Bir zamanlar bebekleri susturmanın yolu emzikti. Biraz daha büyük çocuklar içinse oyuncak.
Şimdilerde kriz anlarında sahaya sürülen başka bir “görevli” var: Tablet. Modern ebeveynliğin adeta İsviçre çakısı…
Restoranda yemeğin gelmesini beklerken, arabada sıkılınca, market kuyruğu uzayınca ya da ebeveyn sadece birkaç dakikalık sessizlik istediğinde ekranlar adeta dijital bir can simidi gibi devreye giriyor. Hatta kimi zaman ailelerin en sabırlı bakıcısı, en ulaşılabilir oyuncağı ve en yorulmaz dikkat dağıtıcısı haline geliyor.
Peki bu kadar sık başvurduğumuz ekranlar, çocukları yalnızca oyalıyor mu? Yoksa henüz inşaat halinde olan bir beynin mimarisini mi bozuyor?
11-15 yaş arası çocukların yüzde 80’i sosyal medya kullanıyor
Bu soruların tek bir yanıtı yok. Çünkü çocukların beyin gelişimi aile ortamından beslenmeye, nitelikli eğitimden sosyal ilişkilere sayısız etken tarafından şekilleniyor. Bu nedenle bilim insanları bugün hâlâ teknolojinin beyin üzerindeki etkisinin sınırlarını tartışıyor.
Yine de bir konuda fikir birliği var: Dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisini anlamak istiyorsak, beynin en hızlı değiştiği iki döneme odaklanmalıyız. Erken çocukluk ve ergenlik. Tam da beynin çevresinden gelen her uyaranı adeta bir sünger gibi emdiği yıllar…
3-6-9-12 Yaş Kuralı’nı duymuşsunuzdur: 3 yaşından önce çocuklara TV dahil hiçbir şekilde teknolojik cihaz ve ekran gösterilmemesi, 6 yaşından önce kişisel oyun konsolunun olmadığı ve dijital araçları sınırlı süreli kullandığı bir dönem, 9 yaşından önce internetin ve ekranın ebeveyn eşliğinde kullanımı, 12 yaşından önce de sosyal medya yasağı…
Buna rağmen ABD’de iki yaşına gelen çocukların yüzde 40’ının kendine ait bir tableti bulunuyor. Dört yaşına ulaştıklarında ise bu oran yüzde 50’yi aşıyor.
Türkiye’de 0-5 yaş grubuna ait dijital cihaz kullanım istatistiği henüz yok. Bu, önemli ve giderilmesi gereken bir eksiklik.
TÜİK’in en son Çocuklarda Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’nın verilerine göre 6-15 yaş arası çocukların internet kullanımı 2021 yılında yüzde 82 iken, 2024 yılında bu oran yüzde 91’e çıktı. Çocuklar interneti en çok video izlemek için kullanıyor. Sosyal medya kullanımları da 11-15 yaş aralığında yüzde 80’lere varmış durumda.
Bu yıl Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, “Çocuklar Güvende” platformu üzerinden ebeveynler için bir rehber yayımladı ve çocukların 0-3 yaş aralığında ekrandan tamamen uzak tutulmalarını, 6 yaşındaki çocuklar için ekran süresinin ise günde en fazla bir saat olması gerektiğini belirtti.
Ayrıca 1 Mayıs'ta Resmî Gazete'de yayımlanan yeni düzenlemeyle 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimine kısıtlamalar getirildi.
Ancak bir yandan da çocuklarına doğar doğmaz sosyal medya hesabı açan, onların en mahrem anlarını dijital ortamda paylaşan ve daha erken yaşlardan itibaren dijital bağımlılığı besleyen bir ebeveynlik anlayışı Türkiye'de giderek yaygınlaşıyor.
Yetişkinler, Instagram’ın ünlü “anne-bebek” ve “anne-çocuk” hesapları arasına girmek için adeta yarış halindeler.
Ne kadar izlediği kadar ne izlediği de önemli
Boston Çocuk Hastanesi bünyesinde bulunan Digital Wellness Lab (Dijital Sağlık Laboratuvarı) tarafından hazırlanan son araştırma notu (“Kilit Gelişim Dönemlerinde Teknoloji Kullanımı ve Beyin – Erken Çocukluk”), yaşamın ilk beş yılında ekran kullanımının çocukların bilişsel gelişimi, dil edinimi ve sosyal-duygusal becerileri üzerindeki etkilerine ilişkin son on yılda yayımlanan bilimsel çalışmaları mercek altına alıyor.