Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Nuri Koşar, obezitenin pankreas kanseri riskini artırdığını belirterek, sinsi seyreden hastalığın en ölümcül kanser türlerinden biri olduğunu söyledi.
Koşar, obezitenin birçok kansere neden olduğu gibi pankreas kanseriyle de ilişkili olduğunu ifade etti.
Obezitenin dünyada çok sık görüldüğünü dile getiren Koşar, "Obezite, pankreas kanseri riskini iki ila dört kat artırıyor. Pankreas kanseri çok yüksek oranda görülen bir kanser değil ama sinsi seyrediyor, yakalandığı zaman genelde ölümcül seyreden bir kanser türü. Son günlerde bununla alakalı olumlu gelişmeler var. Genetik bazda gen tedavisi konusundaki gelişmeler bizim için de umut oldu." diye konuştu.
Koşar, bazen hastalık çok geç dönemde yakalandığı, hastanın ameliyat şansını kaybettiği için pankreas kanserinin üzücü hastalık olarak güncelliğini koruduğunu dile getirdi.
Pankreas kanserinin erkeklerde daha fazla görüldüğünü anlatan Koşar, şunları kaydetti:
"Tam bir yaş aralığı veremiyoruz ama 45-60 yaş aralığında gözüken pankreas kanserleri var. Nadiren iyi huyluları olmakla birlikte çoğu kötü huylu seyreden ve hızlı ölüme götüren bir hastalık. Belirtileri, halsizlik, yorgunluk, son altı ayda 10 kilodan daha fazla kilo kaybı. Eğer ki ilerleyen bir evredeyse gözlerin beyazında sararma, karaciğerinden safra kesesine onikiparmak bağırsağı kanalına açılan yolda bir tıkanmaya bağlı sarılık, mekanik sarılık bu bildiğimiz bir sarılık değil, beyaz dışkılama. Sarılığa bağlı oluşan semptomlar hastayı uyandırabilir. Hastada, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, özellikle ailede pankreasla ilgili öykü varsa üstüne obezite ekleniyorsa zaman kaybetmeden genel cerrahiye başvurmasını öneriyoruz."
"UYKU DÜZENİNE, SAĞLIKLI BESLENMEYE ÖNEM VERİLMELİ"
Erken tanının tedavi olanağı sağladığının altını çizen Koşar, erken tanıyla ameliyat imkanının, tümör dokusunun ve pankreasın temizlenmesinin, sonrasında akıllı ilaç tedavisiyle tamamen kanserden kurtulmanın önünü açmaya çalıştıklarını söyledi.
Eskiden "Meme kanseri öldürür." denildiğini vurgulayan Koşar, "Artık meme kanseri öldürmüyor. Pankreasta da amacımız bu. Yeni gelişen tedaviler, hormona duyarlı ilaçlar, kişisel sadece o tümöre spesifik tedavilerle o umudu, yaşam süresini ne kadar uzatabilirsek o kadar iyi. Yağlı, kızartmalı yemekler, sağlıksız yaşam, uyku düzeninin bozukluğu pankreas kanserini tetikliyor. Kanserden korunmak için uyku düzenine dikkat etmeli, sağlıklı beslenmeli ve spor yapmalıyız." diye konuştu.
Koşar, pankreas kanserinin tedavisinde açık, laparoskopik veya robotik cerrahiyle ameliyatın birinci seçenek olduğuna dikkati çekerek, ABD'de iki hafta önce genetik mutasyon noktasını bulma konusunda akıllı ilaç teknolojisinde umut vadeden gelişmeler yaşandığını sözlerine ekledi.