Ana içeriğe geç

EBRD'den Türkiye'ye yatırım: İlk yarıda 1,2 milyar avro

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), 2026'nın ilk altı ayında Türkiye'ye 1,2 milyar avroluk yatırım gerçekleştirdi. EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone, yılın kalan döneminde de güçlü bir proje portföyüne sahip olduklarını belirterek, geçen yılki yatırım seviyelerine yakın bir performans beklediklerini söyledi.

EBRD'den Türkiye'ye yatırım: İlk yarıda 1,2 milyar avro
Dünya Gazetesi
16

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkan Yardımcısı Matteo Patrone, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bankanın geçen yıl Türkiye'de 54 farklı operasyon kapsamında toplam 2,7 milyar avroluk yatırım gerçekleştirdiğini ve bunun rekor seviyeye ulaştığını ifade etti.

2026'ya da güçlü bir proje portföyüyle girdiklerini belirten Patrone, "Yılın ilk yarısında şimdiden 1,2 milyar avro yatırım yapmış olduğumuzu söylemekten memnuniyet duyuyorum. Yılın geri kalanı için de proje havuzumuz oldukça güçlü. Dolayısıyla, bu yıl da geçen yılki yatırım seviyelerine yakın bir noktada olacağımızı düşünüyorum." dedi.

Orta Doğu krizi ve Türkiye'ye destek

Patrone, Orta Doğu'da süren çatışmalar ile küresel belirsizliklerin etkisi altında son derece hareketli bir dönemden geçildiğini belirtti.

EBRD'nin önceliklerinden birinin Ukrayna ekonomisini desteklemek olduğunu vurgulayan Patrone, savaşın başladığı günden bu yana ülkeye sağlanan yatırım tutarının 10 milyar avroyu geçtiğini söyledi.

Orta Doğu'daki gelişmeler nedeniyle kriz müdahale paketini devreye aldıklarını aktaran Patrone, "Bu paket Ürdün, Lübnan, Irak ve Batı Şeria gibi doğrudan etkilenen bölgelerin yanı sıra, dolaylı olarak etkilenen ülkelere de odaklanıyor. Türkiye, Mısır ve Kafkaslar bu bölgelerden. Krizden doğrudan etkilenen birçok ülkede faaliyet gösteriyoruz. Ancak krizden doğrudan etkilenmemesine rağmen dolaylı etkilerini yoğun şekilde hisseden ülkelerde de varlık gösteriyoruz. Türkiye'de, krizle bağlantılı kırılganlıklara maruz kalan şirketlere likidite hatları sağlamaya odaklanıyoruz. Bunun yanı sıra, şu an için problemli olan sermaye piyasaları gibi alternatif finansman kaynaklarıyla finanse edilemeyen yatırım projelerine sahip şirketlere uzun vadeli finansman sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin lojistik avantajına dikkat çekti

Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ile Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki risklerin arttığını dile getiren Patrone, Türkiye'nin yakın coğrafyadan tedarik (nearshoring) açısından önemli bir merkez ve güvenli bir transit güzergah olma özelliğini güçlendirdiğini söyledi.

Türkiye'nin bu alandaki rolünün sadece potansiyelden ibaret olmadığını belirten Patrone, "Ülkede otomotiv sektöründe ve bunun yanı sıra beyaz eşya ile dayanıklı tüketim malları gibi diğer sanayi kollarında çok sayıda endüstriyel ortak girişim bulunuyor. Türkiye, küresel değer zincirlerinde bir yakın coğrafyadan tedarik destinasyonu olarak halihazırda çok önemli bir rol oynuyor. Bu kapsamda, ülkenin lojistik potansiyelini sürdürülebilir bir şekilde artırmayı amaçlayan Tersan Grubu ile yakın zamanda bir işlem imzaladık." dedi.

COP31 hazırlıkları ve 5 milyar avroluk hedef

Patrone, bu yıl Türkiye'de düzenlenecek COP31 kapsamında İstanbul'da kamu kurumları ve özel sektör temsilcileriyle çok sayıda görüşme gerçekleştirdiklerini, konunun öncelikli gündem başlıkları arasında yer aldığını ifade etti.

EBRD'nin sanayide karbonsuzlaşma çalışmalarına önem verdiğini vurgulayan Patrone, "Banka olarak önceliklerimizden biri, emisyon yoğun sektörlere yönelik Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu'nda kaydedilen ilerleme ve gelişmedir. Bu platform kapsamında EBRD, uluslararası kuruluşlar, özel sektör paydaşları ve resmi makamlarla yakın işbirliği içinde, söz konusu sektörlerde enerji verimliliği ve karbonsuzlaştırma projeleri için toplam 5 milyar avroluk yatırımın harekete geçirilmesini hedefliyor. Bu da COP31'de önemli bir rol oynayacak. COP31'in bu girişimi daha da ileriye taşımamız için bizim adımıza çok önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"Dezenflasyon sürecinin temelleri güçlü"

Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri de değerlendiren Patrone, son dönemde yaşanan bölgesel krizlere rağmen ekonominin geçmişe kıyasla daha dirençli bir yapıya kavuştuğunu söyledi.

Ekonomi yönetiminin uyguladığı politikaların makroekonomik istikrarı desteklediğini belirten Patrone, "Bölgedeki son kriz de dahil olmak üzere pek çok dışsal faktörün bulunduğu mevcut dalgalı ortamda Türkiye'nin bir süre öncesine göre çok daha dirençli ve sağlam bir konumda olduğunu düşünüyorum. Bu, tam olarak enflasyon yönetimi konusunda uygulamaya konulan ekonomi politikaları sayesinde oldu. Reel ekonominin bir taraftan, makroekonomik durumun ise diğer taraftan, başka durumlarda olabileceğinden çok daha istikrarlı olmasının nedeni budur. Bu dışsal faktörlerin enflasyon üzerinde baskı yarattığı doğru ve bu da ne yazık ki bu dezenflasyonist trendin hepimizin istediğinden biraz daha uzun süreceği anlamına geliyor ancak dezenflasyonist trendin temellerinin çok güçlü olduğunu ve bu anlamda gidişatın oldukça pozitif bir yönde olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler