İLKE ÇITIR / NEFES
Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelen er gaziler ve şehit yakınları, Güvenpark’ta oturma eyleminin dördüncü gününde yetkililere seslerini duyurmaya çalışıyor. Bu ülke için canını ortaya koyan askerler günlerdir parkta kartonların üstünde uyuyor.
Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü PKK’ya karşı verilen mücadelelerde gazi olan erler, “muvazzaf-er” ayrımının bitmesini istiyor. Bir er gazi 40 ila 52 bin lira arasında maaş alırken kadrolu ve profesyonel subay ile astsubaylarda bu maaş, 85 bin liradan başlayıp 140 bin liraya kadar ulaşıyor. Kırıkkale’den eylem için gelen 51 yaşındaki Zafer Gürler “1996 yılında Irak sınırında mayına bastım. Aldığım maaş 51 bin 200 lira. Bu parayla dört kişiye bakmaya çalışıyorum. Keşke biz de şehit olsaydık da bu kadar sahipsiz kalmasaydık” dedi.

KARŞILIĞI BU OLMAMALI
Manisa’dan ikiz bebekleri ve eşiyle gelen 52 yaşındaki Necati Akbulak’ın 1995 yılında Bingöl’de bir operasyon sırasında bulunduğu askeri araç uçurumdan yuvarlandı. Belden aşağısı felç kalan Akbulak, birinci derece malul raporu aldı. Akbulak, “Maaşımın 15 bin lirası kullandığım medikal ürünlere gidiyor. Kalan 48 bin lirayla hem iki bebeğime hem de eşim ile kendime bakıyorum. Yitip giden hayatın karşılığı bu olmamalı” dedi.

48 yaşındaki Mehmet Yücel ise şu ifadeleri kullandı: “Kurşun adres, rütbe sormuyor. Terk edilmiş hissediyoruz. Verdiğimiz mücadeleyi sorguluyoruz. Haklarımıızı istiyoruz.” 56 yaşındaki Mustafa Ak, 1994’te Şırnak’ta pusu dönüşü mayına bastı ve ayağını kaybetti. Ak, “Aldığım gazi ve emekli maaşının toplamı yoksulluk sınırı etmiyor. Astsubaya emsal maaş bağlanırken biz niye emekli memur statüsünde görülüyoruz?” diye sordu. NEFES’e konuşan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu da “Dünyanın hiçbir yerinde bu görüntüyü göremezsiniz. Bizim ülkemizde şehidimiz, gazimiz sahipsiz. Hepimiz bu vatan için ayaklarımızı, gözlerimizi verdik. Kimse bize ‘burada ne yapıyorsunuz’ demiyor” dedi.