Açılım süreci kapsamında hazırlıkları sürdürülen ve kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak adlandırılan düzenleme, AKP ile DEM Parti arasında yeni bir tartışmaya neden oldu. DEM Parti, yasal düzenlemenin temmuz ayında Meclis gündemine gelmesi konusunda mutabakat sağlandığını savunurken, AKP kaynakları ise sürecin devlet tarafından titizlikle yürütüldüğünü ve silah bırakma sürecinin doğrulanmasının beklendiğini ifade etti.
AKP İLE DEM KARŞI KARŞIYA GELDİ
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, çerçeve yasanın TBMM tatile girmeden önce gündeme alınması konusunda mutabakat bulunduğunu söyledi. Ancak düzenlemeye ilişkin taslağın kendileriyle paylaşılmadığını belirten Doğan, yaklaşık 40 gündür Abdullah Öcalan ile ne parti heyetinin ne de avukatlarının görüşebildiğini ifade etti.

DEM Parti heyeti de gazetecilerle yaptığı toplantıda, hem kendilerinin hem de Öcalan'ın hazırlanacağı belirtilen taslak metnin içeriğini bilmediğini dile getirdi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un yasal düzenleme için kullandığı "bir kereliğine çıkarılacak yasa" ve "gelen gelir, gelmeyen gelmez" ifadelerini de eleştiren Doğan, Kurtulmuş'un bulunduğu makamın ve süreçte üstlendiği görevin kapsayıcı bir dil kullanmayı gerektirdiğini söyledi. Doğan, "İhtiyacımız olan kapalı değil, herkesin gelebileceği açık bir kapı. Çünkü sözünü ettiğimiz şey toplumsal bütünleşmedir" dedi.
TEK ŞANSLIK YASAL DÜZENLEME SÜRECİ GERDİ
Cumhuriyet'ten Merve Kılıç'ın haberine göre, AKP kaynakları ise kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen düzenleme üzerindeki çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını belirtti. Kaynaklar, düzenlemenin tek seferlik bir yasa niteliği taşıyacağını ifade ederek,silah bırakma sürecinin tüm yönleriyle doğrulanmasının beklendiğini söyledi.

AKP kurmayları, örgütün yurt içi ve yurt dışındaki tüm unsurlarıyla silah bıraktığının henüz teyit edilmediğini belirterek, sürecin devletin ilgili kurumları tarafından yakından takip edildiğini kaydetti.

Parti kaynakları ayrıca DEM Parti'nin takvim ve içerik konusunda iktidara "dikte etmeye çalıştığını" öne sürerek, kamuoyu önünde yürütülen tartışmaların sürece zarar verdiğini savundu.
AKP cephesi, kamu vicdanı ve toplumsal hassasiyetlerin gözetileceğini, devletin kırmızı çizgilerinden taviz verilmeyeceğini de vurguladı.