Ana içeriğe geç

Bilim açıkladı: Erken kalkmak sizi daha başarılı yapar mı?

Erken kalkmanın başarı ve yüksek performansın anahtarı olduğu düşünülse de araştırmalar bunun herkes için geçerli olmadığını gösteriyor. Uzmanlara göre üretkenliği belirleyen asıl unsur, kişinin biyolojik ritmiyle uyumlu bir yaşam düzeni kurması

Bilim açıkladı: Erken kalkmak sizi daha başarılı yapar mı?
Gazete Oksijen
16

Sabah saat 05.00'te sosyal medya, güne çoktan önde başladığını gösteren paylaşımlarla dolup taşıyor. Soğuk su banyoları, günlük tutma alışkanlıkları ve gün doğumunda yapılan koşular…

Independent'a konuşan verimlilik uzmanları, yüksek performans gösteren insanları diğerlerinden ayıran rutinin bu olduğunu savunuyor. Bu görüş, Apple CEO'su Tim Cook, girişimci Richard Branson ve oyuncu Jennifer Aniston gibi erken kalkan ünlü isimlerle de destekleniyor.

Verilen mesaj oldukça net: Daha erken uyan, daha iyi performans göster.

Ancak bilimsel araştırmalar daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Pek çok kişi için sabah 05.00'te başlayan bir rutin, biyolojik yapılarıyla çelişebiliyor ve hem sağlıklarını hem de üretkenliklerini olumsuz etkileyebiliyor. Bu durum büyük ölçüde bireyin biyolojik ritmine, yani "kronotipine" bağlı.

Kronotipler, insanların günün hangi saatlerinde doğal olarak daha uyanık ya da daha uykulu hissettiklerini ifade ediyor. Genetik faktörler bu yapının oluşumunda önemli rol oynuyor. Araştırmalar, uyku zamanlamasının kısmen genlerle bağlantılı olduğunu ve kronotipin kalıtsal özellik taşıdığını gösteriyor.

Kronotip yaşam boyunca da değişebiliyor. Ergenler genellikle daha geç saatlerde uyuma eğilimindeyken, ileri yaşlardaki bireyler daha erken saatlere yöneliyor. Çoğu insan ise ne tamamen sabah insanı ne de tamamen gece insanı; bu iki uç arasında yer alıyor.

Sabahçı mı, gececi mi?

"Sabah insanı" olarak da bilinen bireyler erken saatlerde uyanıyor ve kısa sürede kendilerini dinç hissediyor. Hafta sonlarında bile alarm kurmadan erken kalkabiliyorlar.

"Gece insanı" olarak tanımlanan kişiler ise günün ilerleyen saatlerinde daha enerjik hissediyor ve en yüksek performanslarını gece saatlerinde gösterebiliyor.

Bunun yanında, bu iki grubun arasında yer alan geniş bir kesim de bulunuyor.

Kronotiplerin günlük yaşama etkisi

Independent'ın haberine göre; araştırmalar kronotipler arasında çeşitli farklılıklar olduğunu ortaya koyuyor.

Sabah insanları genellikle daha iyi akademik sonuçlar elde ediyor. Okul ve üniversite başarılarının daha yüksek olduğu görülüyor. Ayrıca sigara ve alkol kullanımı gibi madde tüketimlerini bildirme olasılıkları daha düşük. Düzenli egzersiz yapma ihtimalleri de daha yüksek.

Gece insanlarında ise ortalama olarak tükenmişlik sendromu daha sık görülüyor. Bu grubun zihinsel ve fiziksel sağlıklarının daha kötü olduğunu bildirme olasılığı da daha yüksek.

Bunun en önemli nedenlerinden biri kronik uyumsuzluk olarak gösteriliyor. Gece insanları, iş ve okul saatleriyle biyolojik ritimleri arasında daha fazla çatışma yaşıyor. Bu durum sürekli uyku eksikliği, yorgunluk ve biriken strese yol açabiliyor.

Araştırmalar ayrıca kronotiplerin siyasi görüşlerden sorumluluk duygusuna, erteleme eğiliminden planlı yaşama alışkanlığına kadar çeşitli davranış kalıplarıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bu da kronotiplerin yalnızca uyku düzenini değil, günlük yaşam davranışlarını da şekillendirdiğini ortaya koyuyor.

Erken kalkmak başarıyı garanti etmiyor

Yaygın bir inanışa göre erken kalkma alışkanlığı edinmek, doğal olarak sabah insanı olan kişilerin elde ettiği avantajları sağlayabilir.

Ancak kronotipler kolay değişmiyor. Çünkü bunlar genetik yapı ve biyolojik saat tarafından belirleniyor.

Gece insanları veya ara kronotipe sahip kişiler için doğal ritimlerinden daha erken uyanmak; zamanla uyku borcuna, dikkat dağınıklığına ve ruh halinde bozulmaya neden olabiliyor.

Araştırmacılara göre asıl önemli nokta şu: Başarıyı yaratan şey erken kalkmak değil.

İnsanlar, günlük programları biyolojik ritimleriyle uyumlu olduğunda en iyi performanslarını gösteriyor. Sabah insanları erken başlangıçlı sistemlerde daha rahat başarılı olurken, gece insanları daha az yetenekli oldukları için değil, en verimli oldukları saatler daha geç olduğu için zorlanabiliyor.

Erken kalkma deneyleri başlangıçta etkili gibi görünebiliyor. Bunun nedeni çoğu zaman kalıcı biyolojik değişim değil, yeni bir alışkanlığın getirdiği motivasyon ve dikkat artışı oluyor. Yeni bir işe başlandığında yaşanan geçici enerji yükselişine benzer şekilde, zamanla biyoloji ile program arasındaki uyumsuzluğu sürdürmek zorlaşabiliyor.

Biyolojik saat ve sosyal saat çatışması

Bir kişinin doğal biyolojik ritmi ile toplumsal programı arasındaki fark "sosyal jetlag" olarak adlandırılıyor.

Bu kavram, günlük yaşamın insanları biyolojik saatlerinden ne kadar uzaklaştırdığını ifade ediyor.

Araştırmalar sosyal jetlagın daha düşük akademik başarı ve daha düşük yaşam kalitesiyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Doğal uyku düzeniyle uyumsuz yaşamanın diyabet, yüksek tansiyon ve obezite gibi hastalıkların görülme riskini artırabileceği de belirtiliyor.

Özellikle gece insanlarında zorunlu erken kalkma alışkanlığı, bu uyumsuzluğu daha da artırabiliyor.

Kariyerde sabah insanlarının avantajı var mı?

Independent'ın haberine göre; bazı çalışmalar, sabah insanlarının kariyerlerinde daha avantajlı olabileceğini ortaya koyuyor.

Bu sonuçlar çoğu zaman sabah rutinlerinin başarı getirdiği şeklinde yorumlansa da araştırmacılara göre daha olası açıklama yapısal nedenler.

Modern toplumlar büyük ölçüde erken saatlere göre organize edilmiş durumda. İş ve okul sistemleri sabah başlayan programlar üzerine kurulu. Biyolojik ritmi bu düzenle uyumlu olan kişiler için performansı sürdürmek daha kolay hale geliyor.

Bu nedenle sabah insanları avantajlı görünse de, bunun nedeni yalnızca erken kalkmaları değil; biyolojik ritimlerinin mevcut sistemle uyumlu olması.

Kronotipinizi nasıl belirleyebilirsiniz?

Kendi kronotipinizi anlamanın en iyi yolu doğal uyku düzeninizi gözlemlemek.

Bunun için iş günlerinde, hafta sonlarında ve tatillerde hangi saatlerde uyuyup uyandığınızı not edebilirsiniz. Özellikle serbest günlerdeki uyku saatleri, doğal ritminizi ortaya çıkarabilir.

Gün içindeki enerji seviyelerinizi ve ruh halinizi takip etmek de hangi saatlerde daha verimli olduğunuzu anlamanıza yardımcı olabilir.

Uykuya dalma süresi de önemli bir gösterge. Eğer 30 dakikadan kısa sürede uyuyabiliyorsanız, yatış saatiniz muhtemelen size uygundur. Bir saatten uzun sürede uykuya dalıyorsanız, daha geç bir kronotipe sahip olabilirsiniz.

Yaz saati uygulaması benzeri saat değişikliklerinden sonra sabah erken kalkmak hâlâ kolay geliyorsa, sabah insanı olmaya daha yakın olabilirsiniz.

Kronotip değiştirilebilir mi?

Kronotipi tamamen değiştirmek kolay değil. Ancak küçük düzenlemeler işe yarayabilir.

Uzmanlar, doğrudan daha erken kalkmaya çalışmak yerine biraz daha erken yatmayı öneriyor. Bu düzenin hafta sonlarında da korunması tavsiye ediliyor. Eğer uykuya dalmakta zorlanmıyorsanız, zaman içinde daha erken bir ritme geçiş mümkün olabilir.

Sabah saatlerinde gün ışığı almak ve akşamları ekran kullanımını azaltmak da daha erken uyumaya yardımcı olabiliyor.

Yine de biyolojinin belirli sınırları bulunuyor. Uzmanlara göre gerçek üretkenlik avantajı daha erken uyanmakta değil; beyin ve bedenin doğal çalışma düzenine uygun bir yaşam rutini oluşturmakta yatıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler