Ana içeriğe geç

Davutoğlu Atina’dan seslendi: Türkiye olmadan Avrupa küresel güç olamaz

Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, Atina’da düzenlenen The Economist forumunda AB'ye Türkiye ve KKTC üzerinden seslendi. Avrupa’nın küresel bir güç olmak istiyorsa Türkiye’yi dışlayamayacağını belirten Davutoğlu, Kıbrıs’taki Türk varlığının Rusya’nın Ukrayna’daki işgaliyle aynı düzlemde değerlendirilemeyeceğini söyledi. “Türkiyesiz bir Avrupa vizyonu nasıl eksik ve sürdürülemezse, KKTC’yi yok saymak da tarihe, coğrafyaya ve sahadaki gerçeklere gözlerini kapatmaktır” dedi.

Karar
16

Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenen The Economist forumunda Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye politikası ile Kıbrıs meselesine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Konuşmasından bir bölümü sosyal medya hesabından paylaşan Davutoğlu, Avrupa’nın kendi değerleriyle yeniden yüzleşmesi gerektiğini belirterek Türkiye’nin dışlandığı bir Avrupa vizyonunun sürdürülemeyeceğini savundu.

Davutoğlu paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Avrupa, gerçeklerle yüzleşmek ve önce kendine çeki düzen vermek zorundadır. Türkiyesiz bir Avrupa vizyonu nasıl eksik ve sürdürülemezse, KKTC’yi yok saymak da tarihe, coğrafyaya ve sahadaki gerçeklere gözlerini kapatmaktır. Gerçekler inkârla değişmez.”

“TÜRKİYE OLMADAN AB KÜRESEL STRATEJİK GÜÇ OLAMAZ”

Davutoğlu, dünyadaki jeopolitik dengelerin hızla değiştiğini ve ABD ile Avrupa arasındaki stratejik ayrışmanın giderek görünür hâle geldiğini söyledi.

Türkiye’nin hem NATO üyesi hem de Avrupa Birliği’ne aday bir ülke olarak iki yapı arasında köprü konumunda bulunduğunu belirten Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Eğer Avrupa Birliği bir gün stratejik bir aktör olmak istiyorsa, bunu nasıl başaracak? Avrupa Birliği’nin geleceğe yönelik stratejik vizyonu nedir? Türkiye olmadan AB küresel bir stratejik güç olamaz.”

Türkiye’nin Orta Doğu, Orta Asya, Karadeniz, Hazar ve Körfez bölgeleri açısından kritik bir konumda olduğunu söyleyen Davutoğlu, AB ile Türkiye arasında etkili bir istişare mekanizması bulunmamasını eleştirdi.

“TÜRKİYE SADECE ASKERÎ GÜCÜ İÇİN KULLANILAMAZ”

Davutoğlu, Avrupa’nın Türkiye’yi yalnızca güçlü ordusu ve gelişen savunma sanayisi üzerinden değerlendirmesinin yanlış olacağını söyledi.

AB’nin Türkiye’nin askerî kapasitesinden yararlanırken vize serbestisi, ekonomik ilişkiler ve siyasi eşitlik gibi konuları geri plana atamayacağını belirten Davutoğlu, ilişkilerin ancak eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde yürütülebileceğini ifade etti.

“Türkiye yalnızca onurlu ve eşit bir ilişkiyi kabul eder. Mallarımız Avrupa pazarına gidebiliyorsa insanlarımız ve iş insanlarımız da gidebilmelidir. Vize serbestisi bir zorunluluktur.”

GAZZE ÜZERİNDEN AVRUPA’YA ELEŞTİRİ

Avrupa ülkelerinin kendi değerleriyle çeliştiğini savunan Davutoğlu, Gazze’de yaşananlar karşısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetine verilen desteği eleştirdi.

Davutoğlu, “Avrupa ülkeleri Gazze’de soykırım yaşanırken Netanyahu’yu nasıl destekleyebilir?” diye sorarak Avrupa’nın rekabet gücünün yanı sıra kendi değerlerini de kaybettiğini ileri sürdü.

“Avrupa kendini yeniden inşa etmek zorunda. Sahadaki gerçekleri kabul etmezlerse tarih Avrupa Birliği’ni sindirir.”

PANELDE KIBRIS GERİLİMİ

Konuşma sırasında bir panel katılımcısının Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığını Rusya’nın Ukrayna’daki işgaliyle karşılaştırması üzerine Davutoğlu tepki gösterdi.

Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığının “yasa dışı işgal” olarak nitelendirilmesini reddeden Davutoğlu, meselenin tarihsel ve hukuki arka planının göz ardı edilemeyeceğini söyledi.

Davutoğlu, Kıbrıs sorununun bugünkü noktaya gelmesindeki temel kırılmalardan birinin 2004 yılında yapılan Annan Planı referandumu olduğunu hatırlattı.

“SORUMLULUK ANNAN PLANI’NI REDDEDEN RUM TARAFINDA”

Davutoğlu, 2004 referandumunda Kıbrıs Türklerinin Annan Planı’na “evet”, Rum tarafının ise “hayır” dediğini anımsatarak şöyle konuştu:

“Eğer Kıbrıslı Rumlar 2004’teki Annan Planı referandumunu kabul etmiş olsaydı, bugün Kıbrıs Türkiye ve bütün Avrupa ülkeleri tarafından tanınmış olurdu ve böyle bir sorun yaşanmazdı. Bunun sorumluluğu planı reddeden Rum tarafına aittir.”

Rum yönetiminin çözüm sağlanmadan Avrupa Birliği’ne kabul edilmesini de eleştiren Davutoğlu, toprak ve egemenlik ihtilafı süren bir ülkenin üyeliğe alınmasının Avrupa’nın kendi kurallarıyla çeliştiğini savundu.

Davutoğlu, karşılıklı suçlamalar yerine pozitif bir gündem oluşturulması gerektiğini belirterek, “Birbirimizle tartışmak yerine daha olumlu bir gündem üzerinden konuşmak daha doğru olur” dedi.

“KKTC’Yİ YOK SAYMAK SAHADAKİ GERÇEKLERİ İNKÂR ETMEKTİR”

Davutoğlu’nun açıklamalarında, Avrupa’nın Türkiye ile ilişkilerini güvenlik ve savunma ihtiyaçlarına indirgeyemeyeceği, Kıbrıs sorununda da KKTC’nin ve Kıbrıs Türklerinin yok sayılamayacağı mesajı öne çıktı.

Türkiye’nin Avrupa güvenliği ve küresel stratejisi açısından vazgeçilmez bir aktör olduğunu savunan Davutoğlu, KKTC’nin görmezden gelinmesinin tarihsel, coğrafi ve siyasi gerçeklerle bağdaşmadığını ifade etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler