Ana içeriğe geç

Tekstilde 78 milyar dolarlık dönüşüm!

Türk tekstil ve hazır giyim sektörü son yıllarda yüksek maliyetler, daralan talep ve finansman baskısı nedeniyle zorlu bir dönemden geçerken, sektörün geleceğine ilişkin yeni yol haritası Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından açıklandı.

Tekstilde 78 milyar dolarlık dönüşüm!
Ekonomim.com
16

YENER KARADENİZ / İSTANBUL

“Yeşil Mutabakat Stratejisi” raporuna göre yüzde 60’a yakın pay ile sektörün en büyük pazarı olan Avrupa Birliği’nin devreye aldığı yeni düzenlemeler, sektörde oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Rapor, sürdürülebilirliği artık bir çevre politikası değil, ihracat yapabilmenin temel şartı olarak tanımlıyor.

Rapora göre Türk tekstil ve hazır giyim sektörü son 15 yılda toplam 78,17 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımın 22,1 milyar doları makine ve teçhizata, 23 milyar doları bina yatırımlarına yönlendirildi. TGSD, bu rakamların Türkiye’nin üretim altyapısının Avrupa’nın en güçlü tedarik merkezlerinden biri olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Ancak raporda dikkat çekilen en önemli nokta, sektörün artık kapasite artırmak için değil, mevcut varlığını koruyabilmek için dönüşmek zorunda olduğu... 2024 yılında sektörün net kar marjının yüzde 0,85’e kadar gerilediği, faaliyet karlılığının ise yüzde 5,99 seviyesinde kaldığı belirtiliyor. Aynı dönemde net karda yaklaşık yüzde 73'lük erime yaşandığına dikkat çekiliyor.

AB’den yeni kurallar geliyor

Raporda Avrupa Birliği’nin yürürlüğe koyduğu düzenlemelerin sektörü doğrudan etkileyeceği belirtiliyor. Bunların arasında Ekotasarım Regülasyonu (ESPR), Dijital Ürün Pasaportu (DPP) ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi (CSDDD) gibi birçok düzenleme yer alıyor. Yeni dönemde Avrupa’ya satılan her ürün için yalnızca fiyat ve kalite yeterli olmayacak. Ürünün hangi hammaddeden üretildiği, karbon ayak izi, kullanılan kimyasallar, geri dönüştürülebilirlik oranı ve tedarik zinciri verileri de dijital ortamda paylaşılmak zorunda olacak. Raporda, Avrupa’nın artık “ürün değil veri ithal ettiği” vurgulanıyor.

TGSD’ye göre Türk üreticiler arasında yaygın olan “AB düzenlemeleri bizi kapsamıyor” yaklaşımı büyük risk taşıyor. Rapor, Avrupa’daki markaların yasal sorumluluklarını sözleşmeler yoluyla tüm tedarik zincirine aktardığını ve Türkiye’deki üreticilerin de fiilen bu yükümlülüklerin parçası haline geldiğini belirtiyor. Bu nedenle yalnızca Avrupa’daki markalar değil, onların tedarikçisi konumundaki Türk üreticiler de insan hakları, çevresel uyum, karbon verileri ve sosyal uygunluk konularında denetlenebilir hale gelmek zorunda kalacak.

Rapor ABD pazarını da mercek altına alıyor. ABD’de son dönemde artan zorla çalıştırma denetimleri ve “greenwashing” davaları nedeniyle şeffaflık ve izlenebilirlik taleplerinin hızla yükseldiği belirtiliyor. Bu nedenle Avrupa ve ABD pazarlarının ortak noktası olarak “kanıtlanabilir veri” öne çıkıyor.

Tekstil atığından 1 milyar dolar!

Türkiye’de yıllık yaklaşık 708 bin ton tekstil atığı oluştuğu belirtilirken, bu atığın elyafa dönüştürülmesiyle yaklaşık 1 milyar dolarlık ekonomik değer yaratıldığı hesaplanıyor. Ancak mevcut mevzuat nedeniyle tüketici sonrası tekstil atıklarının geri dönüşümünde önemli engeller bulunduğu, bu nedenle Avrupa ile rekabette yapısal dezavantaj oluştuğu ifade ediliyor.

TGSD’nin yol haritasına göre sektörün dönüşümü üç aşamada gerçekleşecek. İlk aşamada 2026-2027 döneminde karbon ölçümü, Dijital Ürün Pasaportu ve tedarik zinciri uyumu çalışmalarına odaklanılacak. İkinci aşamada 2028-2030 yılları arasında döngüsel ekonomi entegrasyonu hızlandırılacak. Nihai hedef ise 2030 sonrasında Türkiye’nin Avrupa’nın en güvenilir, en şeffaf ve en sürdürülebilir tekstil ve hazır giyim tedarik merkezi haline gelmesi.

Raporda özetle, sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil “varlık sebebi” olduğu belirtilirken, ilk uyumu sağlayan ülkelerin ve şirketlerin yeni dönemin kazananları olacağı vurgulanıyor. Raporda “Amacımız sadece daha fazla üretmek değil; Türkiye'yi Avrupa'nın en güvenilir, en şeffaf ve en sürdürülebilir tedarik üssü haline getirmektir. 'Made in Türkiye' etiketi, artık sadece bir menşei belirtisi değil; kalitenin, hızın, şeffaf verinin ve doğaya saygının değişmez garantisidir” ifadelerine yer veriliyor.

Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü:

  • Son 15 yılda yapılan toplam yatırım: 78,17 milyar dolar
  • Makine teçhizat yatırımı: 42,2 milyar dolar
  • Bina yatırımı: 23,8 milyar dolar
  • 2024 yılı net kar marjı: %0,85
  • Faaliyet karlılığı: %5,99
  • Net karda erime: %73
Kaynağa Git

İlgili Haberler