İstanbul'un kalabalığından ve gürültüsünden kaçıp zamanda tatlı bir yolculuğuna çıkmak isteyenlerin ilk adresi şüphesiz Prens Adaları'nın en büyüğü olan Büyükada'dır.
Tarihi köşkleri, begonvillerle süslü sokakları ve büyüleyici deniz manzarasıyla Büyükada, her mevsim ayrı bir yayın keyfi sunar. Eğer hafta sonu ya da günübirlik bir kaçamak planlıyorsanız, adanın ruhunu tam anlamıyla hissetmek için doğru bir rotaya ihtiyacınız var.
İşte adımı adım, keyfini her anında hissedeceğiniz İstanbul'da Büyükada turu...
1. Adım: Vapur Yolculuğu ile Başlayın (Ruhunuzu Dinlendirin)
Büyükada keyfi aslında adaya ayak basmadan, vapurda başlar. Eminönü, Kadıköy, Beşiktaş veya Bostancı iskelelerinden kalkan şehir hatları vapurları ya da motorlar ile keyifli bir deniz yolculuğuna çıkın. Yanınıza mutlaka bir simit alın; vapurun arkasından size eşlik eden martıları beslemek bu ritüelin en önemli parçasıdır. Deniz kokusunu içinize çekerek İstanbul silüetini geride bırakmanın tadını çıkarın.
2. Adım: Saat Kulesi'nde Karşılama ve İlk Durak
Büyükada İskelesi'ne indiğinizde sizi adanın simgesi olan tarihi Saat Kulesi karşılayacak. Burası hem adanın kalbi hem de gezinizin başlangıç noktasıdır. Çevredeki fırınlardan adanın meşhur kurabiyelerini alabilir veya meydandaki kafelerde turun ilk kahvesini içerek rotanızı gözden geçirebilirsiniz.
3. Adım: Doğru Ulaşım Aracını Seçin (Bisiklet mi, Elektrikli Araç mı?)
Büyükada'da motorlu araç trafiği olmadığı için adayı gezmenin en keyifli yolu iki tekerlektir. İskele meydanının hemen arkasındaki sokaklardan günlük veya saatlik bisiklet kiralayabilirsiniz. Eğer "Ben yokuş tırmanmak istemiyorum" derseniz, İstanbulkart ile binebileceğiniz çevre dostu elektrikli adabüsleri veya taksileri tercih ederek adanın ana hatlarını konforlu bir şekilde gezebilirsiniz.
4. Adım: Tarihi Köşklerin Arasında Zaman Yolculuğu
Bisikletinize atlayıp ya da yürüyerek adanın iç kısımlarına doğru ilerlediğinizde, kendinizi bir açık hava müzesinde bulacaksınız. Nizam ve Maden bölgelerindeki sokaklarda sıralanan, Osmanlı döneminden kalma ahşap köşkler, dantel gibi işlenmiş mimarileri ve bahçelerinden taşan begonvilleriyle sizi büyüleyecek. Reşat Nuri Güntekin'in Evi gibi tarihi mekânları da bu esnada fotoğraflamayı unutmayın.
5. Adım: Büyük Tur Rotası ve Dilburnu Tabiat Parkı
Adanın etrafını saran yaklaşık 12 kilometrelik "Büyük Tur" rotasına çıkın. Bu rota üzerinde ilerlerken çam ağaçlarının kokusu deniz esintisiyle birleşir. Yol üstünde harika bir mola noktası olan Dilburnu Tabiat Parkı'nda durabilir, çamların gölgesinde denize karşı soluklanabilir ya da adanın eşsiz koylarında manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.
6. Adım: Aya Yorgi Kilisesi'ne Tırmanış (Zirvedeki Ödül)
Gezinin en heyecanlı ve biraz da zorlu adımı: Aya Yorgi Kilisesi. Birlik Meydanı'na ulaştıktan sonra dik bir yokuşu (Azap Yokuşu) tırmanmanız gerekiyor. İnanışa göre bu yokuşu hiç konuşmadan tırmanmak dileklerin kabul olmasını sağlıyor. Zirveye ulaştığınızda göreceğiniz 1751 yapımı tarihi kilise ve oradan izleyeceğiniz panoramik İstanbul ve adalar manzarası, harcadığınız tüm çabaya fazlasıyla değecek. Zirvedeki Yücetepe Kır Gazinosu'nda buz gibi bir şeyler içmek ise adanın en büyük ödülüdür.
7. Adım: Adanın Meşhur Dondurması ve Balık Keyfi ile Kapanış
Aya Yorgi'den aşağı indikten sonra iskele meydanına geri dönün. Büyükada'ya gelip de rengârenk, kat kat dizilen meşhur ada dondurmasını yemeden dönmek olmaz. Akşamüstü gün batımına doğru ise sahil şeridindeki tarihi balık restoranlarından birine oturun. Denizin hemen kenarında, taze deniz ürünleri ve mezeler eşliğinde günü batırarak 7 adımlık Büyükada turunuzu unutulmaz bir lezzet finaliyle taçlandırın.
Seyahat Notu: Büyükada'nın tadını kalabalıktan uzak, sakin bir şekilde çıkarmak isterseniz gezinizi hafta içi günlerine planlamaya çalışın. Rahat bir yürüyüş ayakkabısı giymeyi ve fotoğraf makinenizin şarjını tam doldurmayı sakın unutmayın!

