Ana içeriğe geç

Gecekondu fiyatına Boğaz manzaralı ev: 35 hanenin tapusu bir gecede silindi

İstanbul Sarıyer’de Bakanlık kararıyla 'rezerv alan' ilan edilen Poligon Mahallesi'ndeki yaklaşık 35 hanenin tapusu bir gecede silindi! Piyasa rayicinin çok altındaki bedellerle mülkleri Pelit İnşaat-Nar Enerji ortaklığına devredilen mahalle sakinleri, tebligat usulsüzlüğü iddiasıyla dava açtı.

Gecekondu fiyatına Boğaz manzaralı ev: 35 hanenin tapusu bir gecede silindi
Yeniçağ
16

Bölgedeki yaklaşık 35 hanenin yaşadığı 7 binayla ilgili süreç 2021 yılında başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bölgeyi “rezerv yapı alanı” ilan etti. 2022 yılının Mart ve Nisan aylarında ise bölgeye ait 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı değişiklikleri onaylanarak askıya çıkarıldı.

YASAL SÜREÇ NASIL İŞLEDİ

Mahalle sakinleri, barınma haklarının ihlal edildiğini belirterek rezerv alan kararına karşı İdare Mahkemesinde iptal davası açtı. Yerel mahkeme ilk etapta vatandaşları haklı bularak Bakanlığın kararını iptal etti. Ancak Bakanlık ve ilgili kurumların itirazı üzerine dosya üst mahkemeye taşındı. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği iptal kararını bozarak yasal dönüşüm sürecinin önünü yeniden açtı.

YASAYLA SATIŞ KOLAYLAŞTIRILDI

2023 yılında 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu’nda yapılan kritik bir düzenlemeyle, rezerv alanlarda uzlaşmaya yanaşmayan hisselerin hızlı satışı ve salt çoğunlukla karar alınması kolaylaştırıldı.

Bu yasa doğrultusunda Bakanlık, hak sahiplerine hisselerinin satışa çıkacağına dair bildirimleri muhtarlık kanalıyla gönderdi. Vatandaşlar ise bu tebligatlardan zamanında haberdar olamadıklarını belirttiler.

Dönüşüm projesine onay vermeyen hisselerin payları için 19 Eylül 2024 tarihinde Bakanlık gözetiminde resmi pay satış ihalesi düzenlendi. İhaleyi, bölgedeki projeyi yürüten ortaklık olan Pelit İnşaat ve Nar Enerji kazandı.

TAPULAR BİR GECEDE SİLİNDİ

İhalenin kesinleşmesinin ardından, belirlenen değerleme oranları üzerinden (metrekare başına yaklaşık 41 bin 200 TL) hesaplanan tutarlar hak sahiplerinin banka hesaplarına resen yatırıldı. Boğaz manzaralı evler için vatandaşların hesaplarına 1.200.000 TL ile 2.500.000 TL arasında değişen satış bedelleri aktarıldı. Ödemelerin tamamlanmasıyla birlikte eski maliklerin tapu kayıtları Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü sisteminden düşülerek mülkiyet resmi olarak şirket ortaklığına devredildi.

Mahalle sakinleri ise tapularının ellerinden bir gecede alındığını, ödenen bedellerin bölgedeki rayiç değerlerin çok altında kaldığını belirterek mağdur edildiklerini belirttiler. Vatandaşlar, tebligat usulsüzlükleri ve düşük bedel gerekçesiyle yeni bir hukuki süreç başlattı.

‘ŞİRKETLER BİZİMLE 10 YILDIR UĞRAŞIYOR’

Evlerini ve arsalarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan mahalle sakinleri, kentsel dönüşümün kendilerini bölgeden sürmek için bir “kılıf” olarak kullanıldığını belirtiyor.

Mahallede yarım asırdır yaşadıklarını ve aile mezarlıklarının da bu bölgede olduğunu belirten hak sahiplerinden Bülent Kopuz, uğradıkları mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:

“Mahallemizde toplam 30 bina var ve burası parsel parsel satın alınıyor. 200-250 metrekare arsa üzerinde 6 katlı binalarımız bulunuyor ancak üzerindeki binayı tamamen yok sayıyorlar. Bölgede şu anda yeni bir dairenin fiyatı 150 milyon lira. Bana ise sadece 1 milyon lira verip ‘buradan git’ diyorlar. Burada resmen danışıklı bir dövüş var. Bizim hiçbir bağımızın olmadığı Bağcılar’da, adımıza hesaplar açılıyor. Haberimiz ve onayımız yokken, imza atmamışken adımıza paralar yatırılıyor. Üstelik açılan ihaleye de sadece tek bir şirket katılıyor.”

‘PARAYA DOKUNMUYORUZ’

E-devlet üzerinden mülkiyet kayıtlarının bir gecede düşürüldüğünü belirten Kopuz, haklarını sonuna kadar arayacaklarını vurgulayarak şöyle devam etti:

“İsteğimiz dışında evimiz satılıyor. Biz bunu istemiyoruz, onay vermedik, imza atmadık. Karşımıza oturup bizimle hiç konuşmadılar. Bu işi resmen kanun çıkararak, devlet yoluyla yapıyorlar. E-devlet üzerinden mülkiyet kayıtlarımız düşürüldü. Biz hak iddiamızı sürdürebilmek ve parayı hemen iade edebilmek adına bankaya yatırılan bu tutarlara kesinlikle dokunmuyoruz. Bu, devlet eliyle yapılan bir dolandırıcılıktır. Bu şirketler bizimle 10 yıldır uğraşıyor. Önce ‘riskli alan’ dediler. Eğer burası gerçekten riskli alansa, neden kendiniz gelip burada lüks inşaat yapmaya çalışıyorsunuz? Sonra da ‘rezerv alan’ kılıfını uydurdular. Kentsel dönüşüm adı altında mahalleliyi buradan sürmeye çalışıyorlar. Biz 50 yıldır bu mahalledeyiz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler