ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına ara vermesiyle diplomasi trafiği yeniden hız kazandı. Umman ve Pakistanlı yetkililerin Tahran ile temaslarını sürdürdüğü belirtilirken, Beyaz Saray'ın da İran konusunda yeni bir çözüm arayışında olduğu ifade ediliyor.

Trump'ın açıklamasının ardından temaslar hızlandı
ABD Başkanı Donald Trump'ın, "Bugüne kadar görülmemiş büyüklükte bir saldırı yapılacak" açıklamasının ardından diplomatik görüşmeler yeniden başladı.
Cuma günü Durum Odası'nda gerçekleştirilen toplantılarda, başta Başkan Yardımcısı JD Vance olmak üzere birçok üst düzey yetkilinin, daha kapsamlı bir saldırının çatışmaları daha da büyütebileceği yönünde uyarılarda bulunduğu aktarıldı.
Mühimmat stokları da gündemde
Askeri yetkililer arasında ise giderek azalan mühimmat stoklarına ilişkin endişelerin arttığı belirtiliyor. Bu durumun, Beyaz Saray'ın atacağı adımları etkileyebilecek önemli unsurlardan biri olduğu değerlendiriliyor.
Beyaz Saray'ın önünde üç seçenek bulunuyor
Uzmanlara göre ABD yönetiminin önünde üç temel seçenek yer alıyor. İlk seçenek, İran'a yönelik saldırıları daha da şiddetlendirmek. İkinci seçenek ise İran'a yönelik baskıyı ve Hürmüz çevresindeki ablukayı sürdürmek. Ancak uzmanlar, ablukanın İran üzerindeki etkisinin kısa vadede değil, aylar sonra hissedilebileceğine dikkat çekiyor.

Amerikan kamuoyunda savaş desteği azalıyor
ABD'de kamuoyunun İran savaşına bakışı da giderek olumsuzlaşıyor. Anketlere göre Amerikan halkının yüzde 76'sı İran savaşının beklenenden daha zor ilerlediği görüşünü taşırken, katılımcıların yaklaşık üçte ikisi savaşın sona ermesini istiyor.
Diplomasi seçeneği yeniden gündemde
Üçüncü seçenek ise çöken İran mutabakatının yeniden canlandırılması olarak öne çıkıyor. Ancak İran'ın, Hürmüz üzerinde kontrol sahibi olmadığı sürece anlaşmaya dönmek istemediği belirtiliyor. Böyle bir kontrolün sağlanmasının ise ABD açısından siyasi ve stratejik bir geri adım olarak değerlendirilebileceği ifade ediliyor.
CNN International'a konuşan bazı Cumhuriyetçi senatörler de Başkan Donald Trump'ın artık farklı bir söylem ve yeni bir strateji ortaya koyması gerektiği görüşünü dile getiriyor. Uzmanlar ise gelinen noktada sürecin giderek her iki taraf açısından da kazananı olmayan bir çatışmaya dönüştüğünü vurguluyor.