Güneşin ve sıcakların zirveye ulaştığı yaz günlerinde pek çok kişide iştah azalması ve enerji düşüklüğü yaşanırken, serinletici içeceklere olan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Beyza Vural Öten, artan hava sıcaklığına uyum sağlamaya çalışan vücudun ciddi miktarda su ve mineral kaybettiğini belirterek hayati uyarılarda bulundu.
Yaz aylarında vücudun ısı dengesini korumak için normalden çok daha fazla çalıştığını ifade eden Dyt. Beyza Vural Öten, doğru bir diyet planı oluşturarak metabolizmayı "yaz moduna" geçirmenin sağlık açısından kritik olduğunu vurguladı. Öten, sadece tüketilen gıdaların değil, yiyecek ve içeceklerin saatlerinin de büyük önem taşıdığını belirtti.

DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKEN 3 KRİTİK BESLENME ALIŞKANLIĞI
Beslenme saatlerinin sıcak havalarda doğru ayarlanması gerektiğine dikkat çeken Dyt. Beyza Vural Öten, değiştirilmesi gereken temel alışkanlıkları şöyle sıraladı:
12.00-15.00 saatlerine dikkat: Günün en sıcak saatlerinde sindirim sistemini yormamak adına ağır yemeklerden kaçınılmalı, hafif öğünler tercih edilmelidir.
Kafein tüketimini sınırlayın: Soğuk kahve, çay ve enerji içecekleri serinletici gibi görünse de diüretik (su atıcı) etkileri nedeniyle vücudun daha fazla su kaybetmesine yol açar.
Yağlı ve ağır yemeklerden uzak durun: Kırmızı et, kızartma ve büyük porsiyonlu ağır yemekler metabolik ısı üretimini artırarak sıcak günlerde halsizlik ve yorgunluk hissine neden olur.
VÜCUDUN SUSUZ KALMASI EN BÜYÜK TEHLİKE
Terlemeyle birlikte sodyum, potasyum ve magnezyum gibi hayati minerallerin de kaybedildiğini ifade eden Dyt. Beyza Vural Öten, dehidrasyonun ciddi bir alarm olduğunu belirtti:
"Vücuttaki su oranının yalnızca yüzde 1-2 azalması bile metabolizmanın olumsuz etkilenmesine yeter. Geçmeyen baş ağrısı, yorgunluk, baş dönmesi, dikkat bozukluğu ve kas krampları dehidrasyonun başlıca belirtileridir. Bu nedenle sadece su tüketimini artırmak değil, elektrolit dengesini de korumak gerekir."
SU İÇERİĞİ YÜKSEK BESİNLERLE VÜCUDUNUZU DESTEKLEYİN
Günlük su ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’unun besinlerden karşılandığını hatırlatan Öten, su oranı yüksek sebze ve meyvelerin sindirimde daha uzun süre kalarak vücudun ferahlığını koruduğunu söyledi:
Karpuz ve kavun: Yüzde 90-92'si sudan oluşur. Üç üçgen dilim karpuz bir porsiyona denk gelir.
Salatalık ve kabak: Yüzde 95'in üzerinde su içeriğiyle en iyi serinletici sebzelerdendir.
Yoğurt ve ayran: Kalsiyum ve magnezyum içeriğiyle harika birer elektrolit kaynağıdır.
Çilek ve domates: Yüksek su kapasitesi ve antioksidan yapılarıyla sıvı dengesini destekler.
EVDE HAZIRLAYABİLECEĞİNİZ DOĞAL VE SERİNLETİCİ TARİFLERİ
Dyt. Beyza Vural Öten, yaz aylarında hem serinletecek hem de mineral kaybını telafi edecek 3 doğal tarifi paylaştı:
Soğuk ayran aşı: 1 su bardağı haşlanmış buğday, yarım su bardağı nohut, 2 su bardağı süzme yoğurt, taze nane, dereotu, tuz ve suyu karıştırıp buz ekleyerek tüketebilirsiniz.
Şekersiz ev yapımı dondurma: Dondurulmuş 1 adet olgun muz, 1 su bardağı dondurulmuş çilek, 2 yemek kaşığı süzme yoğurt ve 1 tatlı kaşığı balı robotta çekerek sağlıklı bir ara öğün elde edebilirsiniz.
Doğal elektrolit içeceği: 2 bardak su, 1 bardak maden suyu, yarım çay kaşığı kaya tuzu, yarım limonun suyu ve 1 tatlı kaşığı balı karıştırarak gün içine yayarak tüketebilirsiniz.