Ekonomist ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, Perakende Günleri’nde yaptığı konuşmada, ekonomi gündemini değerlendirdi. Uygulanan ekonomi programını eleştiren Alkin, enflasyonu düşürmesi garanti olmayan bir programla büyümenin daraltıldığına işaret etti.
HAYAT PAHALILIĞINA KARŞI İKİ SEÇENEK
Alkin, üç sene önce hayat pahalılığına karşı uygulanacak iki seçenek olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin ikinci programı uyguladığına işaret eden Alkin, şu ifadeleri kullandı:
“Hayat pahalılığına karşı üç sene önce iki tane seçeneğimiz vardı. Bunlardan bir tanesi, milletin kârına, esnafın, vatandaşın umuduna göz dikmek yerine uzun vadeye yayayarak, disiplinli bir şekilde enflasyonu indirmek. Yani ılımlı bir büyüme ancak yüksek enflasyonla yola çıkıp sonunda hayat pahalılığını düşürmek.
“İkinci seçenek ise belalı seçenek. Düşürülmesi hiçbir şekilde garanti olmayan bir dezenflasyon hareketiyle düşük büyümenin garanti olduğu bir yöntem.”
PETROLDE ÜÇ SENARYO
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, İran Savaşı krizinin çok kısa süreceğine dair açıklamasını anlayamadığını belirten Alkin, petrol fiyatı ve etkileriyle ilgili üç farklı senaryo olduğunu kaydetti. Alkin, şöyle devam etti:
“Üç tane senaryo var. Birincisi olumlu senaryo. Petrol 100 doların üstüne çıkar, 80 dolar düzeyine geriler. Bu şekilde resmi enflasyon yıl sonunda yüzde 27 ile yüzde 30 arası açıklanır.
“İkinci senaryo, benim en gerçeklediğim senaryo. 90 dolarlar civarında petrol fiyatıyla sene sonu enflasyonu yüzde 32’ye çıkar. İşletmeler bunu yüzde 45, vatandaş da yüzde 60-62 gibi hisseder.
“Üçüncüsü, piyade karaya ayak basarsa bir felaket senaryosu. Bu olursa bizim konuşacak bir şeyimiz kalmaz. Tek haneli enflasyon raporu 2040’a kadar ertelenir. Neden? Bu reçetede devam edilecekse... Bu reçete yanlış bir reçete ama ısrar ediliyor.”
ABD’DEN DOLAR TAKAS HATTI
Enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye’yi neden çok fazla etkilediğini açıklayan Alkin, şunları söyledi:
“Enerji ihtiyacımızın yüzde 67’sini ithalatla karşılıyoruz. Ekonomi yönetimi sürekli olarak ‘Cari açıktaki iyileşmeyi kalıcı hale getireceğiz.’ diyor fakat onlarla hiçbir alakası yok. Çünkü biz ham madde, ara malı ithal edip üretim yapıp satıyoruz.”
Cari açıktaki baskıya karşı ABD’den dolar takas hattıyla döviz akışı söylentisine ilişkin konuşan Alkin, söz konusu uygulamanın yapılabilmesi için Türkiye’nin bölgede ABD çıkarlarını savunmasını gerektiğini ancak Türkiye’nin böyle bir alışkanlığı olmaması nedeniyle mümkün olmayacağını kaydetti.