ABD ile İran arasında savaşı bitirmesi beklenen mutabakat zaptı kâğıt üzerinde dururken, saha tam tersini söylüyor. 17 Haziran’da imzalanan, 60 günlük ateşkesi öngören ve dünya petrolünün beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere yeniden açmayı vaat eden anlaşma, daha mürekkebi kurumadan sahadaki çatışmayla çatladı. Diplomatik temasların sürmesi beklenirken, karşılıklı askeri hamleler, ateşkesin kalıcılığına dair soru işaretlerini büyüttü. Perşembe günü başlayan gerilimin karşılıklı saldırılara dönüşmesi nedeniyle müzakerelerin askıya alındığı da iddia edildi.
‘GÖRÜŞMELER DURDU’ İDDİASI
Wall Street Journal gazetesi iki ülke arasındaki saldırıların “bu hafta sonu İsviçre’de yeniden başlaması beklenen görüşmelerin durdurulmasına” yol açtığını öne sürerken, İranlı heyetin ‘koşulların yerine getirilmediği gerekçesiyle’ dün yapılması planlanan teknik görüşmelere katılmadığı iddia edildi. Ancak diğer yandan Amerikan merkezli Axios ise iki tarafın da saldırıları durdurma konusunda anlaştığı ve Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlıkları çözmek için yarın Doha’da bir araya geleceklerini öne sürdü.
Gerilim perşembe gününden itibaren kademeli olarak tırmandı. Üç günde boğazda bir konteyner gemisi ile bir tanker İran dronlarıyla vuruldu, ABD on İran hedefini bombaladı, İran da Körfez’deki ABD üslerine misilleme yaptı. ABD ve İran makamlarının karşılıklı tehditleri, gerilimin daha da tırmanma ihtilamine ilişkin endişeleri arttırdı. Gerilimin yükselmesinin nedeni ise “Hürmüz’ü kim yönetecek” sorusuna aranan yanıt. 17 Haziran’da imzalanan ve Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere açmayı vaat eden anlaşma, kontrol sorusunu boşlukta bıraktı.
İRAN BELİRLİ ROTA İSTİYOR
İran, boğazı açmayı kabul etse de yönetimini bırakmaya niyetli değil. Tahran, belirlediği rota dışından geçen her gemiyi “ateşkes ihlali” sayıp “sonuçlarına katlanmakla” tehdit ediyor. Buna karşılık ABD Donanması gözetimindeki mekanizma, Umman kıyısı açığında alternatif bir koridor ilan etti. Sonuçta boğazda üç ayrı güzergâh oluştu. Güneyde Umman hattı, ortada savaş öncesi rota, kuzeyde İran kontrolündeki yol. İran’ın rotasını tanımayan gemiler hedef alındı. Saldırı zinciri perşembe başladı. Singapur bayraklı Ever Lovely konteyner gemisi boğazda İran dronuyla vuruldu, cuma günü ABD misilleme olarak İran hedeflerini bombaladı. Cumartesi ise 2 milyon varil ham petrol taşıyan Panama bayraklı Kiku tankeri İran dronuyla hedef alınınca, gerilim zirveye çıktı.
KARŞILIKLI SALDIRILAR
Bunun üzerine CENTCOM, donanma ve hava kuvvetlerinin “Hürmüz çevresinde ve yakınındaki 10 İran askeri hedefini” vurduğunu duyurdu. Açıklamada hedeflerin İran’ın gözetleme altyapısı, iletişim sistemleri, hava savunma mevkileri, dron depoları ve mayın döşeme kapasitesi olduğu belirtildi. CENTCOM, “İran’a ateşkese uyma şansı verildi ama uymadı” ifadesini kullandı. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ise dün sabah Kuveyt’teki Ali el Salim Hava Üssü ile Bahreyn’deki ABD 5. Filo karargâhını füze ve dronlarla hedef aldıklarını bildirdi. Kuveyt iki balistik füzeyi düşürdüğünü, hasar ve can kaybı olmadığını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medyadan Tahran’a sert bir uyarı yaptı. ABD’nin “makul olmayı sürdüremeyebileceğini ve başladığı işi askeri olarak tamamlamak zorunda kalabileceğini” yazan Trump, “Bu olursa İran İslam Cumhuriyeti artık var olmayacak” ifadesini kullandı.
ARAKÇİ: HÜRMÜZ YALNIZCA İRAN’IN
Sahada füzeler konuşurken İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Bağdat’tan yaptığı açıklamalar da dikkat çekti. Irak’a resmi ziyarette bulunan Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın önümüzdeki 30 gün boyunca “tümüyle İran’ın gözetim ve yönetiminde” kalacağını yineledi. Bakan, engeller kaldırıldıktan sonra boğazın tam kapasitesine döneceğini söyledi. Arakçi, İran dışında yeni veya ayrı düzenlemeler kurulmasına sert tepki gösterdi. Böyle bir adımın boğazın yeniden açılışını geciktireceğini ve gerilimi tırmandıracağını belirten İranlı bakan, son iki gecede yaşanan olayların bunu gösterdiğini söyledi, tüm tarafları mutabakat zaptına uymaya çağırdı. Arakçi, ayrıca bölge için Körfez ülkeleri, İran ve Irak’ı kapsayan, “bölge dışından hiçbir ülkenin varlığı ya da müdahalesi olmadan” kurulacak yeni bir güvenlik mimarisi önerdi.
ABD ordusu, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki askeri varlığını sürdürüyor.�