının oluşturulması hayati kabul ediliyordu. Çiçerin’e göre Kemalistlerin yenilmesi, yalnızca Türkiye’deki direnişin zayıflaması anlamına gelmeyecekti. Bu yenilgi, Batı destekli güçlerin Kafkasya ve Sovyet doğusu üzerinde baskı kurmasına da zemin hazırlayabilirdi. Moskova açısından bu ihtimal, yalnızca Anadolu’yu değil, Bakü’yü, Türkistan’ı ve Sovyetlerin Müslüman nüfuslu bölgelerini de ilgilendiren stratejik bir tehdit olarak görülüyordu.

YARDIM İDEOLOJİK DEĞİLDİ

Belgelerde öne çıkan tabloya göre Sovyet yönetimi, Milli Mücadele’ye yapılacak yardımı doğrudan kendi devlet güvenliğiyle bağlantılı bir mesele olarak ele aldı. Arşiv kayıtlarında, Moskova’nın Ankara’nın komünistleşmeyeceğini büyük ölçüde gördüğü, buna rağmen yardım kararından vazgeçmediği anlaşılıyor. Belgelerde, Sovyetlerin önceliğinin Türkiye’de Bolşevik bir düzen kurmak değil, Batı emperyalizmine karşı Anadolu’da güçlü bir direnç noktası oluşturmak olduğu değerlendiriliyor.

MUSTAFA KEMAL’İN HESABI

Arşivlerden yansıyan bir diğer çarpıcı bilgi de Ankara’nın Moskova’ya yaklaşımının aynı ölçüde dikkatli yürütüldüğü. Belgelerde, Mustafa Kemal Paşa’nın Bolşeviklerle ilişki kurmayı Milli Mücadele’nin şartları bakımından zorunlu gördüğü anlaşılıyor. Belgelerde yansıyan tabloya göre Mustafa Kemal’in Bolşeviklere bakışındaki temel çizgi, “yakın durmak ama içeri sokmamak” şeklinde özetleniyor. Öte yandan Rus arşivlerindeki yazışmalar, Sovyet yöneticilerinin Mustafa Kemal’i yanlış okumadığını gösteriyor. Arşivlerden yansıyan bilgilere göre Sovyet Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Semyon Aralov, Lenin’in Mustafa Kemal’e bakışını da aktarıyor. Aralov’un anlatımına göre Lenin, Mustafa Kemal’i sosyalist olmayan; ancak iyi bir teşkilatçı, kabiliyetli, ilerici ve akıllı bir devlet adamı olarak görüyordu.

CUMHURİYET ÖNGÖRÜSÜ

Arşivlerde dikkat çeken bir başka bilgi de Sovyet bürokrasisinin Türkiye’de kurulacak yeni rejime dair yaptığı analizler. Çiçerin’in Lenin’e yazdığı değerlendirmelerde, Türk Milli Merkezi’nin henüz partilere bölünmediği, iç siyaset programının tam olarak oluşmadığı; ancak büyük ihtimalle Cumhuriyet rejimine gidileceği belirtiliyor. Aynı analizlerde Türkiye’de komünizm için uygun bir ortam bulunmadığı da ifade ediliyor. Arşivlerden yansıyan bir diğer çarpıcı bilgi de Sovyetlerin yalnızca Batı’dan değil, zamanla Kemalizmin bölgesel etkisinden de endişe duymaya başlaması. Belgelerde Moskova’nın, Mustafa Kemal’in Anadolu’daki başarısının Azerbaycan, Dağıstan, Kuzey Kafkasya ve Orta Asya’daki Müslüman-Türk toplulukları üzerinde etki yaratabileceğine değiniliyor.

TÜRK DÜNYASI'NA KAYITSIZ DEĞİLDİ

Aralık 1920 tarihli yazışmalarda, Moskova ve Ankara’nın birbirlerinin niyetlerini bildiği, iki tarafı geçici menfaatlerin birleştirdiği belirtiliyor. Aynı belgelerde Mustafa Kemal’in düşüncelerinin yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığı; Azerbaycan, Dağıstan ve Kuzey Kafkasya gibi bölgelerin de bu düşünce alanına girdiği ifade ediliyor. Sovyet yazışmalarında Mustafa Kemal tarafından kurulan Türkiye Komünist Fırkası için "uydurma” tanımı yapılmaıs dikkat çekiyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Kaynağa Git

İlgili Haberler