Euronews tarafından görülen bir belgeye göre, Çekya ve Slovakya’nın öncülüğündeki 11 AB ülkesi, Avrupa Komisyonu’na AB’nin metan düzenlemelerindeki temel hükümlerin en az üç yıl ertelenmesi çağrısında bulundu. Ülkeler, düzenlemelerin hemen uygulanmasının jeopolitik istikrarsızlık döneminde Avrupa’nın enerji güvenliğini tehdit edebileceğini savunuyor.
11 ülkenin çağrısı, enerji bakanlarının 26 Haziran’da Lüksemburg’da bir araya gelmeye hazırlandığı ve Avrupa Komisyonu’nun, bloğun metan emisyonları yasasını ihlal eden petrol ve gaz şirketleri için metan kuralları kapsamındaki cezaları üç yıl süreyle askıya almayı değerlendirdiği bir dönemde geldi.
Ancak 11 üye ülke, Komisyon’un üç yıllık "geçiş dönemi" boyunca ceza uygulanmamasına yönelik tavsiye önerisinin yetersiz olduğunu belirtiyor. Ülkeler, teklifin "bağlayıcı olmadığını" ve uzun vadeli tedarik sözleşmeleri müzakere eden ithalatçılar açısından "önemli bir hukuki belirsizliğin" sürdüğünü savunuyor.
Belgede, "Metan emisyonlarını azaltma hedefini tamamen desteklemekle birlikte, AB metan düzenlemeleri kapsamındaki yükümlülüklerin en az üç yıl ertelenmesi dahil olmak üzere dikkatle hedeflenmiş düzenlemelerin gerekli olduğunu düşünüyoruz," ifadeleri yer aldı.
Başlıca fosil yakıt üretimi ve hayvanların sindirim süreçlerinden kaynaklanan metan, oldukça güçlü bir sera gazı.
20 yıllık dönemde metanın küresel ısınma potansiyeli karbondioksitin 80 katından fazla. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre metan, Sanayi Devrimi’nden bu yana küresel sıcaklık artışının yaklaşık yüzde 30’undan sorumlu.
AB üye ülkeleri, Mayıs 2024’te metan düzenlemelerini kabul etmişti. Bu düzenlemeler, en güçlü sera gazlarından birini sınırlandırma çabaları kapsamında enerji sektöründe metan emisyonlarının ölçülmesi, raporlanması ve doğrulanmasına yönelik bloğun ilk çerçevesini oluşturdu. Bu tür veri taleplerinin yerine getirilmemesi ise cezalara yol açıyor.
Jeopolitik ve arz güvenliği
Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bu yana Avrupa, hem iklim eylemini hızlandırmaya hem de enerji ithalatını çeşitlendirmeye çalışıyor.
Metan düzenlemeleri, enerji değer zinciri genelinde emisyonları azaltmak için tasarlandı. Ancak yabancı tedarikçilerden çok hızlı uyum talep edilmesinin mevcut arzı sınırlayabileceği ve maliyetleri artırabileceği yönündeki endişeler büyüyor.
11 hükümet, metan emisyonlarını azaltma taahhütlerini sürdürdüklerini ancak mevcut piyasa koşullarının katı uygulamayı riskli hale getirdiğini belirtiyor. Ülkeler, özellikle Orta Doğu’daki istikrarsızlıkla bağlantılı olarak küresel petrol ve gaz piyasalarında süren aksamalara işaret ediyor. Bu aksaklıkların arzı şimdiden sıkılaştırdığını ve gelecekteki kış talep zirveleri öncesinde belirsizliği artırdığını savunuyorlar.
Belgede, "Bu bağlamda, AB metan düzenlemelerinin çeşitlendirilmiş gaz ve ham petrol kaynaklarına erişimi istemeden kısıtlamaması büyük önem taşıyor," denildi.
Belgede ayrıca, metan yasası kapsamındaki ithalat şartlarının, gelişmiş metan izleme sistemlerine sahip olmayan bazı yabancı tedarikçileri AB’ye satış yapmaktan caydırabileceği uyarısı yer alıyor.
Bu endişeler, ABD’nin ve son dönemde AB’nin önemli sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikçilerinden Katar’ın baskısıyla daha da arttı. Euronews’un gördüğü açık mektuba göre, Katar’ın üretimi İran’daki savaştan ağır şekilde etkilendi. Mektup, Cezayir ve Nijerya dahil diğer büyük enerji ihracatçıları tarafından AB liderlerine gönderildi.
Açık mektupta, "İthalatçılar 2027’de teslim edilmek üzere depolanacak petrol ve doğal gaz alım sürecine şimdiden başladığı için AB’nin metan düzenlemelerinde gerekli değişiklikleri yapmak için dar bir zaman aralığı var. Mevcut durumda düzenlemeye uyum için uygulanabilir bir yol bulunmuyor," deniliyor.
Mektupta, kuralların yürürlüğe gireceği yıl olan 2027’ye atıf yapılıyor.
11 AB başkenti, bu senaryoda AB’nin tedarikçi tabanının LNG ve petrol kargolarını daha az düzenlenen pazarlara yönlendirebileceği ve tüketiciler ile sanayi için enerji fiyatlarını artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Başkentlerin çağrısında, "AB metan düzenlemelerinin koordineli ve zaman sınırlı şekilde ertelenmesi, artan jeopolitik belirsizlik döneminde AB’nin enerji güvenliğini korurken etkili ve uyumlu bir uygulama sağlamak için gereklidir," ifadeleri yer alıyor.
Çağrıda, "Bu yaklaşım, düzenlemenin çevresel bütünlüğünü korur, hukuki ve operasyonel netlik sağlar ve mevcut arz riskleri azalıncaya kadar çeşitlendirilmiş doğal gaz ve ham petrol kaynaklarına istikrarlı erişimi sürdürür," deniliyor.
Çevreciler ve BM daha fazla adım çağrısı yapıyor
Ancak dış baskı tek yönden gelmiyor. Washington’daki Demokrat Parti milletvekilleri, kısa süre önce AB’ye metan düzenlemelerini koruma ve ABD’deki iç standartların yeterli doğruluk ya da yaptırım gücünden yoksun olması halinde ABD’li enerji şirketlerini muaf tutmama çağrısında bulundu.
Sivil toplum kuruluşu İklim Eylem Ağı'nın Avrupa biriminde fosilsiz enerji programı yöneticisi olan Esther Bollendorff, AB üyesi ülkelerden gelen metan düzenlemelerini durdurma çağrılarının, fosil yakıt sektörü ile Trump yönetiminin yasayı geri alma kampanyasını "endişe verici" biçimde yansıttığını söyledi.
Bollendorff, bu çağrıların düzenlemeyi "arz güvenliğine tehdit" olarak çerçevelediğini belirtti.
Bunun yerine Bollendorff, AB’ye "baskıya boyun eğmeme" ve fosil yakıtlara bağımlılığını aşamalı olarak azaltırken metan yasasını tam olarak uygulama çağrısında bulundu.
Euronews’e konuşan Bollendorff, "Gerçekte düzenleme gaz ithalatını yasaklamıyor. Bunun yerine tedarikçiler için aşamalı uyum yolları sunuyor ve düzenlemeye uyumlu küresel gaz arzı, AB’nin ithalat ihtiyacını halihazırda üç kattan fazla aşıyor," dedi.
Bunun aksini savunan önceki çalışmaları reddeden Bollendorff, "Metanın azaltılması, iklimin ötesine geçen ve kamu sağlığının iyileştirilmesinden enerji güvenliğinin güçlendirilmesine kadar uzanan acil faydalar sağlayabilir. AB, harekete geçmek için ihtiyaç duyduğu araçlara sahip," diye ekledi.
Bollendorff, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Londra’daki önemli bir iklim zirvesinde dünya ülkelerine metan emisyonlarına karşı harekete geçme çağrısını da hatırlattı.
Guterres Londra’da yaptığı açıklamada, "Ozon tabakasını incelten kimyasalları ortadan kaldırdık. Sırada metan kirliliği olmalı," dedi.
Guterres, "Üretici ve tüketici hükümetlere, petrol ve gaz sektörü için yeni bir küresel standart belirleme çağrısı yapıyorum: Değer zinciri genelinde sıfıra yakın metan emisyonu," ifadelerini kullandı.