Ana içeriğe geç

Dünyada takviye edici gıda pazarı 200 milyar doları aştı

Zade Vital, dünya genelinde 20'den fazla ülkeye ihracat yaparak önemli bir ivme kazandı. Üretim altyapısını güçlendiren şirket, Konya ekonomisine büyük katkı sağlıyor.

Dünyada takviye edici gıda pazarı 200 milyar doları aştı
Ensonhaber
16

Zade Vital, stratejik dönüşümle büyümesini hızlandırıyor.

Zade Vital, yatırımlarına hız kesmeden devam ederken üretim altyapısını da büyümesine güç katacak şekilde dönüştürüyor. Bu dönüşümle Türkiye ve Konya ekonomisine katkısını daha güçlü bir şekilde sürdüren şirket, ABD’den Avrupa’ya, Körfez ülkelerinden Uzak Doğu’ya kadar 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

Halil İbrahim Bacacı’nın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Bacacı Yatırım Holding bünyesine 2025 yılında katılan Zade Vital, buradan aldığı güçle sektördeki önemli oyuncular arasındaki yerini korumayı sürdürüyor. Şirket, yatırımlarına hız kesmeden devam ederken üretim altyapısındaki dönüşümle Türkiye ve Konya ekonomisine katkısını daha da artırıyor.

Zade Vital’i 2026 yılında sektördeki ilk 10 oyuncu arasında konumlandırmayı hedeflediklerini söyleyen Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Cansu, “Bu hedef doğrultusunda Zade Vital’in büyüme stratejisini yüksek katma değerli üretim alanlarına odaklayan yeni bir dönüşüm modelini hayata geçirdik. Besin takviyeleri alanındaki üretim kapasitesi ve ürün geliştirme yatırımlarımızı önemli ölçüde artırırken mevcut tesisleri de yeniden yapılandırdık.” diyerek, şu bilgileri paylaştı:

“Bir yıl önce gerçekleştirdiğimiz satın almanın ardından tüm operasyonlarımızı detaylı şekilde analiz ettik. Gıda sektörünün farklı segmentlerinde faaliyet gösteriyor olsak da kaynaklarımızı verimlilik, sürdürülebilir büyüme ve yüksek katma değer yaratacak alanlara yönlendirmek bizim için stratejik bir öncelikti. Takviye edici gıda sektörü hem iç pazarda hem ihracat tarafında güçlü bir büyüme potansiyeli sunuyor. Bu nedenle enerjimizi, yatırım gücümüzü ve üretim kapasitemizi bu alana yoğunlaştırdık. Bu adımların yalnızca şirketimizin büyümesine değil, aynı zamanda ülke ekonomisine ve özellikle Konya’daki sanayi ve istihdam ekosistemine daha güçlü katkı sağlamasına imkân yaratacağına inanıyoruz.”

ÜRETİM GÜCÜNÜ ÇOK DAHA REKABETÇİ BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜRDÜ

Dönüşüm planı kapsamında Zade Yağ’ın modern tesislerindeki altyapı ve uzmanlığını da büyüme ivmesi daha yüksek olan takviye edici gıda alanında değerlendirme kararı aldıklarını aktaran Cansu, şöyle konuştu:

“Takviye edici gıda sektörüne yönelik yeni yatırımlar, Ar-Ge çalışmaları ve yenilikçi ürünlerimizle Zade Vital hızla büyüyor. Bu büyümeye paralel olarak Zade Yağ fabrikasını da yeni yatırımlarla Zade Vital’in gücüne güç katacak ve üretim süreçlerine hizmet edecek şekilde dönüştürüyoruz. Böylece hem Türkiye pazarındaki varlığımızı güçlendirmeyi hem de ihracat operasyonlarımızı büyüterek ülke ekonomisine katkımızı artırmayı hedefliyoruz. İhracat potansiyelimizi artırırken Konya’daki üretim gücümüzü de daha rekabetçi bir yapıya dönüştürüyoruz. Sürdürülebilir büyüme, yüksek katma değer yaratma ve kaynakları daha verimli alanlara yönlendirme amacıyla gerçekleştirdiğimiz bu stratejik yeniden konumlanmayla, yüzde yüz yerli ve milli olan Zade Vital markasını dünya çapında hak ettiği noktaya en kısa sürede ulaştırmayı hedefliyoruz.

Tüm bu çalışmalar sürerken yağ sektöründeki ticari faaliyetlerimizi de dönüştürdüğümüz yeni iş modeliyle sürdürüyoruz. Bu çerçevede Zade Yağ, ham yağ tedariki ve iç-dış pazara yönelik ticari faaliyetleriyle yoluna devam ediyor. Yağ tarafındaki bu yeni modelle daha verimli ve sürdürülebilir bir operasyonel yapı oluşturmayı amaçlıyoruz.”

“GELECEĞİ KORUYAN BİR ÜRETİM MODELİNE ODAKLANIYORUZ”

Üniversitelerle başlatılan Ar-Ge yolculuğunun bugün 100’ü aşkın ürün çeşidine dönüştüğünü söyleyen Cem Cansu, “Bugün geldiğimiz noktada 170’in üzerinde farklı form ve ürün seçeneğine sahip geniş bir portföy oluşturmuş durumdayız. Bu çeşitlilik, farklı ihtiyaçlara yönelik çözüm geliştirme kabiliyetimizin bir göstergesi. Biz bir ürünü sadece şişelemiyor, tohumundan itibaren takip ediyoruz. Bugün Konya’daki tesislerimizde ürettiğimiz katma değerli ürünleri ABD’den Avrupa’ya, Körfez ülkelerinden Uzak Doğu’ya kadar 20’den fazla ülkeye ihraç etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu sayıyı 35 ülkenin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz.” dedi.

ANADOLU’NUN BEREKETİNİ KATMA DEĞERLİ ÜRÜNE DÖNÜŞTÜRÜYOR

Biyoçeşitliliğin Türkiye’nin en büyük gizli gücü olduğunu söyleyen Cansu, “Ülkemiz yaklaşık 12 bin bitki türüne ve 4 bine yakın endemik bitkiye ev sahipliği yapıyor. Bu son derece güçlü bir doğal kaynak anlamına geliyor. Rekabet gücümüz, Anadolu’nun bu bereketini katma değerli ürüne dönüştürme becerimizde yatıyor. Üniversite–sanayi iş birliğinin klinik çalışmalara dönüşmesi, Türkiye’nin gıda takviyesi pazarında küresel bir güç olması için büyük önem taşıyor. Kendi bitkimizin etkisini kendi bilim insanlarımızla kanıtlamalıyız.” dedi.

Sektörün köklü, yerli ve milli oyuncularından biri olarak yatırımlarına devam eden Zade Vital’in, eskiden ithal edilen pek çok ürün grubunu artık GMP standartlarındaki tesislerinde ürettiğini aktaran Cansu, “Asıl gurur verici olan yerli sermayenin gücüdür. Türkiye sadece bir tüketim pazarı değil, bölgenin üretim üssü olma yolunda ilerliyor. Zade Vital hem yüksek teknolojisi hem de kalite algısıyla bu alanda öncü şirketlerden biri konumunda.” dedi.

DÜNYADA TAKVİYE EDİCİ GIDA PAZARI 200 MİLYAR DOLARI AŞTI

Pazarın büyüklüğünün yatırımcılar için cazibe oluşturduğunu aktaran Cansu, “Dünyada takviye edici gıda pazarı 200 milyar doları aştı. Türkiye’de ise bu pazar 2025 itibarıyla yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu da bize şunu gösteriyor: Türkiye pazarı hem mevcut büyüklüğü hem de taşıdığı potansiyel açısından hâlâ erken aşamada ve genç nüfusuyla yatırımcılar için güçlü bir büyüme alanı.” dedi.

Türkiye takviye edici gıda pazarının son yıllarda istikrarlı bir büyüme trendi yakaladığını belirten Cansu, sektörün yıllık yaklaşık yüzde 15 seviyelerinde büyüdüğünü, bazı segmentlerde ise bu oranın daha da yukarı çıkabildiğini aktardı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler